Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

bir takım saçma sorularım olacak. toplam 3 adet. fikirleriniz?

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
üç soru...

1. bu sene neden boğazda kıyı balıkçılığında dişli alamıyoruz. benim şahsi başarılarım geçen senenin onda biri. iyi raporlar oluyor ama sanırım bu sene dişlinin azlığı herkese göre kabul gören bir fikir. bunun sebebi ile ilgili sahilde sohbetler ediliyor. ancak fikirler hep tahminden ibaret. burada fikirleri tartışalım.
"su soğumadı bu sene balık hızlı geçti", "gırgırlar kırdı balığı", "balık hala geçecek" vb. fikirleri döktürün. bakalım genel kanaat aşağı yukarı ne. tecrübeli ağabeyler tahminden ötesi, destekli fikirlerle bir açıklama getirsinler.

2. rapaladan çarpmayı çıkarmak kolay. ben fotoğrafını koyacağım aletle çıkartıyorum. ancak rapalaya çarpma takarken zorlanıyorum. evde mengeneye halkayı sıkıştırıp, halkayı bıçak ucu ile açıp dokuyorum. sahilde ise yine bu aletle takıyorum ama kolay olmuyor. bunun için bir alet var mıdır? cımbızın tersi gibi. iki ince bıçak ucu düşünün, bu halkanın arasına sokulacak ve basınca açacak 1-2 mm kadar.
sizler bu işi nasıl yapıyorsunuz?

3. hazır satılan çaparilerin üzerinde 15X15 filan yazar. bu bedenin ve kösteğin 0.15 kalınlığında olduğunu anlatır. ancak çapariyi detaylı tariflemek istersek bunun için geliştirilmiş bir kodlama düzeni var mıdır?

köstek misinası kalınlığı
köstek misinası markası ve özelliği
köstek misina çekeri
köstek boyu
köstek aralığı
köstek adedi
köstek boyama yapılıp yapılmadığı
beden boyu
beden misina kalınlığı
beden misina marka ve özelliği
başa ve sona fırdöndü mü çift halka mı
iğne cinsi. ( no, çapraz/düz, beyaz/siyah, marka model)
kullanılan sim/tüy
çapari bağlama türü
aksesuarlar

vb. ayırtedici özellikler için bir kodlama var mı?
ben ilk aklıma gelen kodlamayı yaptım , fotoğrafta görülüyor. elbet iyi olmadı, bunu sadeleştirmek lazım.

ben çaparilerimi kestiğim uzun mantarlara sarıyorum, teknede kolay açılıyor. ancak kışın hazırladığım çaparinin özelliklerini yazın hatırlamayacağım için böyle bir kodlama sistemi gerekiyor. misinaya bakarak .20 mi .18 mi olduğunu anlayabilen var mı bilmem ama ben anlayamıyorum küçük farkları.

kendisi için böyle bir kodlama sistemine ihtiyaç duymuş olup da yapan var mı? ya da bu işin bir standardı filan var mı?

sorular birbirinden saçma belki ama, 1-2-3 diye başlık atıp fikirlerinizi söylerseniz memnun olurum. (belki balık yok diye böyle şeyleri kafama takıyorum, aylak bakkal....:) )

teşekkürler ve rastgele...
 

Ekli dosyalar

Balıkoltası

Daimi Üye
Katılım
1 May 2010
Mesajlar
5,682
Tepkime puanı
6,929
Puanları
113
Konum
İstanbul
Kan Grubu
B Rh Pozitif
Bu sene boğazda sarıkanat yok. Cuma günkü avımda 2 tane gerçek sarıkanat geldi. Son 2 ayda o boy sarıkanat ilk kez tuttum. 180 gr. idi tanesi.
Çok seyrek lüfer-kofana ve standart boy çinekop var. 20-22 cm.
Bu iki boyun arası balık yok.
Aşağıdaki ilandaki rapala halkası açıcılardan temin edebilirsin. Ben kullanıyor muyum? Hayır. Eski usul el becerisi ile açmaya devam. Jigging ile uğraşsam edinmek şart tabii. Ama boğazda kullanılan sahte balıkların halkaları aşırı sert değil.
Stainless Steel 6 4" Fishing Pliers Line Scissors Cutter Remove Hook Tackle Tool | eBay
 

