reelmaster
Daimi Üye
- Katılım
- 22 Şub 2017
- Mesajlar
- 2,062
- Tepkime puanı
- 4,726
- Puanları
- 113
- Yaş
- 57
- Konum
- KOCAELİ
- Adı
- M.AKİF
- Kan Grubu
- B Rh Pozitif
Genellikle makine ve kamış seçiminde çoğunlukla önemini abarttığımız bir terim. Hatta bazen anlamsızca övündüğümüz bir değer. Drag değeri ve öneminden , daha doğrusu önemsizliğinden bahsetmek istiyorum. Çocukluğumdan beri duyduğum bir tabir vardır. Söylerken , söyleyenin sesini kalınlaştırdığı, kendini kasarak, adeta şişirerek söylediği bir yakıştırma; Traktör gibi makine !
Traktör gibi makinelerle büyüdük hep, “Neden traktör” dediğinizde, cevap : Bazen drag değeri, bazense tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen tur devir oranı olurdu. Genellikle verdiğimiz para arttıkça gücü de artardı makinelerin gözümüzde.
Çoğunlukla aynı yanılgıya düştük . Drag değeri arttıkça makine güçlenir veya devir oranı düştükçe güç artar. Ancak zamanla, tecrübeyle ve denedikçe öğrendik gerçeği. Drag değeriyle güç arasında bir bağlantı olmadığını, devir oranıyla güç arasındaki bağlantının ise sadece marka ve model bazında doğru olduğunu yüzlerce makine sonrasında anladık.
Ama hala daha, bu değerlerin merada ne denli gerekli olduğunu, gerçekte neye ihtiyaç duyduğumuzu düşünmeden tercihler yapıyoruz.. LRF makinesi seçerken drag değerine bakanlar, Palamut makinesi seçerken aman 1 mt den fazla sarsın diyenler, sözde 35 kg draglı jig makinesi alıpta 2 kiloluk çuprayı tekneye çekemeyenler, umarım yazının devamında aradıkları cevapları bulabilirler.
En büyük hatamız ihtiyacımız olan drag değerini, torku ve tur başına sarım oranını belirleyen onca faktör varken hepsini göz ardı edip sadece makine üzerinden beklentileri, daha doğrusu hayalleri gerçek yapmaya çalışmak.
Kullandığımız takım aslında bir zincir ve makine bu zinciri oluşturan halkalardan sadece bir tanesi. Oysa tek halkanın gücünün, zincirin gücüne katkısı ancak en zayıf halkanın katkısı kadar değil mi?
Asıl amacımız ise, uygun güçte bir zinciri uyumlu halkalardan oluşturmak. Bu zincirin ilk halkası ve avımızla aramızdaki ilk bağlantı ise iğne. İğnemizin açılma yükünün hedef balığımızın türüne ve fiziksel özelliklerine göre seçilmesi gerekir. Ancak teoride bu değer ipimizin kopma değerinin en az iki katı olmalıdır. Takım üzerinde kullanılan fırdöndü klips vs tüm ara bağlantı ekipmanları için istenen minumum değer de budur. Bu değerin takım kopma değerinden en az iki kat yüksek olması, bu tür ekipmanların esneme ve ani şokları tolere etme yetisinin ip ve kamışa oranla çok daha düşük olmasıdır.
Lider veya FC için uygun değer genelde ip kopma değerinin % 80 i gibi seçilerek takılma vs gibi gereği durumunda en az kayıpla takımı kurtararak ava devam etme yolu tercih edilmelidir . Bununla beraber bazı durumlarda hedef avın fiziksel özellikleri ve mera yapısı gereği ana ipten daha güçlü lider veya FC kullanımı tercih edilebilir. Dişli balıkların avcılığında tel kullanımı veya kurşun arkası surf takımlarda şok kullanımı bunlara örnek olarak verilebilir.
