hop hop hop yavaş...
ülke bölünmüş zaten bir de burada "mera söyleyenler" ve "mera söylemeyenler" olarak bölünmeyelim.
herkesin düşüncesi kendine, forumun amacı da bunları paylaşmak zaten. aslında yeri bile burası değil de, yerini dolduracak kadar rapor yok. ben bu sabah uyanamadım mesela...
benim değinmeye çalıştığım; "zaten sahillerimizde toplumsal eğitimsizliğimizden ötürü sıkıntılarımız var, söylemememek buna çözüm değildir bence" gibi tek bir cümle aslında.
İlker'in fikrini değiştirmesine sevindim. bu fikrini değiştirmesinden ötürü yarın oraya gittiğinde her zamankinden başka sıkıntılar yaşarsa, yani ben yanılıyorsam, onu da paylaşsın. belki de ben yanılıyorumdur.
o zaman tekrar düşünürüm, daha önemlisi burada "ortak bir akıl" oluşturup çözümler ararız. ancak gözümün çapağını silmeden görmüş olduğum ikili diyaloglar ürküttü beni.
gruplaşmayalım. mera yeri söyleme konusunda da kim usta kim acemi konusunda da.
tavla oynadınız mı hiç?
erkek tavlası... ben bu oyunu konuşmaya başladığımdan beri filan biliyorum.
oyunun bana en zevkli gelen yanı, rakibini tatlı tatlı kızdırmaktır. şans senden yana döner ve sen " sebahü dü böyle mi oynanır" filan gibi cümlelerle daha çok tahrik eder, daha çok hataya zorlarsın.
balıkçılığa yeni başlayanlar için çok şey yazdık ya, tavlaya yeni başlayan olursa, tavla da ADAM'la oynanır. yoksa sinirlenip pulları mulları atar.
bazen bizim sahilde bazı arkadaşlarla bu tavla benzeri güzelliği bile yaşadığım oldu. ben tutuyorum, o tutamıyor, benzer sahteler atıyoruz.
balığı havada sallayıp
"herkes usta olacak diye bir kural yok"
"sen biraz daha at, ben gidip bir çay içip sana yetişirim"
"senin atışlar biraz kısa mı düşüyor ne?" dibi tatlı tatlı takılabildiğim, bana da takılındığı diyaloglar yakalamayı başardım.
ki bu balığın kendisinden bil güzel olabilir yaşamayan arkadaşlar yaşarsa bir gün.
verdiğim örnek çok yabancı ise, bu fenerbahçe ve galatasaray taraflarının beraber maç izlemesi ve küfürsüz birbirini kızdırması, kim kazanırsa kazansın, sarılarak ayrılması gibi...
yine bir arkadaş değinmiş, başkasının balık tutmasına kendi balığından daha çok sevinenler olur diye. hiç yazmaz burada ama Necmi Abi, çok kez demiştir kendi seriye bağlamışken hem de:
"Özgür senin tutmanı kendimden çok istiyorum diye" , yürekten...

Sevgiler, saygılar Necmi Abi...
benzer keyiflerin peşinde insanlar çoğaldıkça, biz çoğalacağız. o zaman diğerleri ya soracak, ya gidecek. zaten acemiyi arka arkaya balık tutamamak kadar soğutan bir şey yoktur. bir gelir, iki gelir, vazgeçer.
köprüden aldığı o makina da balkonda paslanır...
sevgilerle, iyi niyetle...