agartan

Moderatör
Yönetici
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
28,257
Tepkime puanı
16,023
Puanları
113
Yaş
60
Konum
İstanbul
Adı
Şeref
Birol'un linkini verdiği ürün ve aynı işi gören benzerleri mağazalarda bulunuyor Özgür

 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
2. sorunun yanıtı tamamdır. teşekkürler birol. bir tek ben zorlanacak değildim herhalde.:) ilk ben akıl edip, ilk ben üretip, piyasaya sürebilseymişim iyiymiş...

kullanan var mı? ucundaki sivri bölüm halkanın arasına girip açık tutuyor herhalde. illa bulurum bu ürünü. istanbul'da da vardır bir yerlerde. başka işlere de yarıyor, makas gibi de kullanılıyor.

teşekkürler...

1. soruya gelirsek; ben 9. ayda silivri'de 10-15 sefer çıkarak, bazen tek bazen sıfır çekerek 7 lüfer aldım. sonra arkadaşın teknesi ile 17 tane lüfer aldık rapala ile hemen hepsi harbi lüfer idi. o gün (ki foruma konu olarak açmıştım) dünyayı da kaçırdık tekne yüksek diye. deli gibi atlıyorlardı. rivayet odur ki boğazın marmaraya açılan avrupa kıyısında (isim vermeyeceğim diye de kıçım çatladı) canlı sardalya ile uzun olta tekniği ile lüfer alınıyormuş...
ancak birol sen yeni bir yer buldun herhalde. tanıştığımız yerde, bırak sarıkanatı çinekop bile çok seyrek. ben de her gün gitmiyorum haberlerini alıyorum. perşembe akşamüstü yapmış biraz.
 

Yakamoz

Daimi Üye
Katılım
11 Kas 2010
Mesajlar
868
Tepkime puanı
973
Puanları
93
Konum
İstanbul
Adı
Kenan Ahıska
Birinci sorunuzun bir tane cevabı yok. O kadar çok etken var ki bu konu kitap olacak kadar geniştir.

Sıcaklık, yağmur, rüzgar, diğer balık sürüleri yunuslar saymakla bitmeyen diğer faktörler...

Genel olarak söyleyebileceğimiz ana konu suyun berraklığıdır. Su ne zaman berrak olur? Rüzgar esmediği, akıntının olmadığı, yağmurun olmadığı zamanlar su berraklaşır.

Su berrak olduğunda avcı balıklar; levrek lüfer köpekbalığı orfoz sinarit hiç farketmez, avlarını görmekte ve bulmakta pek zorlanmazlar. Daha doğrusu sürü balıklarının peşinde dağınık vaziyette keyifle avlanırlar.

Hem dağınık, hem de gözleri iyi seçen avcı balık sürülerini bizim koca koca iğneli, taklit olduğu çok açık oyuncak suni yemlerle kandırmak pek de kolay bir iş değildir. Biz kısaca buna balık yok deriz:) Aslında balık vardır ama dağınıktır.

Suyun bulandığı zamanlardaysa avcı balıklar panikler sürüler halinde belli mekanlarda toplanırlar. Yem olan balıklara gün doğmuştur. Kolay saklanırlar. Avcı balıklarsason derece açtır. Aç ve bulanık sudaki bir sürünün ortasına düşen rapalayla da bol bol balık kandırırız. Sonuç balık boldur.;) Öyle deriz.

Aynı durum levrek için de geçerlidir. Levrek avı denizin bulanık dalgalı olduğu zamanlarda yada yağmur sularıyla bulanan dere ağızlarında çok daha kolay yapılır.

