yazılmayanlara, çizilmeyenlere tercüman olmak maksadıyla;
Maalesef 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemiz halen Müsteşarlıkça idare edilmekte ve başlı başına bir sektör olan "BALIKÇILIK" ise Tarım Gıda ve hayvancılık bakanlığı tarafından yönetilmektedir. Hala ismini tam olarak alamamış bir sektör Oysakı 8300 Km ye ulaşan bir deniz şeridine sahip bir ülke..
Bunun sonucu olarak yıllardır dile getirdiğimiz Balık rezervlerinin tükenmesi ve kaynakların tamamen bitme noktasına gelmesi maalesef balıkların kaderi olarak görülmektedir. tarihte bakınız. (Ansiklopedi sayfalarında ; uskumru, kolyoz, orkinos, kılıç ve benzeri balıkları)
Bu durum sadece günümüzün sorunu olmamakla beraber geçmiş dönem iktidarlarınında bu konuya yaklaşımları neticesinde geçmiş dönem Başbakanlarımızdan Sn. Mesut Yılmaz ve sonraki dönemlerinde hız kazanarak büyük bir artışla beraber tarlalar, bağlar, bahçeler satılarak, hatta tamamı kredilendirilerek, ellerde bulunan Ağaçtan takalar, tekneler günümüzde teknoloji üssü tekneler durumuna gelmiştir.
Bu süreçte dikkatle inceleyecek olursak;
- Okyanusya ülkesi olan ABD de orta su ve derin su trolü yapılırken bir tane gırgır kıyılarda görülmemektedir.
- Japonya Kendi ürettiği Elektronik Alet-edavat ve gereçleri hatta ağ sanayi ürünlerini kendi sularında ve ülkesi dahilinde kullandırtmamaktadır.
- Komşumuz Yunanistan Rezervler açısından bizden daha kötü durumda olasına rağmen balık rezervlerine saygısından ötürü kendi sularında kayıt dışı av yaptırtmamaktadır. Durum böyle iken bile O sularda yakalanan balıklar maalesef gayrikanuni yollardan bizim karasal bölgelerimizde satılmaktadır. o zaman şöylemi diyeceğiz. Yunanlı balıkçı balıkçılık yapacak Türkler ise pazarlamasını yazik bizeki ne yazık , balıkçı toplumu olarak durum ivedilikle düzenlenmelidir..
Bunları neden yazdım ; benim konum "Lüfer" Boş muhabbetlerle getirdiğimiz bugün sanki Çok büyük sonuçlar alınmışçasına zafer edasıyla 20 Cm oldu. dıyoruz. "Vay be ne büyük iş" 20 Cm olmuş üzülmek gerek bence ,
18 Ağustos Salı günü metro market şubeleri genelnde 20 Cm altı lüfer satılmayacak diyor. 26 Ağustos da çıkan düzenlemeyle 2/1 ve2/2 de lüfer boy ölçüsü 20 cm olarak ortaya çıkıyor Keşke sevgli yönetici 25 cm deseydi ki 30 dese ne çıkar hala bu konuya neyle nasıl yaklaşıyoruz. Biz cm lerle uğraşırken 1 Eylülde harıl harıl hummalı bir çalışma almış başını gidiyor.
Zafer kazanmadık, kazanamayız. her zaman mağlup generaller olmak zorunda bizim Lüfercikler..
STK lar hala olayın neresinde acaba? Seninki kaç cm.şu bu derken hala kendimizi kandırmaya devam edıyoruz. ve kendimizi 4 cm 5 cm lerle kandırıyoruz.
Çözüm önerisimi evet var kimse burda ekmek kavgası ,ekmeğine el sürdürme gibi edebi düşüncelere girmesin emekçiyi ve emekçiliği iyi bilirim.
Yıllardır bağırdığım, Anlatmaya çalıştığım Rezervler adına yapılması gereken herkesin bildiği gibi MARMARADA BALIĞI KIRMAMAKTIR.