Takımda kullanılan ip kalınlığı ve kopma değeri hedef balık ve mera gereksinimleri doğrultusunda ancak kamış özeliklerine uygun seçilir. Her kamışın halka yapısı ve atar değeri ile kamış karakteri gereği belirli bir PE aralığında kullanıma uygun olduğu unutulmamalıdır. Aynı atar değerindeki farklı yapıda kamışlar çok farklı PE değerinde donanıma ihtiyaç duyabilirler. Örneğin 14-56 atar aralığında Hard Rocker Kijihata kamış için 24-40 lbs 1.5-3 pe uygunken, 14-56 bir ağır spin kamışta 16-24lbs 0.8-1.5 pe uygun olabilir.
Makinemizin drag değeri için öngörülen değer ise ip kopma değerinin 1/3 üdür. Bu değer istisnai durumlarda (kamış kaldırılmadan yapılan veya pompalama gerektirmeyen düşük açılı avcılık) 1/2 oranına kadar yükseltilebilir. Bu oranın korunmasındaki ana faktör Drag değerinin kamış açısına ve yapısına bağlı olarak değişen bir değer olmasıdır. Yani kamışı düz, balığın geliş istikametine doğru tuttuğunuzda direkt makine kafasından balığa yüklediğiniz drag değeri ile, dik açılı bir kamışın ucundan ölçtüğünüz drag değeri çok farklıdır. Yani sadece kamış açısını değiştirerek drag değerini 2 katına kadar arttırabilir, 4,5kg drag seviyesinde 9kg taşıyan ipi rahatlıkla koparabilirsiniz. Tüm bunların ötesinde avdan kırık bir kamışla dönmemek için makine drag değerinizin, kamışınızın dry drag değerinin altında kalması gereklidir.
Hadi bu bilgiler doğrultusunda gelin birkaç örnek takım kuralım : LRF takım için çoğu arkadaşımız maximum 3 kg seviyesinde ip kullanır, LRF için maksimum 4.5kg çeker değerini bile örnek alsak kamışımızın dry drag değeri uygunsa ihtiyacımız olan maximum drag değeri yaklaşık 1.5 kg dır. Buna rağmen çoğumuz 3 kg Drag değeri var diye x makineyi almaktan vazgeçeriz ??? Sonrasında 6 kg Drag değerli XX makinayı alıp istavritte drag açmıyor diye hayıflanırız ???
7-35 spin kamışımız için erimi bahane edip 0.14 ip kullanarak doğru yaparız ama iş makine seçimine gelince 6kg drag değerine bile burun bükeriz. Aslında 0.16 ip ve 20 lbs bandında bile ihtiyacımız olan maksimum drag sadece 3 kg dır !
Ağır spin için 8 kg ve shore jig için 10 kg drag değerlerini beğenmeyiz ama, 10 kg drag değerinde kamış ucuna binen yükün bize 50* kg geldiğini hiç düşünmeyiz ? (kamış sap uzunluğu 50 cm tam boy 300 cm alınmıştır*)
En zor durumda, sadece kamış açısını değiştirerek drag değerini artırabiliriz. Yanlızca işaret ve baş parmaklarımızla makine kafasına dokunmamız bile drag değerini ikiye katlar.
Ben, eğer gerçekten mücadeleye ihtiyacım varsa, drag değeri kadar ip kapasitesinin de önemine inananlardanım. Zira orkinos ve G.T gibi mücadeleci balıklarda bile, balığı çatlatan asıl etmenin drag gücünün yoruculuğu kadar kaslarda biriken laktik asit ve vücut sıcaklığındaki ani artışın yarattığı şok olduğunu düşünüyorum. Yarım asır önce günümüz drag teknolojisiyle kıyaslandığında komik sayılabilecek drag kapasitesindeki çıkrık makinalarla dev orkinosların yakalanabilmiş olmasının başka açıklaması da olamaz zaten !