Örnekte köpekbalığı demiştim. Geçen gün national geographic belgesel kanalında Amerika'da kumsal kesimlerdeki köpekbalığı saldırılarını inceliyorlardı. Açık berrak sularda yüzen insanlara neredeyse hiç köpekbalığı saldırısı olmazken kumsalda 600 ün üstünde saldırının nedenini araştırıyorlardı. Denek olarak birebir insan kolu maketiyle ton balığını yan yana koydular. Derin suda berrak halde yan yana duran balık maketiyle insan kolu arasında hiçbir köpek balığı insan koluna saldırmadı. Her defasında balığa saldırdılar. Dalgıçlar dibe paletleriyle vurarak suyu bulandırdıklarındaysa köpekbalıkları hem balığa hem de kol maketine saldırdılar.

Kısacası yağmurlar yağmadıkça, derelerden denize akan bulanık sular suyu bulandırmadıkça, rüzgar 12 nin üstünde (3-5) esmedikçe hava soğuyup boğaz akıntısı hızlanmadıkça, küçük periyotlar haricinde ve ince takımlı çok iyi avcı rapalalar dışında balık yapmayacağı aşikardır.

Rüzgar konusu bambaşka bir kitap konusudur. Genel olarak lodos estiğinde boğazda ve kuzey cephelerde balık beklenmemelidir. Bu havalarda güney cephelerde örneğin Tekirdağ'da bol bol levrek ve lüfer raporları görülür.

Ancak sert esen lodosun ardından sert bir poyraz geldimi ve bu poyraz sertçe 5-10 gün estimi boğazda balık raporları ardarda gelir:)

Yani tek neden sıcaklık değildir. Rüzgar ve yağmur durumları dikkatle takip edilmelidir. Ne yazıkki havalar bir süre daha böyle devam edecek görünüyor. Bu durumda bize balıksız günlerde görünüyor:)
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
teşekkürler kenan.

itiraz ederek söylemiyorum. yağmur, rüzgar durumu ile ilgili verdiğin bilgilerden azade olarak, yazdıklarından net anlaşılan bir şey var.

berrak suda sahte ile avcılık olmaz. bu durumda eğer balık yemi bol bulabiliyor ise benzeri mantıkla tekneden uzun olta vb yöntemler (canlı zargana, sardalya, istavrit, ilarya) ya da yaprak zargana vb yöntemler de çalışmaz.

balık canlı balığı kolay buluyor ise tek canlı yemin ardına da denk gelirse şans olur o.

dediğin gibi ise bulanık günleri bekleyeceğiz.

çapari kodlaması ile ilgili düşüncesi olan. deneyimi olan?
 

Yakamoz

Daimi Üye
Katılım
11 Kas 2010
Mesajlar
868
Tepkime puanı
973
Puanları
93
Konum
İstanbul
Adı
Kenan Ahıska
teşekkürler kenan.

itiraz ederek söylemiyorum. yağmur, rüzgar durumu ile ilgili verdiğin bilgilerden azade olarak, yazdıklarından net anlaşılan bir şey var.

berrak suda sahte ile avcılık olmaz. bu durumda eğer balık yemi bol bulabiliyor ise benzeri mantıkla tekneden uzun olta vb yöntemler (canlı zargana, sardalya, istavrit, ilarya) ya da yaprak zargana vb yöntemler de çalışmaz.

balık canlı balığı kolay buluyor ise tek canlı yemin ardına da denk gelirse şans olur o.

dediğin gibi ise bulanık günleri bekleyeceğiz.

çapari kodlaması ile ilgili düşüncesi olan. deneyimi olan?
Sevgili Özgür gerektiğinde itiraz da etmelisin farklı düşündüiün şeyleri de çekinmeden yazmalısın çok da güzel nezaketle yazmışsın. Zira forumların temel amacı zaten budur. Karşılıklı saygı çerçevesinde düşüncelerimizi söyleyerek tartışarak doğruları daha kolay buluruz.

