Ben dindar biri değilim ama çıkın bakın bizim esnafın %99 u dindar müslüman geçinir. Yani sözde Allah korkusu vardır.
Sonra da kırmızı bibere kiremit tozu karıştırır, son kullanım tarihi geçen ürünleri yeniden işleyip paketler, zeytin yağına ucuz yağlar karıştırır, balığın solungaçlarını boyar, daha da kötüsü soğutmalı olması gereken tezgahı yaptırır ama asla soğutarak kullanmaz ve balıklar olması gerekenden çok daha sıcak ortamlarda bekletilir, pirinç, mercimek vs bakliyatlara taş atar, baharat-kuruyemiş vs kurutma işlerinde teknolojiden faydalanmaz, yeterince kurutmaz, düzgün ortamda saklamaz ve küfe (aflatoksin) sebep olur, tamircisi sağlam parçayı değiştirmek ister ve kim bilir daha neler neler..
Sevgili devletimiz de kırk yılın başı bir kaç kişiyi yakalayıp teşhir eder ve sorumluluğu üzerinden atar.
Siz siz olun, balıkları tanıyın, taze balık nasıl olur bilin, balığı dokunarak ve koklayarak satın alın.