Olması gereken "Rumeli Feneri ile Anadolu fenerini düz çizgi ile kesen bölge ile Adalar bölgesinin 3 mil dışına kadar olan bölgede gırgırların çalışması yasaktır. gibi bir cümle ile gelecek 10 YIL rezervler kurtulacaktır.
Alternatif çözümün dahada ötesi gelecek 50 yıl rezerv garantisi "MARMARA DENİZİNDE GIRGIR TEKNELERİ VE TROL TEKNELERİNİN ÇALIŞMASI YASAKTIR"
Devam edersek bu kadar süreçte dahamı hızlı hareket etmek lazım. filoda kaç balıkçı teknemiz var 8300 adetmidir? kaç personeli var x tane kayıtlarımızda mevcuttur zorunlu ssk mevcuttur ki kesin yapılıyordur muhakak inanıyoruz. asgari ücretin neti 599,21 TL * kişi = devletimiz büyüktür. rahat rahat karşılanabilir durumda bir rakam olarak karşımıza çıkacaktır. tamam bir gırgırın cirosu nedir. sezon başı- sezon sonu = varsa kredi maliyetlerinide düşelim. 1 yıl komple finansmanı bizde takım salmıyorsunuz. 1 yıl sonunda denizlerden balık fışkıracağına emin olabilirsiniz. meralarda orkinosundan toriğine lüferden kalkanına dolacaktır.
Sayın bakanım '' Eker, yeni düzenlemeyle, lüferin üremelerinin devamlılığının sağlanmasına fırsat verilmesi yanında, çinekop olarak adlandırılan küçük boydaki balıkların avlanmasının engelleneceğini ve bu balıkların biraz daha büyüyüp ekonomik boya geldiklerinde avlanmasının balık varlığının daha iyi değerlendirilmesini sağlayacağını ifade etti diye bir metin okuduk gazete köşelerinden" Bakanım siz Tarım ekonomisi dalında master yaptınız ama bu balık şöyle sıralama gösteriyor.
1- Defne yaprağı
2- Çinekop
3- Sarıkanat
4- Lüfer
5- Kofana
6- Sırtıkara olarak ufaktan büyüğe doğru devam eder gider .
1 defne yaprağını tutmakta 1 sarıkanat tutmak arasındaki fark tamamen farksızdır;
Konuya dahada derin ağ ve boylarından yürüyecek olursak 200 metre derinlik ve 3-4 futbol sahası kapatan donanımlarla çalışırsanız bir resinin yine bir gazete köşesinde dediği gibi ÖTV siz mazotu bugün yükledim Litresi 2,20 TL den 20 ton= 44 Bin TL eder. Peki yukarıdaki alan kaplayan bir sürü denk gelirse o bomlar 20 ton basmıyormu yukarıya
rahat basar fazlası vardır eee sorun nedir. kar zararın her zaman kardeşidir. ne zaman dedikki yarısı bunun fazla gelir diye demedik. üstüste molalarmı edilmedi. o yüzden tabiki olacak tarım işçileri ne yapsın onlar ÖTV siz mazot bile kullanamıyorlar.
Mola dendi. balık çevrildi. tamam güzel. reisimiz kural kaide bilen kurallara harfiyen uyan bir balıkçımız. içeride boy limitlerine uyan lüfer. torik karışık bir avcılık var balıkta kuvvetli. yanındada 1 ton çinekop bu durumda ne yapacak reisimiz. açın ağı çıksınlar diyecek. dimi bunu bekliyorsunuz. evet açılır o ağ ve çinekoplar denize geri iade edilir kesin. başka bir metod var ise siz söyleyiniz. o tor yukarı alındımı olay zaten bitmiş ve ölenler zaten ölmüş olacaktır. ki. zaten daha balık çevrildiğinde ufak balıklar preslenerek ölüyor. Nasılına gelince;
Çevrilen balık arkasından istinga basılınca ağ gözlerinizin boyunun fazla önemi kalmıyor. çok basit örnekle deneyiniz. elinize bir tül alınız. tülün altını büzünüz.yukardanda hafif hafif çekiniz. şöyle bir tablo gelecktir önünüze. kare olan delikler yani ağ gözleri baklava deseni haline gelecektir.yani o gözler artık kapandı çıkış yok. o yüzden göz boyununda fazla bir önemi yok daha biz ağı basarken kapandı gitti bile aralıkları.. hangi balık çıkacak içinden ? hiçbirisi...
(BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü
istinga halatı anlamı İng. steel rope
Gırgır ağlarında ağın altının kapatılmasına yarayan ve mapaların içinden geçen 14-16 mm kalınlıkta olan çelik tel.)
Birlik toplantılarından reislerin 18 cm olsun diye bağırmaları dinlenirken 25 cm olacak demeyenlere, 20 cm oldu tamam balık kurtuldu diyerek kontrolunu nasıl sağlayacağız sorusunu sormayan STK lara. balık girişi yapılacak hal müdür ve sorumlularına, hale mal sokmadan direkt olarak satış yapanlara, kasalarca Çinekopu koru önlerinde satış yapılırken çalışmayan tekne gözetleme kulelerine, kasa kasa sokaklarda gel al diye bağıranlara, fazlasını hayvan yemi olarak gönderenlere, kendi frigo kamyonlarıyla nakliye yapanlara.....
Sn. Başbakanım bu işi ancak sizler çözersiniz.
Olay tamamen yoldan çıkmış ve Üniversitelerimizin Bilimsel Araştırma yapan kurumların dedikleri gerçek olmasın 2050 yılı balık rezervlerinin sonu olacaksa ki o güne fazlaca bir şey kalmamıştır. sadece 39 yıl...
Hiç olmazsa Balıkçılık Bakanlığı yada bir Balıkçılık Müsteşarlığı altında toplanarak birşeyler yapamazsak gelecek nesillere bırakacak rezervlerimiz kalmayacaktır.
ALİCO
Bu yazı sevgili forumumda olmak üzere(Balıkavı.net-balıksevdam.com ortak açılmış bir konudur.)
1 Nüshası Cumhurbaşkanımıza
1 Nüshası Başbakanımıza
1 Nüshasıda Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanımıza gönderilmiştir.
Maalesef 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemiz halen Müsteşarlıkça idare edilmekte ve başlı başına bir sektör olan "BALIKÇILIK" ise Tarım Gıda ve hayvancılık bakanlığı tarafından yönetilmektedir. Hala ismini tam olarak alamamış bir sektör Oysakı 8300 Km ye ulaşan bir deniz şeridine sahip bir ülke..
Bunun sonucu olarak yıllardır dile getirdiğimiz Balık rezervlerinin tükenmesi ve kaynakların tamamen bitme noktasına gelmesi maalesef balıkların kaderi olarak görülmektedir. tarihte bakınız. (Ansiklopedi sayfalarında ; uskumru, kolyoz, orkinos, kılıç ve benzeri balıkları)
Bu durum sadece günümüzün sorunu olmamakla beraber geçmiş dönem iktidarlarınında bu konuya yaklaşımları neticesinde geçmiş dönem Başbakanlarımızdan Sn. Mesut Yılmaz ve sonraki dönemlerinde hız kazanarak büyük bir artışla beraber tarlalar, bağlar, bahçeler satılarak, hatta tamamı kredilendirilerek, ellerde bulunan Ağaçtan takalar, tekneler günümüzde teknoloji üssü tekneler durumuna gelmiştir.
Bu süreçte dikkatle inceleyecek olursak;
- Okyanusya ülkesi olan ABD de orta su ve derin su trolü yapılırken bir tane gırgır kıyılarda görülmemektedir.
- Japonya Kendi ürettiği Elektronik Alet-edavat ve gereçleri hatta ağ sanayi ürünlerini kendi sularında ve ülkesi dahilinde kullandırtmamaktadır.
- Komşumuz Yunanistan Rezervler açısından bizden daha kötü durumda olasına rağmen balık rezervlerine saygısından ötürü kendi sularında kayıt dışı av yaptırtmamaktadır. Durum böyle iken bile O sularda yakalanan balıklar maalesef gayrikanuni yollardan bizim karasal bölgelerimizde satılmaktadır. o zaman şöylemi diyeceğiz. Yunanlı balıkçı balıkçılık yapacak Türkler ise pazarlamasını yazik bizeki ne yazık , balıkçı toplumu olarak durum ivedilikle düzenlenmelidir..
