Sarı kağıt ( AV TESKERESİ )

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Anonim
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Konuya bu şekilde müdahil olmak ortadan havanıda kaldırmakten beter...

Yine extrem örnek olacak ama hırsız yakalandığında ilk söylediği aç olduğundan çaldığıdır ve hırsızlar şimdi acınacak insanlarmıdır? yada hırsız haklıysa malına zarar gelen neden haksız?

Mantık çerçevesinden çıkmamak lazım. Kanunlar ise uyulmak içindir.
Hepimizin arabası var. Buyurun cesareti olan d-100 de 120 ile gitsin. Ben giderim cezası neyse çekerimle bu işler olmaz.

Tuğrul bey örnek belki düşüncenizi açıklamak için uygun olabilir ancak konuya biraz uzak bir örnek.
Bunun nedeni şu.

Sarı Kağıdın alınması için illaki sadece balıkçılıktan geçiniliyor olunması gerekmez.Bill gates kadar zengin yada holding patronu bile olsanız 10 tane gırgır alıp balıkçılık yapabilirsiniz ve balıkçılık yapabilmek için ve sadece yasa gereği mecbur olduğundan sarı kağıt almak durumundasınız.
Tabi illa holding patronu,Bill olmak gerekmez.TEK de elektrikçi,TKİ'de kazmacıda olabilirsiniz ve ek iş olarak Balıkçılık yapabilirsiniz.Bu işi yapabilmek o için illa yoksul yada işsiz olunması gerektiğine dair yazılı tekbir yasal satır bile yok.
Hal böyle iken bordrolu olduğu için sarı kağıt alınamayacağı ve bunun bir nevi usulsüzlük olduğu kanaatini savunmak ve bu kanaati genel kabulmüş gibi savunmak çokda doğru değil.
Özetle, bu olayada usulsüzlük yada yasaya uymayan bir durum yok.Büfecinin ekmek arası tavuk döner satması,Balıkçı tezgahının yanıda manavda satılan rokanın satılması kadar normal.
 
Erdal bey. (surffıshıng) konuyu yanlış yerden tutuyorsunuz. Söylediğiniz anayasal hakkın benim bilmemem gibi bir ihtimali varmıdır sizce. Hadi gidin bir tekne satın alın yada bir trol
bakalım başka bir iş yaptığınız halde kullanabilecekmisiniz yoksa gerçek belge sahibi bir kaptan klavuzluğundamı işletebileceksiniz. Ayrıca ticari balıkçı ile teknede ağ çeken dümeni kullanan miçoluk yapan S.G.K kayıtlarında o geminin işçisi olduğu zaten tespit edilmiş birini karıştırmayınız. Sizler diyorsunuzki benim falanca arkadaşımın teknesine binebilmek için alıyorum bu belgeyi, ben sahil güvenlik bot komutanı olsam bir daha denize çıkartmam sizi 1-) o teknenin sigortalı işçisi değilsin bu belgeyi almışsın 2-) başka bir işle meşgul olduğun halde bu belgeyi nasıl alırsın. Tekrar ayrıca diye başlayayım 5 yıl sonunda istenebilecek bir kooperatif üyeliği olamazmı gibi bir çırpınış yazısı okudumki evlere şenlik. 5 yıl sonra bu isteniyorsa 5 yıl önce neler daha istenirdi siz tahmin edin o zaman......... diye burada kesmek zorundayım.

yukarıda yazdıklarıma devam etmeden, tamamen seviyeli ve bir o kadar açıklayıcı, akılcı bir uslup ile paylaşım sergilerken gördüm kendimi. Ve sonrasında yazıya gelen diğer mesajları gördüm. Ve anladımki İstanbula bin küsür kilometre uzakta olmama rağmen bana hiç bir zararı olmayacak bir konunun beni neden rahatsız ettiğini sorgulayan beyefendinin yazısıyla kendime geldim. Ne haliniz varsa onu yaşayın ve yapın. Geliştirdiğiniz bu algı ile sürdürülebilir her şeyin, öncelikle insanlığın önünde engel kafalar ile işim olamayacağını düşündüm. Konu benim için kapanmıştır beyler.
 
