Sarı kağıt ( AV TESKERESİ )

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Anonim
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Birbirimizi anlamadan konuşmak; bu kadar olur. Elinizde var olması veya neden aldığınız,
mazereti konunun açılış yazısında sorulan sorunun cevabı değildir. Altını ıslatan bir çocuğun sabah uyandığında annesine biraz mahçup ve masum sıraladığı sözlerden öteye geçmez, kamufle sözler ile bu iş zaten bir yere varmaz. Birinci kural önce karşımızdaki insanı anlamalıyız değil mi ? her ne kadar saçma bir idia ortaya atmış olsada, anlamalıyız öyle değil mi ?. Kanun koyucunun siz kadar kafa yormadan çala kalem ele aldığı bir kanunun bize yansımasını tartışıyorsunuz değilmi, ticari balıkçılık ruhsatı almış bir teknede amatör oltacı alınamaz. turistik amaçlı gezi teknelerinde istediğinizi yapabilirsiniz (hatta flörtünüzü bile bindirebilirsiniz.) Bunu aşmanın yolu sarı belge sahibi olmaktan geçiyorsa alalım o zaman, Sayın Haydi balığa nikli üyenin itirazı burada işte balık yakalamak için her yolu mübah sayanlarla aranızda soğan zarı kadar fark kaldı bilesiniz. Yarın balık yakalayabilmenin tek yolu dinamit atmak olsa, dinamit satın alma ruhsatı'da edinirmisiniz. Onu'da denermisiniz. İstediğiniz kadar amatör kalıyorum, ben amtörüm, amatörüm ben diye kendinizi yırtın cebinizdeki belge sizin aksinizi söyledikce altınızı ıslattığınızın resmidir.
anneniz sizi her seferinde hoş karşılasada sonucu değiştirmez. Sarı belge sahibi olan amatörlere hiç kızmıyorum yanlış anlaşılmasın yeri geldi söyledim, onlara bir annenin şefkati ile yaklaşıyorum nasıl olsa bir gün büyüyecek ve fizyolojik açıdan sorun ortadan kalkacaktır.
Benim vaktim çok.
Ya sizin...

Arkadaşım peki şöyle diyeyim o zaman benim 4 metrelik fiber tekneyle balık yakalamak için cıktığım zaman kimse bir sey demiyor..
Ama fiber teknem yok ve tekne kiralayıp balık tutmak istiyorum,büyük teknelere gücümüz yetmiyor veya 2-3 arkadaş bir balıkçı sandalı kiralayıp çıktığımız zaman bu suçmu oluyor yoksa ticari balıkçılık mı yapmış oluyoruz.
Esasında bizim konumuz bumu olmalı yoksa bu tekneyle ve belgeyle avlansakta sirkülere uymamızmı?,
Sizi bilmem ama ben bu belgeye sahibim ve bundan bir suçluluk duymuyorum,çünkü avlanmaya cıktığım zaman sirkülerin neler yazdığını gayet iyi biliyorum.
Umarım herkes biliyordur.🙄😉
 
Birol bey Memleketin tüm evlatları çok değerli varlıklardır. Üstün insanlardır, Yaratıcı insanlardır ve insan sevgisiyle kuşanmıştır.
Yüce Atatürk'ün dediği gibi "Bir Türk Dünya'ya bedeldir"
Kimse kimseyi hor göremez. Hele yazıda, kışıda berbat zamanlarda bile evine 3 kuruş götürmek için çabalayan yüce insan olan balıkçılarımızın alın terine kurban olayım.

Benim meramın balıkçı değil🙂 Sözüm amatöre.

Anlamak ve anlaşılmak dendiği için aklıma geldi ve belirtmeden geçemeyeceğim ama ticari dendimi neden akla hemen tü kaka adamlar geliyor anlamadım.
Benim tanıdığım birsürü ekmeğini bu işten kazanana meslek olarak balıkçılık yapan var,hemde babadan kalma meslekleri.
Bunlar tabii ki hep oltacılar,ağcı değil.çoğuda çok iyi insanlar ve denizi korumak, balık popülasyonu üzerindeki baskılar konusunda sözde amatörlerden çok daha fazla duyarlılar.Yani tü kaka değil tam tersi duyarlılar bu konulara.Benimde dönem dönem özellikle lüfer sezonunda beraber avlandığım kişiler kendileri olup,bu kişilerin kanun karşısında zor durumda kalmasın diye sarı kağıt alınmıştır tarafımdan.
 
Sıkıntı belkide kendimize yotmaktanmıdır anlamadım.

Bir zamanlar Askere Denizci olmak için yalandan "MİÇO" ( GEMİ ADAMI) belgesi çıkartıpta bahriyeli olanlar Denize düştüklerinde dua etsinlerki tüm bahriyeliler yalandan miço belgeli değildi. Yoksa ruhu çoktan fatihalar gitmişti.

Belki extrem oldu ama kanunlara saygılı olmak erdemdir. Hernekadar hoşumuza gitmesede.