Bunları neden yazdım ; benim konum "Lüfer" Boş muhabbetlerle getirdiğimiz bugün sanki Çok büyük sonuçlar alınmışçasına zafer edasıyla 20 Cm oldu. dıyoruz. "Vay be ne büyük iş" 20 Cm olmuş üzülmek gerek bence ,
18 Ağustos Salı günü metro market şubeleri genelnde 20 Cm altı lüfer satılmayacak diyor. 26 Ağustos da çıkan düzenlemeyle 2/1 ve2/2 de lüfer boy ölçüsü 20 cm olarak ortaya çıkıyor Keşke sevgli yönetici 25 cm deseydi ki 30 dese ne çıkar hala bu konuya neyle nasıl yaklaşıyoruz. Biz cm lerle uğraşırken 1 Eylülde harıl harıl hummalı bir çalışma almış başını gidiyor.
Zafer kazanmadık, kazanamayız. her zaman mağlup generaller olmak zorunda bizim Lüfercikler..
STK lar hala olayın neresinde acaba? Seninki kaç cm.şu bu derken hala kendimizi kandırmaya devam edıyoruz. ve kendimizi 4 cm 5 cm lerle kandırıyoruz.
Çözüm önerisimi evet var kimse burda ekmek kavgası ,ekmeğine el sürdürme gibi edebi düşüncelere girmesin emekçiyi ve emekçiliği iyi bilirim.
Yıllardır bağırdığım, Anlatmaya çalıştığım Rezervler adına yapılması gereken herkesin bildiği gibi MARMARADA BALIĞI KIRMAMAKTIR.
Olması gereken "Rumeli Feneri ile Anadolu fenerini düz çizgi ile kesen bölge ile Adalar bölgesinin 3 mil dışına kadar olan bölgede gırgırların çalışması yasaktır. gibi bir cümle ile gelecek 10 YIL rezervler kurtulacaktır.
Alternatif çözümün dahada ötesi gelecek 50 yıl rezerv garantisi "MARMARA DENİZİNDE GIRGIR TEKNELERİ VE TROL TEKNELERİNİN ÇALIŞMASI YASAKTIR"
Devam edersek bu kadar süreçte dahamı hızlı hareket etmek lazım. filoda kaç balıkçı teknemiz var 8300 adetmidir? kaç personeli var x tane kayıtlarımızda mevcuttur zorunlu ssk mevcuttur ki kesin yapılıyordur muhakak inanıyoruz. asgari ücretin neti 599,21 TL * kişi = devletimiz büyüktür. rahat rahat karşılanabilir durumda bir rakam olarak karşımıza çıkacaktır. tamam bir gırgırın cirosu nedir. sezon başı- sezon sonu = varsa kredi maliyetlerinide düşelim. 1 yıl komple finansmanı bizde takım salmıyorsunuz. 1 yıl sonunda denizlerden balık fışkıracağına emin olabilirsiniz. meralarda orkinosundan toriğine lüferden kalkanına dolacaktır.
Sayın bakanım '' Eker, yeni düzenlemeyle, lüferin üremelerinin devamlılığının sağlanmasına fırsat verilmesi yanında, çinekop olarak adlandırılan küçük boydaki balıkların avlanmasının engelleneceğini ve bu balıkların biraz daha büyüyüp ekonomik boya geldiklerinde avlanmasının balık varlığının daha iyi değerlendirilmesini sağlayacağını ifade etti diye bir metin okuduk gazete köşelerinden" Bakanım siz Tarım ekonomisi dalında master yaptınız ama bu balık şöyle sıralama gösteriyor.
1- Defne yaprağı
2- Çinekop
3- Sarıkanat
4- Lüfer
5- Kofana
6- Sırtıkara olarak ufaktan büyüğe doğru devam eder gider .
