Yine geldik LRF raporlarının tozlu sayfalarına...
🙂 Mart-nisan gibi istavrit başlar diye dört gözle beklediğimiz balık, aslında bundan 1-1,5 hafta önce kendini birkaç merada gösterdi. Boylar çok güzeldi ama bir türlü balığa gidemedim. Ekibin de son avı 20 Nisan'da idi. Hazır hızlanmışken
@Gorkembjk ’nin "Yarın balık?" mesajı ile yeniden gaza geldik. Avrupa Yakası diye çıktığımız yolda, park probleminden sebep rotayı Anadolu Yakası'nın en bilindik merasına çevirdik.
Meraya erken geldiğimde çapari atanların kovaları silme doldurduğunu gördüm. Artık boy tartışmasına girmiyorum; bana göre o kovalar dolusu balıktan limit üstü 1-2 kg çıkmaz.
@Bedri35 ’nin gelmesi ile atışlara başladık. 2-2, 4-4, 6-4 skorlarla güle oynaya balık alırken
@Gorkembjk de aramıza katıldı. Av esnasında ayak dibimizde çok fazla çaça ve gümüş sürülerinin dans edişini izlerken arada gözüme aynalar takılıyordu. Bir seferinde silikonun arkasından hamle yapışına şahit olunca
@Bedri35 ’ye "Merada dişli var," dedim. Çok geçmeden de bir "zibidi", Bedo'nun oltasında sudan çıktı. Sonra da ait olduğu yere geri döndü onunl Bir söz vardır: "Kuzguna yavrusu şahin görünür." Bundan mıdır nedendir bilinmez; en küçük formundan en büyük formuna kadar lüfer ailesi bize hep asil ve yakışıklı geliyor.
🙂 Geyik, goygoy derken avı tamamladık.
Bu kısımda
@Gorkembjk ’ye bir değinmek istiyorum; belki bugüne özel bir şey olabilir, genelde ekipteki arkadaşların farklı huyları var.
@Bedri35 ava tek silikon ile başlar, eğer 3-5 atışta bir balık alıyorsa değiştirmez. Ben genelde balık alırken farklı silikonları ve yemleri dener, verimlerine bakarım. Fakat bugünün konusu
@Gorkembjk ; 3-4 boş atışta mutlaka farklı formlarda ve renklerde silikonları deneyerek verimliliği artırmaya çalışır. Bu avda da bunun farkını net bir şekilde gösterdi ve iki kişiye tek başına kafa tutarak aynı skoru yakaladı.
🙂