Erdal bey. (surffıshıng) konuyu yanlış yerden tutuyorsunuz. Söylediğiniz anayasal hakkın benim bilmemem gibi bir ihtimali varmıdır sizce. Hadi gidin bir tekne satın alın yada bir trol
bakalım başka bir iş yaptığınız halde kullanabilecekmisiniz yoksa gerçek belge sahibi bir kaptan klavuzluğundamı işletebileceksiniz. Ayrıca ticari balıkçı ile teknede ağ çeken dümeni kullanan miçoluk yapan S.G.K kayıtlarında o geminin işçisi olduğu zaten tespit edilmiş birini karıştırmayınız. Sizler diyorsunuzki benim falanca arkadaşımın teknesine binebilmek için alıyorum bu belgeyi, ben sahil güvenlik bot komutanı olsam bir daha denize çıkartmam sizi 1-) o teknenin sigortalı işçisi değilsin bu belgeyi almışsın 2-) başka bir işle meşgul olduğun halde bu belgeyi nasıl alırsın. Tekrar ayrıca diye başlayayım 5 yıl sonunda istenebilecek bir kooperatif üyeliği olamazmı gibi bir çırpınış yazısı okudumki evlere şenlik. 5 yıl sonra bu isteniyorsa 5 yıl önce neler daha istenirdi siz tahmin edin o zaman......... diye burada kesmek zorundayım.

yukarıda yazdıklarıma devam etmeden, tamamen seviyeli ve bir o kadar açıklayıcı, akılcı bir uslup ile paylaşım sergilerken gördüm kendimi. Ve sonrasında yazıya gelen diğer mesajları gördüm. Ve anladımki İstanbula bin küsür kilometre uzakta olmama rağmen bana hiç bir zararı olmayacak bir konunun beni neden rahatsız ettiğini sorgulayan beyefendinin yazısıyla kendime geldim. Ne haliniz varsa onu yaşayın ve yapın. Geliştirdiğiniz bu algı ile sürdürülebilir her şeyin, öncelikle insanlığın önünde engel kafalar ile işim olamayacağını düşündüm. Konu benim için kapanmıştır beyler.

Soner abi, bana bahse konu Tüzel kişelerin bu belgeyi alabilmeleri için başka gelirlerinin olmadığını kanıtlamaları gerektiğine dair tek satır düzenleme gösterin bende hatalı olduğumu kabul edeyim.Kaldıki bu işede girecek kişi eğer vakti varsa pekala sarı kağıtla gemide bulunabilir diye düşünüyorum.Ama dediğim gibi,eğer tek satırlık bir yazı var ise bir yanlışımı doğruya çevirdiğiniz için size teşekkür edeceğim.
Yazınızın ikinci satırına hitaben;Alınmamanızı isterim.Zira burası bir paylaşım platformu ve herkes kendi düşüncesini,görüşünü yazabilir.Çok zıt görüşlerden bile ortaya çok kıymetli çözümler çıkabileceğini unutmamak gerekir.Bu anlamda, paylaşım adına bu konudan keyif aldığımı değerlendirmelerinizin konuya değer kattığını söylemeyi ihtiyaç bilirim.
 
Erdal bey benim söylemim "körü körüne" söylem değil çok basit mantık yürüterek bu söylemi kelimelere dökmekteyim.

Şu an Hepimiz TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşıyız.
Bu memleketinde binlerce yıllık yaşanmışlığının imbiğinden geçerek kanun koyucu uyulsun diye kanun çıkarmış.
Bu kanunlarda bizimle alakalı olan kısmında der ki...
Balıkçılık 2 kısımdır.

1- Amatör ve sportif balıkçılık ( bizle alakalı olan)
2-Profesyonel balıkçılık.
ve bunlarda 2 düzenlemeyle tamamen bir birinen ayrılmıştır.

