Horozbina
Daimi Üye
- Katılım
- 18 Ocak 2012
- Mesajlar
- 2,270
- Tepkime puanı
- 3,797
- Puanları
- 113
- Adı
- Bülent
Çarşamba günü berbat şehir İstanbul’dan Tekirdağ’a geldim. Ereğli’de Erkan’a (Hastaruh) uğradım. Bizim deniz avcılığı üzerine konuştuk, bilgi alış verişi yaptık. Tok olmama ve o yemiş olmasına rağmen bana öğle yemeği yedirmek istedi sağ olsun. Bir ara arabada benim malzemeleri ve kutusunu henüz açmadığım Daiwa Jig Casterı gördü, kaç kamış olduğunu sordu. Saymaya başladım, şimdi burada olmayan spin kamışlardan, beastmaster, catana, technium, V system, mp pro bunlar 270 dedim, 240 bushwasher, devam ederken makineler dedi, exage4000, excense3000, twin power4000sw, sustain4000 derken abi bunlar orta halli araba parası dedi. Hem de Saltiga 6000 den haberi yokken. Şimdi bu konuyu okursa arabanın modelini yükseltir. Haklısın şu senin nickini bana ver dedim ben de. Bir işe başladım mı b.kunu çıkarma özelliğimi kaybetmemişim hala.
Evet İstanbul’a gitmişken sanki çok gerekliymiş gibi bir kamış görüp bunu da almıştım.
Daiwa Jig Caster 96m, 290 boyunda 10-60g atarlı.
Bu kamış shore jig serisinin atış ağırlığı nedeniyle spinde de kullanılan bir kamışı. Bizim taraflarda zaman zaman sahilden uzakta yemi yetiştiremediğim mesafelerde bulunan lüfer ve akya için bu kamışı aldım.
Bugünkü poyrazı görünce ve dünkü yağmur nedeniyle ve belki umuduyla, kamışı ilk kez denemek için saat 15 te Tekirdağ’ın batı taraflarında Altınova’ya deniz kenarına gittim. Bu bölge Tekirdağ’dan sonra denize doğru güneye uzandığından poyrazı arkadan veya karşıdan olmayıp yaklaşık 45 derece açıyla alır. Deniz dalgalı ve su bulanıktı, yani levrek için uygun.
Kamış 10-60g geniş bir aralıkta, düşük ağırlıkta performansının düşük olabileceğini sanarak 29 gramlık bir sahteyi savurdum. Düştüğü yeri göremedim.Birkaç deneme sonrası ağırlığı 19 grama kadar indirdim. Erim çapraz rüzgara rağmen mükemmeldi. 12 grama kadar düştüm onlar da atış mesafesi iel şaşırmamı sağladı. Su üstü denedim kol altına alınan uzun sapı nedeniyle 240 kamışlardan daha iyi WTD yapılabiliyor.
Deniz doğal ve insana ait pislik dolu, her atışta sahte temizleme sıkıntı olsa da 2.5 saat denemeyi sürdürdüm ve sonra Daiwanın bu orta altı kalite kamışı böyleyse helikopter pervanesi ve kuyruğu ile aynı malzemeden kılavuzları üretilen kamışları nasıldır merakı başladı bende. Bu merakı yenmem lazım. Çünkü yeni büyük bir harcama olacak. Ancak bu kamıştan sonra elime başka kamış almam her kullanışta aklıma daha üst modeller gelecek. İnsan doyumsuz, ben de galiba insanım. Acaba bu çok amaçlı kullanılabilen kamışa göre Daiwanın daha ucuz Liberti club sea bass, ve sea bass hunter kamışları spin için nasıl bunu düşünmeliyim. Morethan Branzinoyu unut diyorum fakat hiç aklımdan çıkmıyor.
Morethanı unutmamı sağlayacak bugünkü denizin durumu olabilir. Deterjan ve tarımın kullandığı nitrat artıklarıyla beslenmiş her atışta yeme takılan yosunlar, insan kaynaklı naylon parçaları hatta ıslak mendil elyafları. Son atışta sahteye kadın pedi takılınca sahili bırakıp eve döndüm. Evet morethan branzinoya gerek yok bu duruma getirdiğimiz denizlerde.
Evet İstanbul’a gitmişken sanki çok gerekliymiş gibi bir kamış görüp bunu da almıştım.
Daiwa Jig Caster 96m, 290 boyunda 10-60g atarlı.
Bu kamış shore jig serisinin atış ağırlığı nedeniyle spinde de kullanılan bir kamışı. Bizim taraflarda zaman zaman sahilden uzakta yemi yetiştiremediğim mesafelerde bulunan lüfer ve akya için bu kamışı aldım.
Bugünkü poyrazı görünce ve dünkü yağmur nedeniyle ve belki umuduyla, kamışı ilk kez denemek için saat 15 te Tekirdağ’ın batı taraflarında Altınova’ya deniz kenarına gittim. Bu bölge Tekirdağ’dan sonra denize doğru güneye uzandığından poyrazı arkadan veya karşıdan olmayıp yaklaşık 45 derece açıyla alır. Deniz dalgalı ve su bulanıktı, yani levrek için uygun.
Kamış 10-60g geniş bir aralıkta, düşük ağırlıkta performansının düşük olabileceğini sanarak 29 gramlık bir sahteyi savurdum. Düştüğü yeri göremedim.Birkaç deneme sonrası ağırlığı 19 grama kadar indirdim. Erim çapraz rüzgara rağmen mükemmeldi. 12 grama kadar düştüm onlar da atış mesafesi iel şaşırmamı sağladı. Su üstü denedim kol altına alınan uzun sapı nedeniyle 240 kamışlardan daha iyi WTD yapılabiliyor.
Deniz doğal ve insana ait pislik dolu, her atışta sahte temizleme sıkıntı olsa da 2.5 saat denemeyi sürdürdüm ve sonra Daiwanın bu orta altı kalite kamışı böyleyse helikopter pervanesi ve kuyruğu ile aynı malzemeden kılavuzları üretilen kamışları nasıldır merakı başladı bende. Bu merakı yenmem lazım. Çünkü yeni büyük bir harcama olacak. Ancak bu kamıştan sonra elime başka kamış almam her kullanışta aklıma daha üst modeller gelecek. İnsan doyumsuz, ben de galiba insanım. Acaba bu çok amaçlı kullanılabilen kamışa göre Daiwanın daha ucuz Liberti club sea bass, ve sea bass hunter kamışları spin için nasıl bunu düşünmeliyim. Morethan Branzinoyu unut diyorum fakat hiç aklımdan çıkmıyor.
Morethanı unutmamı sağlayacak bugünkü denizin durumu olabilir. Deterjan ve tarımın kullandığı nitrat artıklarıyla beslenmiş her atışta yeme takılan yosunlar, insan kaynaklı naylon parçaları hatta ıslak mendil elyafları. Son atışta sahteye kadın pedi takılınca sahili bırakıp eve döndüm. Evet morethan branzinoya gerek yok bu duruma getirdiğimiz denizlerde.
Moderatör tarafında düzenlendi:
