Israrla hafif atçek takımı

tekneden veya kumluk bölgelerden hafif takımla avlanılabilir,ben genelde marina arkasındaki taşlık bölgeden avlanıyorum 25 -30 metre kadar içerisi taşlık, bölgeyi tanımayanların bol takım kaybettiği yer,kıyıdan başka avlanılacak yer yok gibi,burada 250 gr lık karagözde bile oynamaya kalksanız alma şansınız çok düşük,tasmaladığınız gibi dışarı almak zorundasınız,birde 2 kiloluk balık geldiğini düşünün taşların arasına girmesine fırsat vermemek için boşluk vermeden çekmek içinkaliteli olmayan 2000-3000lik makine dişli sıyırır , bende 10 30 kamış 4000exage var bozulacak diye kullanmıyorum,20 60 kamış aldım raw2 55 makine siparişi verdim,hem kıyıdan turna için hemde denizde kıyıdan at çek için,kırk yıda bir balık denk gelipte kaçırmamak için,dünyanın balığı programında hafif atçekte hiç catana -exage kullanırken denk geldiniz mi,adamlar Stella kullanıyorlar,yanlışta olsa bunlar da benim düşüncelerim
 
Sella yükte hafif fiyatta ağırdır zaten.. 🙂
Stelladan sonra benimde gönlümde 2016 Vanquish C3000XG var.. 6;4 devir 9 kg drag 185 gr ağırlığında 93 cm misina topluyor..
 
bende elimdekileri satip yeni sradic hagene ci4+ 3000 i deneyecegim bakalim
bekliyorum yakinda gelir
nede olsa spin kiyidan baliana cikmz cikan balik cinslerinede yeter
 
Sella yükte hafif fiyatta ağırdır zaten.. 🙂
Stelladan sonra benimde gönlümde 2016 Vanquish C3000XG var.. 6;4 devir 9 kg drag 185 gr ağırlığında 93 cm misina topluyor..

Taha Bey , Stella C3000XG 225.gr ağırlığında çok iyi bir makina ama , gözüme pek bir küçük geldi kerata... 🙂
Bir arkadaşımda da yine sıfır Stella 3000 HG vardı. Onun da gözü C3000 XG' de kaldı.
Böylelikle makinaları takasladık. Stella 3000 HG 265.gr ağırlığında 4000' liklerle aynı gövdeye ve aynı drag gücüne sahip. En önemli artısı da bana göre , misinanın sarıldığı kafa kısmı daha uzun. Ama aynı kapasitede misna alıyor. C3000 XG' nin kafa kısmı biraz daha derin , 3000 HG daha sığ ama uzun. Aynı kamış ve aynı ağırlığa sahip sahtelerde , atış mesafesini etkiliyor mu derseniz ? Evet etkiliyor , ama muazzam mesafeler değil tabi.
Allah utandırmasın , makinadan oldukça memnunum. Samimi olayım hafif bir makinaya çok ihtiyacım olduğumdan değil , tamamen heves üzerine , kendime bahane yaratarak aldığım bir makina.
 
Al işte bende bunu diyorum; adamlar hafiflik deyince hemen makinenin mercedeslerine yöneliyor. Kim istemez ki o dediğiniz makineleri. Stradic Ci4 2500 alacaktım. sadece 180 gr. Elim gitti gitti geldi. Veremedim 600 - 700 TL çoluk çocuğun rızkını makineye. Daiwa Megaforce a devam. 2,5 kg ahtapotu yapıştığı taştan kaldırmış daha ne olsun. Varsın 280 gr ağırlığında olsun 😀
 
Kim ihtiyaçtan alıyor ki çoğu zaman.. Elimde üç tane spin makine vardı ikisini hediye ettim üç tane baitcasting makine vardı ikisini hediye ettim maksat yenilerine yer yapma bahanesi.. 🙂
 
Al işte bende bunu diyorum; adamlar hafiflik deyince hemen makinenin mercedeslerine yöneliyor. Kim istemez ki o dediğiniz makineleri. Stradic Ci4 2500 alacaktım. sadece 180 gr. Elim gitti gitti geldi. Veremedim 600 - 700 TL çoluk çocuğun rızkını makineye. Daiwa Megaforce a devam. 2,5 kg ahtapotu yapıştığı taştan kaldırmış daha ne olsun. Varsın 280 gr ağırlığında olsun 😀

Değerli üstadım , yazı da da aslında açıkça belirttim. "Samimi olayım hafif bir makinaya çok ihtiyacım olduğumdan değil , tamamen heves üzerine , kendime bahane yaratarak aldığım bir makina."
Aslında , benim bu hafif bir makina hevesim yeni değil...! Rarenim makinamı sattığımdan beri devam edebilen bir konu benim için. Yani yaklaşık bir yılı aşkın süredir hafif bir makina hayalim var. Hayalimde hep bir Vanquish 4000XG yatıyordu. Artık hayali de geçti tam saplantı olmuşken , Vanquish fiyatına Stella nasip oldu.