Resimdeki 1936 model Fin-Nor makine 1936-39 arasında 300 lbs üzerinde 67 orkinos avlamış . En büyük avı ise 901 lbs yani 411 kg. Drag gücü ise 24 lbs yaklaşık 11 kg. Ona bu başarıyı kazandıran devasa ip kapasitesi ve 1/1 devir oranı. İşte size traktör gibi makina. Siz siz olun Drag değerini fazla abartmayın, hatta hiç kafaya takmayın. Tork ve deviri ise aklınızdan çıkartmayın..

Traktör gibi makinelerle büyüdük hep, “Neden traktör” dediğinizde, cevap : Bazen drag değeri, bazense tek başına hiçbir anlam ifade etmeyen tur devir oranı olurdu. Genellikle verdiğimiz para arttıkça gücü de artardı makinelerin gözümüzde.
Çoğunlukla aynı yanılgıya düştük . Drag değeri arttıkça makine güçlenir veya devir oranı düştükçe güç artar. Ancak zamanla, tecrübeyle ve denedikçe öğrendik gerçeği. Drag değeriyle güç arasında bir bağlantı olmadığını, devir oranıyla güç arasındaki bağlantının ise sadece marka ve model bazında doğru olduğunu yüzlerce makine sonrasında anladık.
Ama hala daha, bu değerlerin merada ne denli gerekli olduğunu, gerçekte neye ihtiyaç duyduğumuzu düşünmeden tercihler yapıyoruz.. LRF makinesi seçerken drag değerine bakanlar, Palamut makinesi seçerken aman 1 mt den fazla sarsın diyenler, sözde 35 kg draglı jig makinesi alıpta 2 kiloluk çuprayı tekneye çekemeyenler, umarım yazının devamında aradıkları cevapları bulabilirler.
En büyük hatamız ihtiyacımız olan drag değerini, torku ve tur başına sarım oranını belirleyen onca faktör varken hepsini göz ardı edip sadece makine üzerinden beklentileri, daha doğrusu hayalleri gerçek yapmaya çalışmak.
Kullandığımız takım aslında bir zincir ve makine bu zinciri oluşturan halkalardan sadece bir tanesi. Oysa tek halkanın gücünün, zincirin gücüne katkısı ancak en zayıf halkanın katkısı kadar değil mi?
Asıl amacımız ise, uygun güçte bir zinciri uyumlu halkalardan oluşturmak. Bu zincirin ilk halkası ve avımızla aramızdaki ilk bağlantı ise iğne. İğnemizin açılma yükünün hedef balığımızın türüne ve fiziksel özelliklerine göre seçilmesi gerekir. Ancak teoride bu değer ipimizin kopma değerinin en az iki katı olmalıdır. Takım üzerinde kullanılan fırdöndü klips vs tüm ara bağlantı ekipmanları için istenen minumum değer de budur. Bu değerin takım kopma değerinden en az iki kat yüksek olması, bu tür ekipmanların esneme ve ani şokları tolere etme yetisinin ip ve kamışa oranla çok daha düşük olmasıdır.
Lider veya FC için uygun değer genelde ip kopma değerinin % 80 i gibi seçilerek takılma vs gibi gereği durumunda en az kayıpla takımı kurtararak ava devam etme yolu tercih edilmelidir . Bununla beraber bazı durumlarda hedef avın fiziksel özellikleri ve mera yapısı gereği ana ipten daha güçlü lider veya FC kullanımı tercih edilebilir. Dişli balıkların avcılığında tel kullanımı veya kurşun arkası surf takımlarda şok kullanımı bunlara örnek olarak verilebilir.
Takımda kullanılan ip kalınlığı ve kopma değeri hedef balık ve mera gereksinimleri doğrultusunda ancak kamış özeliklerine uygun seçilir. Her kamışın halka yapısı ve atar değeri ile kamış karakteri gereği belirli bir PE aralığında kullanıma uygun olduğu unutulmamalıdır. Aynı atar değerindeki farklı yapıda kamışlar çok farklı PE değerinde donanıma ihtiyaç duyabilirler. Örneğin 14-56 atar aralığında Hard Rocker Kijihata kamış için 24-40 lbs 1.5-3 pe uygunken, 14-56 bir ağır spin kamışta 16-24lbs 0.8-1.5 pe uygun olabilir.
