bogaz_1905
Aktif Üye
Cumartesi günü ufaklığa değişiklik olsun diye ailece Büyük Ada’ya gittik. Ada dönüşü bizimkiler çocuğu da alarak sahilde biraz gezelim vakit geçirelim dediler. Madem öyle siz gezinirken ben de şurda biraz olta sallıyım dedim. Her daim arabanın arkasında tuttuğum ve spinde de kullanabilecek şekilde biraz modifiye ettiğim teleskopik bir bot kamışım mevcuttur. Onları sahile uğurladıktan sonra hemen arabadan malzemelerimi aldım ve kayalıklara indim. Hava biraz rüzgarlı ve henüz aydınlıktı. Saat itibari ile çok ümitli olmasam da en azından rüzgarda atış konusunda kendimi biraz geliştiririm düşüncesi ile sahtemi atmaya başladım. Henüz üçüncü atışta henüz birkaç tur sarmışken kamışta adrenalin patlaması yaratan o ani gerginlik ve arkasından müthiş bir şapırtı. Sonrasında ağır ama mücadelesiz bir şekilde balığı kıyıya aldığımda bütün iğnelerin üstünde olduğunu gördüm. Kaçma şansı sıfır. Sonrasından bir yarım saat daha takıldım ama vuruş alamadım. Tam hava kararmaya başlamıştı ki ufaklık huysuzlandığından tam balık saatinde dönmek zorunda kaldık. Gerçi hiç balık tutmasam dahi o havayı almak ve biraz olsun kendimi her şeyden uzaklaşmış olarak hissetmek bile beni yeterince
mutlu ediyor.

Pazar sabahı ise boğaza indim. Sabah 06-09 arası 200gr kurşun arkası kaşık ve rapala İle yorucu bir avdan kısmetimize resimdeki dişliler düştü. Kalsam balık devam ediyordu ama bu aralar kas ağrılarım arttığından kendimi daha fazla yormak istemedim. Daha bereketlisi sizlere rastgelsin.

mutlu ediyor.

Pazar sabahı ise boğaza indim. Sabah 06-09 arası 200gr kurşun arkası kaşık ve rapala İle yorucu bir avdan kısmetimize resimdeki dişliler düştü. Kalsam balık devam ediyordu ama bu aralar kas ağrılarım arttığından kendimi daha fazla yormak istemedim. Daha bereketlisi sizlere rastgelsin.