Yoksa üstadım sabaha karşı 04:00' den , gün doğduktan sonra 08:00 e kadar 315 - 340.gr ağırlıkta ki bir makina ile de çalışırken aman aman zorlanmıyorum. Haa... Çektiğim balıklarda belli... 🙂 Catana , Exage 3000 vb. makinalar la bile çekerim o balıkları. Bir de her şeyden önce balık büyük de olsa , ufak da olsa makina nın aman aman bir önemi yok bence. Yeter ki kamışım iyi olsun. Kamışım iyi , sağlam olduktan sonra , balık bindiğinde yüreğimde korku olmaz , benim. Gerisi , tamamen heves.
 
Çok doğru bir noktaya temas etmişsiniz. Ayrıca, çekerken biraz uğraşmak da işe heyecan katıyor...En uç senaryolardan birisi; ayda yılda tesadüfen bir tane 5-6 kiloluk Akya yeme yapışırsa işler değişir. Dikkatli olmazsanız, bu hırçın ve güçlü balık makinenize ciddi zarar verebilir ve kamışı kırabilir. Bir arkadaşımızın başına gelmişti. Bu durumda öncelikle kalamayı biraz açacaksın baktın ki balık yorulmuyor ve misinayı sonuna kadar dayayacak, bu durumda misinayı eline al (eldivenin olsun 🙂). Koparsa misina kopar ve takım zarar görmez. Biz 20-30 kiloluk vatoz tutulduğunda böyle yaparak takımları kurtarıyoruz.
Sanki....sağ açığıma doğru bir taş mı düştü ne?:krnz:
İbrahim bey; herşey iyi hoş da...o balık bir levrek! Ne yalan söyleyeyim pek mücadeleciliğiyle meşhur bir balık türü olarak bilmem ben levreği. Şimdi kimseyi gücendirmeyeyim; evet levrek huylu, seçici, keyifli av veren, avcılığı ustalık gerektiren, tüm bu sebepler sayesinde de hatrısayılır sayıda müptelası olan bir balık türü. Yani "levrekçi" dostlarımız gücenmesinler ama levrekle yine kıyıdan sıkça avı yapılan akya, sarıkuyruk, lüfer ve yazılı orkinos azmanlarını aynı kefeye koymayalım lütfen! Öyle yaparsanız da saydığım diğer türleri kendine hedef belirlemiş benim gibi müptelaları çok gücendirirsiniz!😉

2-5 kg arası kofana, akya, sarıkuyruk ve yazılıların yanında seyrekte olsa 6+ Kg sırtıkaraların, yazılı azmanlarının avına levrek takımıyla giderseniz yüksek karbon oranlı (%90+) güzelim levrek kamışınız eninde sonunda kırılacak, makineniz ilk balıkta olmasa bile birkaç balıktan sonra dişlilerde hırıldama, daha kötüsü dişli sıyırma, rulman dağıtma, geri kaçırmaz rulmanın (anti reverse bearing) sekteye uğraması, eğer makine solucan dişli salınım sistemine (wormshaft oscilation) sahipse sonsuz dişli mekiğinin aşınması ya da kırılması... gibi bir dizi soruna maruz kalacaktır. Belki demiyorum bunlar tecrübeyle sabittir, saydıklarımın biri mutlaka başa gelir! Blok malzemeden tornada işlenmiş ya da soğuk dövme dişlilere sahip, üst segment makineler haliyle biraz daha dayanır ama sonu yine aynı olacaktır.

Levrek avcısı için hafif ve küçücük sahtelerin her bir salınım hareketini hissettirecek, xfast aksiyonlu, narin kamışlar, Avrupa standartı 40 kalibre, japon standartı 2500-4000 kalibre makineler yeterli tabii.

Ama ben gibi saldırgan, hırçın ve oltaya düştüğünde mücadeleci balık türlerinin, dev trofelerin hayaliyle uykuya dalan, sırtıkaraların kendisini kovaladığı kabuslarla uykulardan uyanan oltacılara da taş atmayın lütfen, rica ederim.