Amatör balıkçılık camiasınna benim kanaatim "o belge" yakışmıyor, Doğru bulmuyorum, Kanuni hiç değil.

Konuya mesleki olarak bakarsak.
Köşedeki kuaförde çalışmak için de belge lazım ama o belge tek kimlik göstermekle alınmamakta. Ama her ne hikmetse PROFESYONEL BALIKÇILIK vesikası 35 tl ye verilmekte.

Sormak lazım yarın öbürgün 2 av tüfeği olan arkadaşımızı zora sokmama adına hangimiz AV TESKERESİ çıkardık.
Hemen cevap vereyim mi? - Hiç birimiz.
Nedenide Av teskeresini 35 tl ye vermiyorlar.İşim aslı bir yerde hata olduğudur.
Dostum, Ahbabım ile düzelcek konuda değildir.


Tuğrul bey örnek belki düşüncenizi açıklamak için uygun olabilir ancak konuya biraz uzak bir örnek.
Bunun nedeni şu.

Sarı Kağıdın alınması için illaki sadece balıkçılıktan geçiniliyor olunması gerekmez.Bill gates kadar zengin yada holding patronu bile olsanız 10 tane gırgır alıp balıkçılık yapabilirsiniz ve balıkçılık yapabilmek için ve sadece yasa gereği mecbur olduğundan sarı kağıt almak durumundasınız.
Tabi illa holding patronu,Bill olmak gerekmez.TEK de elektrikçi,TKİ'de kazmacıda olabilirsiniz ve ek iş olarak Balıkçılık yapabilirsiniz.Bu işi yapabilmek o için illa yoksul yada işsiz olunması gerektiğine dair yazılı tekbir yasal satır bile yok.
Hal böyle iken bordrolu olduğu için sarı kağıt alınamayacağı ve bunun bir nevi usulsüzlük olduğu kanaatini savunmak ve bu kanaati genel kabulmüş gibi savunmak çokda doğru değil.
Özetle, bu olayada usulsüzlük yada yasaya uymayan bir durum yok.Büfecinin ekmek arası tavuk döner satması,Balıkçı tezgahının yanıda manavda satılan rokanın satılması kadar normal.
 
Erdal bey sarı kağıt ilk çıkarıldığında belge istenmemesinin bir nedeni çıraklık eğitimi gibi yeni başlayanların kooperatif zorunluluğu konulmayıp. Ustalaştığında yani 5 yıl sonraki ( ki 2 yıllık tı) özellikle kooperatif üyeliğini zorunluluk olarak koymuş.
Olay tam tamam mesleki presedür gibi görülmekte.


Soner abi, bana bahse konu Tüzel kişelerin bu belgeyi alabilmeleri için başka gelirlerinin olmadığını kanıtlamaları gerektiğine dair tek satır düzenleme gösterin bende hatalı olduğumu kabul edeyim.Kaldıki bu işede girecek kişi eğer vakti varsa pekala sarı kağıtla gemide bulunabilir diye düşünüyorum.Ama dediğim gibi,eğer tek satırlık bir yazı var ise bir yanlışımı doğruya çevirdiğiniz için size teşekkür edeceğim.
Yazınızın ikinci satırına hitaben;Alınmamanızı isterim.Zira burası bir paylaşım platformu ve herkes kendi düşüncesini,görüşünü yazabilir.Çok zıt görüşlerden bile ortaya çok kıymetli çözümler çıkabileceğini unutmamak gerekir.Bu anlamda, paylaşım adına bu konudan keyif aldığımı değerlendirmelerinizin konuya değer kattığını söylemeyi ihtiyaç bilirim.
 
Dostlar kusura bakmazsa bir abes durumu işaret etmek istemekteyim.

Ben amatörüm ( en acemisinden )
Benim bağlı olduğum tebliğ 2/2 iken konunun 2/1 le ilintili olmasını aklım mantığım almamakta.

Ve ilk defa bu gece 2/1 tebliğe baktım.
 