Yeri gelmişken Erdal bey sizin zaviyenizi hep beğenmişimdir.
Merhabalar Soner abi,
Yazdıklarınızın bir bölümüne katılsamda, katılmadığım yönleride yok değil.
Öncelikle sizinde vurguladığınız üzre üzerinde çalışılmadan çıkartılan yasalar hayatımızın pekçok alanında olduğu gibi balıkçılık gibi masum bir hobide bile sayfalarca yazılıp çizilerek tartışılabiliyor.
Son günlerin moda deyimiyle yaptığımız aslında yasayı arkadan dolanmak.Bunda hemfikirim.
Ancak,
Mevcut yasalar çerçevesinde biz amatörlerin hobisini keyifle yaşabileceği alan çok sınırlı.Ülkemizin pekçok yerinde Ticari olmayan balıkçı teknesi bulabilmek çok zor.Bu durumda olan yerleşkelerde yaşayan balıkçı dostlarımız tekneyle balık keyfini yaşayabilmek için daha doğrusu çıktıkları balık avında keyiflerinin kaçmaması için Su ürünleri Ruhsat tezkesresi almakta.Bunu yaparkende başka çözüm olmaması ana etken olmakta.Zira kaçımız keyfekeder tekne alıp balığa çıkabilir ki!..
Kısacası, çocuk altını ıslatıyor ama sebep aile içinde halledilebilecek bir konu değil.Sebep Çevresel,sosyal,siyasi..vs
Çözüm iki şıklı .Çocuğun çevreyle,sosyal hayatla izolesi yada hoşgörüye devam etmek.
Zaten sarı kağıt alan herkesin ticari yeteneğe yada kabiliyete sahip olamayacağı gerçeğide bu yapılanın masumiyetinin altını çizmekte.
 
kendini biraz olsun bilinçli ve birşeylere karşı sorumlu hissedebilmek adına kanuni haklarını kullanarak belge almış kişilerin altını ıslatmış çocuğa benzetilmesini esefle kınıyorum. Belge alanlar veya alacak olanlar kişisel menfaat mi sağlamıştır, başkalarının haklarını mı gaspetmiştir. yapmayın.
 
kendini biraz olsun bilinçli ve birşeylere karşı sorumlu hissedebilmek adına kanuni haklarını kullanarak belge almış kişilerin altını ıslatmış çocuğa benzetilmesini esefle kınıyorum. Belge alanlar veya alacak olanlar kişisel menfaat mi sağlamıştır, başkalarının haklarını mı gaspetmiştir. yapmayın.

Sevgili Yekta,
Sanırım ufak bir yanlış anlaşılma var.Burada "altını ıslatan" denirken Sarı Kağıt sahibi olanlardan değil sistemin kendisinden bahsediliyor.🙂
 
Yekya bey Dostumuz aslında son derece veciz bir uslupla ve usturuplu şekilde durumu iza etmiş.
Konu sizin işaret ettiğiniz ıslaklıkla aynı manada değildir.

kendini biraz olsun bilinçli ve birşeylere karşı sorumlu hissedebilmek adına kanuni haklarını kullanarak belge almış kişilerin altını ıslatmış çocuğa benzetilmesini esefle kınıyorum. Belge alanlar veya alacak olanlar kişisel menfaat mi sağlamıştır, başkalarının haklarını mı gaspetmiştir. yapmayın.
 
Sıkıntı belkide kendimize yotmaktanmıdır anlamadım.

Bir zamanlar Askere Denizci olmak için yalandan "MİÇO" ( GEMİ ADAMI) belgesi çıkartıpta bahriyeli olanlar Denize düştüklerinde dua etsinlerki tüm bahriyeliler yalandan miço belgeli değildi. Yoksa ruhu çoktan fatihalar gitmişti.

Belki extrem oldu ama kanunlara saygılı olmak erdemdir. Hernekadar hoşumuza gitmesede.

Yeri gelmişken Erdal bey sizin zaviyenizi hep beğenmişimdir.

Bu örneğinizde sistemin önümüze yığdığı engellerin bir şekilde aşılmasına dair güzel bir örnek.Bu örneklerin çok olmasıda sistemdeki işleyişin eksikliklerinden kaynaklı.
Kanunlar,yönetmelikler,tüzükler vs.Hepsi İnsan hayatını kolaylaştırmak,düzenlemek ve bireysel hakların korunması ve idamesine yöneliktir.
Bu yukarıda saydıklarım ne denli başarılı ise yaşamımızın kurallara uygunluğunun ölçüsü o denli iyi olacaktır.Eğer bir toplumda kurallar hayatı yeterli düzenleyemiyorsa ihlaller o denli çok olur.Kuralların başarısı, ihlallerin sayısıyla orantılıdır.Unutulmamalıdır ki! İnsan,biri yada birilerinin yazdıkları ile hayatı düzenlemeyecek tek varlıktır. Başarısız düzenlemeler ihlallere sebep olur.Bu yazdıklarım benim şahsi düşüncelerim değil,olağan insan davranışı gereğidir.
İnsan sosyal bir canlıdır ve hobimize gelirsek "Amatör Balıkçılık" bu sosyal yaşamın bir parçasıdır.Sosyal yaşamı düzenleyen yasalarında bu ihtiyaçları karşılar nitelikte olması esastır.Konulan kurallar mevcut imkanlarla uyulabilir olmalıdır.Uyulamayacak kurallar ise örneğini konumuzda konuştuğumuz gibi birşekilde aşılmaya çalışılır ve neden eksikliklerdir.
Umarım bundan sonraki düzenlemeler yapılırken şu yazdıklarımızda akıllara gelir ve çözümü sağlar nitelikte kurallar kaleme alınır.

Bu arada,Hakkımdaki düşünceniz için teşekkür ederim.Karşılıklı hoşgörü içerisinde her fikri konuşmak benim için keyiftir.Bu anlamda size ayrıca eteşekkür ederim.
 
konu gayet seviyeli devam ederken bu ıslak cümleler hiç hoş olmamış ben yanlış anlasam da.

Bencede gayet seviyeli gidiyor. 🙂

Herkes bir takım benzetmelerle ve örneklerle anlatmaya çalışıyor,''Bence nasıl bakarsak öyle görürüz'' olayıdır bu durum. 🙂
selamlar.
 
Back