Kıyıdan 1-10 kg. arası lüfer-akya-sarıkuyruk-yazılı hedefleyen oltacı muhakkak en az 20-60 atar bir kamışa, ağırlığı 400-500 gr. arası olacak şekilde büyüklüğe sahip bir olta makinesine mecburdur.

Ustamın beni deniz avcılığıyla tanıştırdığı günden bu yana, mera koşullarına göre değişken gündelik at-çek takım düzenim; 12-18 cm. aralığında yüzeyden ya da değişik derinliklerden gelen, ağırlıkları 40 - 85 gr. aralığında değişen sahte balıklardan, 2.40-3.30 m boy 20 - 60 gr. minimum, 170 gr. maksimum atarda çeşitli kamışlar ve -sıkı durun- üzerindeki min. 300 metre iple beraber 650 - 850 gr. arası ağırlığa sahip (Avrupa std. 60+, Shimano std. 8000-18000, Daiwa std. 5000-6500) olta makineleridir. Hedefe göre değerlendirmek lazım...

Saygılar...
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
Bende , kamış boyunun kullanan kişinin boyuna ve , kullanacağı avlağa göre seçilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Mesala , suya girip avlanılıyor sa kesinlikle 2.70 bir kamış uygun olmayacaktır. Diğer bir taraftan kamışın boyunu avlanan kişinin boyuna göre seçmesi belki daha isabetli olur.

Elbette hafiflik esas...! Kesinlikle katılıyorum.
Ama hafifliğin dışında da , tercihi etkileyen faktörler de var.
Benim makinada kişisel kullanım tercihim devirli makinalardır. Hızlı misina toplayan makinaları hep tercih ediyorum.

Mesala Shimano Stradic 5000 FJ makinam var. ( Genelde ; 5000' lik makinaların boyutu ve de ağırlıkları 4000 liklerle aynıdır. Genelde tabi... )
Ben bu makinayı spinde kullanıyorum. Durum hava ve uygun avlak olması dahilinde Shore Jig denemeleri yapıyorum , yeri geliyor tekne arkasında sırtı çekerken kullanıyorum. 50 - 80.mt derinlikten mercan avında bile kullandım. ( Hani orada , daha uygun bir makinam olmadığı için kullanmıştım ama , son derce de beni memnun bırakmıştı.

Şimdi bunların hepsini gerçekleştirebileceğim bir 2500 - 3000 lik bir makine malesef yok. Benim makinada kişisel kullanım tercihim devirli makinalardır. Ortalama bir turda 90 - 100.cm sarabilmesini isterim.

Elbette hafiflik esas...! Kesinlikle katılıyorum , ve ben kendim de makinamı hafifletmek istemekteyim ama... Hani 300.gr altı hatta 200.gr yakın bir makina hiç fena olmazdı. 🙂
Ben spin de , sabah namazı saati ile güneş doğup biraz yükselene kadar anca avlanma şansı bulabiliyorum. Bu süre için de hafif bir takıma ne kadar ihtiyacım var diye de düşünmedim değil.... Bende ki Stradic 5000 FJ 315.gr - 340.gr civarı bir ağırlığa sahip ( rulman eklemeden kaynaklı ) Av süresi uzamadıkça bana aşırı bir sıkıntı yaratmadı. Elbette bazen , av süresi uzadığında hani hiç yormadı demiyorum. Ama ne kadar ihtiyacım var hafifliğe...? Şu da bir gerçek ki... drag gücüne de aman aman bir ihtiyacım olan bir durumla karşılaşmadım. Karşılaştığım ve çekebildiğim balıkların hepsini , bende eminim ki... 3000 lik bir makina ile de çekebilirdim. Bundan kesinlikle eminim.

Ama yukarıda da belirttiğim gibi , benim kişisel tercihim ; hızlı misina toplayan ve de kafa kısmı nispeten biraz uzun bir makina. ( hızlı misina salınımı için )
Drag gücü 6- 7 kg civarında veya üzerinde olması yeterli.

Bu arada konu hafiflikten açılmışken , yeni 2016 Vanquish modelleri çok fena....!

Gönlümdeki Hafif Makina ; 2016 Vanquish 3000HGM

Yorumlarınız için teşekkürler. Av şeklimiz biraz farklı. Biz Fethiye'de kışın saat 16 gibi avlağımıza gideriz. Önce su üstü sahtelerle lüfere bakarız sonra, duruma göre saat Gece 24 ve muhabbet iyiyse 01-02 ye kadar avlandığımız olur. İyi akşamlar...
 