Yukarıda dediğim gibi bu konu aslında kitap olacak kadar geniş farklı etkenleri olan bir konudur. Canlı yem örneğini vermişsin. Benim bu konuda düşüncelerim şu şekilde;

"berrak suda sahte ile avcılık olmaz" ibaresi hem doğrudur hem yanlıştır. yukarıda dediğim gibi "küçük periyotlar haricinde ve ince takımlı çok iyi avcı rapalalar dışında" ayrıntısını özellikle yazdım.

Sahte avcılığını (jig dışında) sert sahteler (rapalalar) ve silikonlar gibi genel iki başlık yaparsak atçek avcıları çok iyi bilir ki, denizin sakin suyun berrak olduğu yaz aylarında özellikle gündüz saatlerinde sert sahtelerin av potansiyeli çok düşüktür. İstisnası wtd aksiyonlu ve poper tarzı su üstü sahtelerdir. Bunların cazibesi çok farklıdır. Farklı dinamikleri vardır.

Silikonlar ise bu tür sakin verrak sularda çok daha kolay balık alırlar. Çünkü hem aksiyonları kendinden ve daha gerçekçidir hem de yumuşak yapıları balığı kolay cezbeder.

Aynı şekilde çapariyle istavrit avında da balığın seyrek olduğu zamanlarda ince takımlarla hatta tekli çaparilerle avcılık da daha bereketli olur.İşte bu nedenle küçük periyotlar haricinde ve ince takımlı çok iyi avcı rapalalar dışında ibaresini özellikle yazmıştım.


Bunun dışında tabiki canlı ve doğal yemlerle avcılık çok farklıdır. Adı üstünde canlı ve doğal. Uzun olta üstadtarı daha iyi bilir ve söyler ki, balığın dağınık olduğu zamanlarda zargananın canlı olması bile yetmez. Canlı zargananın ağırlığınca altın olduğu günlerde livarda yada oltada uzun süre beklemiş pulları soyulmuş ama dirimi diri zarganaları suya iade ederken, teknedeki acemiler reis kafayı yedi galiba diye düşünmeden edemezler.:D Aynı şekilde yemli gece avında saatlik istavritin dolapta beklemiş günlük istavrite göre avcılığının gücünü hepimiz biliriz.

Bazen ki bu sene kartal maltepe açıklarında uzun oltacıları delirten lüfer sürüsü iki haftalık beklemiş zarganalarla kasaları doldurdular. Bunun nedeni akım balğının burada aşağı akmak için beklemesidir. Balık ne zaman aktı rüzgarlar dindiğinde dersek havaların yatıp denizin sakinlediği dönemlerde lodoslarla birlikte balığa veda ettik.

Canlı doğal yemli avlarındaysa doğru iğne tercihleriyle yemi doğru takan üstadların kovalarındaki balık sayılarının acemilere göre daha çok dolu olduğuda gerçektir:)

Burada akın balığı geçiş balığı ibareleri farklı kitap konusudur. Bu sürüleri genelde önündeki balık sürüleri etkiler. Önündeki sürülerde hava rüzgar ve yağmur etkenlerinden fazlasıyla etkilenirler. Çünkü besin zincirindeki en küçük halkalar planktonlar etkiler. Yani dıdısının dıdısı:)

Kısacası sen iyi bir gözlem yaparak hava durumunu takip edersen lodos ve yağmur sonrası sert esen poyrazlarla beraber (takribi poyrazın 2-3 gününden sonra) balığın başlayacağını görebilirsin. (diye düşünüyorum inşallah bir an önce balık bollaşırda sanal olta atmaktan kurtuluruz. Zira dişli avı bir yana saroza gitmek için her hafta hava durumuna umutla baksak ta uygun havayı bulamamaktan daha siftah yapmak nasip olmadı :eek: )