Erdal bey benim söylemim "körü körüne" söylem değil çok basit mantık yürüterek bu söylemi kelimelere dökmekteyim.

Şu an Hepimiz TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşıyız.
Bu memleketinde binlerce yıllık yaşanmışlığının imbiğinden geçerek kanun koyucu uyulsun diye kanun çıkarmış.
Bu kanunlarda bizimle alakalı olan kısmında der ki...
Balıkçılık 2 kısımdır.

1- Amatör ve sportif balıkçılık ( bizle alakalı olan)
2-Profesyonel balıkçılık.
ve bunlarda 2 düzenlemeyle tamamen bir birinen ayrılmıştır.

Amatör balıkçılık camiasınna benim kanaatim "o belge" yakışmıyor, Doğru bulmuyorum, Kanuni hiç değil.

Konuya mesleki olarak bakarsak.
Köşedeki kuaförde çalışmak için de belge lazım ama o belge tek kimlik göstermekle alınmamakta. Ama her ne hikmetse PROFESYONEL BALIKÇILIK vesikası 35 tl ye verilmekte.

Sormak lazım yarın öbürgün 2 av tüfeği olan arkadaşımızı zora sokmama adına hangimiz AV TESKERESİ çıkardık.
Hemen cevap vereyim mi? - Hiç birimiz.
Nedenide Av teskeresini 35 tl ye vermiyorlar.İşim aslı bir yerde hata olduğudur.
Dostum, Ahbabım ile düzelcek konuda değildir.

Tuğrul bey olaya yasal çerçeveden bakarsak önceki mesajlarımdada dediğim gibi Balıkçılığın iş kolu olması ve kişilerin istedikleri iş kollarında faaliyet gösterebileceği hakkından yola çıkarak bunun Hak olduğu konusudaki düşüncelerimi halen taşıyorum.Yani ben $ milyoneri bir Ceo olsam ve birgün gırgır alıp marmarada ağ sermek istesem bunun önünde yasal bir engel yok.Varda ben bilmiyorsam öğreten arkadaşıma teşekkür edeceğim..
Öte yandan,
İşin etik boyutu konusunda değerlendirmelerinizin bir bölümüne katıldığımı belirterek söze başlamak isterim.Ancak Etik dediğimiz olgu genel kabuldür ve uyulması zaruri değildir.Ben yazın şort giymeyi severim ancak memlekette giymiyorum.Nedeni genel kabule aykırı olduğu içindir.Ancak giyersem kimsede birşey diyemez.
Olayın etik boyutu yada yasal boyutuna bakmaksızın şu bir gerçektir.Ortada bir sorun vardır ve bu sorun yasal zemindeki düzenlemelerin ihtiyaçları karşılayamadığı ve kişileri yasal sınırlar içinde çeşitli yollarla ihtiyaçlarını karşılamasıdır.Ancak yasal sınırlar içinde yapılan bu manevralar Etik kabule ters düşebilmektedir.
Bu şuna benziyor.Bazı kurumlarda Kalorifer yakılması talimatla takvime bağlanmıştır.Derki (Ör);15 Kasımdan önce kaloriferler yakılamaz.İnsan ortam ısısı 19 derecenin altına indiğinde insan üşümeye başlar.Şimdi iki çözüm var Ya bu kuralı koyanlar 15 Kasıma kadar doğa ananın ısıyı 19 derecenin altına indirmesine müsade etmeyecek yada 19 derecenin altına indiğinde kişiler kendi çözümlerini bulacak.
İşte bu örnekde düzenlemenin eksikliğine örnektir.Oysaki Isı 19 derece olmadan kalorifer yakılmaz dense hem kimse üşümeyecek hemde kişiler kendileri çözüm bulma arayışına girmeyecek.
Sayfalardır konuştuğumuz olayda buna benzer.Düzenleme ihtiyaçları karşılar niteliklerde yapılmış olsaydı kimse sarı kağıt almak için çabalamazdı.
 
Back