Sanki....sağ açığıma doğru bir taş mı düştü ne?:krnz:
İbrahim bey; herşey iyi hoş da...o balık bir levrek! Ne yalan söyleyeyim pek mücadeleciliğiyle meşhur bir balık türü olarak bilmem ben levreği. Şimdi kimseyi gücendirmeyeyim; evet levrek huylu, seçici, keyifli av veren, avcılığı ustalık gerektiren, tüm bu sebepler sayesinde de hatrısayılır sayıda müptelası olan bir balık türü. Yani "levrekçi" dostlarımız gücenmesinler ama levrekle yine kıyıdan sıkça avı yapılan akya, sarıkuyruk, lüfer ve yazılı orkinos azmanlarını aynı kefeye koymayalım lütfen! Öyle yaparsanız da saydığım diğer türleri kendine hedef belirlemiş benim gibi müptelaları çok gücendirirsiniz!😉

2-5 kg arası kofana, akya, sarıkuyruk ve yazılıların yanında seyrekte olsa 6+ Kg sırtıkaraların, yazılı azmanlarının avına levrek takımıyla giderseniz yüksek karbon oranlı (%90+) güzelim levrek kamışınız eninde sonunda kırılacak, makineniz ilk balıkta olmasa bile birkaç balıktan sonra dişlilerde hırıldama, daha kötüsü dişli sıyırma, rulman dağıtma, geri kaçırmaz rulmanın (anti reverse bearing) sekteye uğraması, eğer makine solucan dişli salınım dişlisine (wormshaft oscilation) sahipse dişli klavuzunun aşınması ya da kırılması... gibi bir dizi soruna maruz kalacaktır. Belki demiyorum bunlar tecrübeyle sabittir, saydıklarımın biri mutlaka başa gelir! Blok malzemeden tornada işlenmiş ya da soğuk dövme dişlilere sahip, üst segment makineler haliyle biraz daha dayanır ama sonu yine aynı olacaktır.

Levrek avcısı için hafif ve küçücük sahtelerin her bir salınım hareketini hissettirecek, xfast aksiyonlu, narin kamışlar, Avrupa standartı 40 kalibre, japon standartı 2500-4000 kalibre makineler yeterli tabii.

Ama ben gibi saldırgan, hırçın ve oltaya düştüğünde mücadeleci balık türlerinin, dev trofelerin hayaliyle uykuya dalan, sırtıkaraların kendisini kovaladığı kabuslarla uykulardan uyanan oltacılara da taş atmayın lütfen, rica ederim.

Kıyıdan 1-10 kg. arası lüfer-akya-sarıkuyruk-yazılı hedefleyen oltacı muhakkak en az 20-60 atar bir kamışa, ağırlığı 400-500 gr. arası olacak şekilde büyüklüğe sahip bir olta makinesine mecburdur.

Ustamın beni deniz avcılığıyla tanıştırdığı günden bu yana, mera koşullarına göre değişken gündelik at-çek takım düzenim; 12-18 cm. aralığında yüzeyden ya da değişik derinliklerden gelen, ağırlıkları 40 - 85 gr. aralığında değişen sahte balıklardan, 2.40-3.30 m boy 20 - 60 gr. minimum, 170 gr. maksimum atarda çeşitli kamışlar ve -sıkı durun- üzerindeki min. 300 metre iple beraber 650 - 850 gr. arası ağırlığa sahip olta makineleridir. Hedefe göre değerlendirmek lazım...

Saygılar...

Çok kıymetli katkınız için teşekkürler.

Fikir ayrılıkları bir zenginliktir. Farklı bakış açılarına sahip kişiler benim için çok değerlidir. Hedeflediğimiz balıklar ve av biçimi farklı. Fakat rekreasyonel balıkçılığın bel kemiği olan atçek disiplini denilince tatlı sularda (trofeler dikkate alınarak) turna ve tatlı su levreği ilk akla gelen balıklardır. Denizlerde de yaygın olarak deniz levreği akla gelir. Ben bu çerçevede değerlendirdiğim için yorumlarım sizden farklı.

Bu arada 5-10 kilo akyaların, 3-4 kilo lağoz (grida) ların nasıl mücadele ettğini de çok iyi bilirim...

Sağlıcakla kalın.
 
Back