Makinemizin drag değeri için öngörülen değer ise ip kopma değerinin 1/3 üdür. Bu değer istisnai durumlarda (kamış kaldırılmadan yapılan veya pompalama gerektirmeyen düşük açılı avcılık) 1/2 oranına kadar yükseltilebilir. Bu oranın korunmasındaki ana faktör Drag değerinin kamış açısına ve yapısına bağlı olarak değişen bir değer olmasıdır. Yani kamışı düz, balığın geliş istikametine doğru tuttuğunuzda direkt makine kafasından balığa yüklediğiniz drag değeri ile, dik açılı bir kamışın ucundan ölçtüğünüz drag değeri çok farklıdır. Yani sadece kamış açısını değiştirerek drag değerini 2 katına kadar arttırabilir, 4,5kg drag seviyesinde 9kg taşıyan ipi rahatlıkla koparabilirsiniz. Tüm bunların ötesinde avdan kırık bir kamışla dönmemek için makine drag değerinizin, kamışınızın dry drag değerinin altında kalması gereklidir.
Hadi bu bilgiler doğrultusunda gelin birkaç örnek takım kuralım : LRF takım için çoğu arkadaşımız maximum 3 kg seviyesinde ip kullanır, LRF için maksimum 4.5kg çeker değerini bile örnek alsak kamışımızın dry drag değeri uygunsa ihtiyacımız olan maximum drag değeri yaklaşık 1.5 kg dır. Buna rağmen çoğumuz 3 kg Drag değeri var diye x makineyi almaktan vazgeçeriz ??? Sonrasında 6 kg Drag değerli XX makinayı alıp istavritte drag açmıyor diye hayıflanırız ???
7-35 spin kamışımız için erimi bahane edip 0.14 ip kullanarak doğru yaparız ama iş makine seçimine gelince 6kg drag değerine bile burun bükeriz. Aslında 0.16 ip ve 20 lbs bandında bile ihtiyacımız olan maksimum drag sadece 3 kg dır !
Ağır spin için 8 kg ve shore jig için 10 kg drag değerlerini beğenmeyiz ama, 10 kg drag değerinde kamış ucuna binen yükün bize 50* kg geldiğini hiç düşünmeyiz ? (kamış sap uzunluğu 50 cm tam boy 300 cm alınmıştır*)
En zor durumda, sadece kamış açısını değiştirerek drag değerini artırabiliriz. Yanlızca işaret ve baş parmaklarımızla makine kafasına dokunmamız bile drag değerini ikiye katlar.
Ben, eğer gerçekten mücadeleye ihtiyacım varsa, drag değeri kadar ip kapasitesinin de önemine inananlardanım. Zira orkinos ve G.T gibi mücadeleci balıklarda bile, balığı çatlatan asıl etmenin drag gücünün yoruculuğu kadar kaslarda biriken laktik asit ve vücut sıcaklığındaki ani artışın yarattığı şok olduğunu düşünüyorum. Yarım asır önce günümüz drag teknolojisiyle kıyaslandığında komik sayılabilecek drag kapasitesindeki çıkrık makinalarla dev orkinosların yakalanabilmiş olmasının başka açıklaması da olamaz zaten !
Resimdeki 1936 model Fin-Nor makine 1936-39 arasında 300 lbs üzerinde 67 orkinos avlamış . En büyük avı ise 901 lbs yani 411 kg. Drag gücü ise 24 lbs yaklaşık 11 kg. Ona bu başarıyı kazandıran devasa ip kapasitesi ve 1/1 devir oranı. İşte size traktör gibi makina. Siz siz olun Drag değerini fazla abartmayın, hatta hiç kafaya takmayın. Tork ve deviri ise aklınızdan çıkartmayın..