1 defne yaprağını tutmakta 1 sarıkanat tutmak arasındaki fark tamamen farksızdır;
Konuya dahada derin ağ ve boylarından yürüyecek olursak 200 metre derinlik ve 3-4 futbol sahası kapatan donanımlarla çalışırsanız bir resinin yine bir gazete köşesinde dediği gibi ÖTV siz mazotu bugün yükledim Litresi 2,20 TL den 20 ton= 44 Bin TL eder. Peki yukarıdaki alan kaplayan bir sürü denk gelirse o bomlar 20 ton basmıyormu yukarıya
rahat basar fazlası vardır eee sorun nedir. kar zararın her zaman kardeşidir. ne zaman dedikki yarısı bunun fazla gelir diye demedik. üstüste molalarmı edilmedi. o yüzden tabiki olacak tarım işçileri ne yapsın onlar ÖTV siz mazot bile kullanamıyorlar.
Mola dendi. balık çevrildi. tamam güzel. reisimiz kural kaide bilen kurallara harfiyen uyan bir balıkçımız. içeride boy limitlerine uyan lüfer. torik karışık bir avcılık var balıkta kuvvetli. yanındada 1 ton çinekop bu durumda ne yapacak reisimiz. açın ağı çıksınlar diyecek. dimi bunu bekliyorsunuz. evet açılır o ağ ve çinekoplar denize geri iade edilir kesin. başka bir metod var ise siz söyleyiniz. o tor yukarı alındımı olay zaten bitmiş ve ölenler zaten ölmüş olacaktır. ki. zaten daha balık çevrildiğinde ufak balıklar preslenerek ölüyor. Nasılına gelince;
Çevrilen balık arkasından istinga basılınca ağ gözlerinizin boyunun fazla önemi kalmıyor. çok basit örnekle deneyiniz. elinize bir tül alınız. tülün altını büzünüz.yukardanda hafif hafif çekiniz. şöyle bir tablo gelecktir önünüze. kare olan delikler yani ağ gözleri baklava deseni haline gelecektir.yani o gözler artık kapandı çıkış yok. o yüzden göz boyununda fazla bir önemi yok daha biz ağı basarken kapandı gitti bile aralıkları.. hangi balık çıkacak içinden ? hiçbirisi...
(BSTS / Su Ürünleri Terimleri Sözlüğü
istinga halatı anlamı İng. steel rope
Gırgır ağlarında ağın altının kapatılmasına yarayan ve mapaların içinden geçen 14-16 mm kalınlıkta olan çelik tel.)
Birlik toplantılarından reislerin 18 cm olsun diye bağırmaları dinlenirken 25 cm olacak demeyenlere, 20 cm oldu tamam balık kurtuldu diyerek kontrolunu nasıl sağlayacağız sorusunu sormayan STK lara. balık girişi yapılacak hal müdür ve sorumlularına, hale mal sokmadan direkt olarak satış yapanlara, kasalarca Çinekopu koru önlerinde satış yapılırken çalışmayan tekne gözetleme kulelerine, kasa kasa sokaklarda gel al diye bağıranlara, fazlasını hayvan yemi olarak gönderenlere, kendi frigo kamyonlarıyla nakliye yapanlara.....
Sn. Başbakanım bu işi ancak sizler çözersiniz.
Olay tamamen yoldan çıkmış ve Üniversitelerimizin Bilimsel Araştırma yapan kurumların dedikleri gerçek olmasın 2050 yılı balık rezervlerinin sonu olacaksa ki o güne fazlaca bir şey kalmamıştır. sadece 39 yıl...
Hiç olmazsa Balıkçılık Bakanlığı yada bir Balıkçılık Müsteşarlığı altında toplanarak birşeyler yapamazsak gelecek nesillere bırakacak rezervlerimiz kalmayacaktır.
ALİCO
Bu yazı sevgili forumumda olmak üzere(Balıkavı.net-balıksevdam.com ortak açılmış bir konudur.)
1 Nüshası Cumhurbaşkanımıza
1 Nüshası Başbakanımıza
1 Nüshasıda Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanımıza gönderilmiştir.
Moderatör tarafında düzenlendi:
