- Katılım
- 29 Nis 2010
- Mesajlar
- 22,259
- Tepkime puanı
- 12,384
- Puanları
- 113
- Yaş
- 51
- Konum
- İstanbul
- Adı
- Hamdi TEKBIYIK
- Kan Grubu
- O Rh Negatif
Merhaba arkadaşlar,
Bu sıralar balık avlama tutkusu yüzünden hız kesmeden, uzak yakın demeden balık avına çıkmaya gayret ediyoruz
Bu hafta ki Rotamız Saros Körfeziydi
Aslında çıkmadan önce endişelerimiz vardı, balık durumu kesattı ve bir gün içinde 900Km yol yapacaktık. Tabi ki yorulacaktık.
Ama, ucunda balık avı vardı ve değerdi.
Hafta sonu yoğunluğunu düşünerek hafta içi av yapmak için planlarımızı yaptık. Sabahın erken saatlerinde 450 Km sürecek yolculuğumuza ben, Fatih, Yalçın, Adnan çıktık.
İlk kez gittiğimiz için yol durumunu bilmediğimizden varış saatimizde gecikme oldu. Sabah suyunda av yapacaktık ama olmadı. Saat 12:00 gibi av yerimize ulaşmıştık.
Bizimle av yapacak olan kaptanımızla buluştuk. Güler yüz ve içtenlikle bizleri karşıladılar.
Önce ava çıkacağımız tekne seçimini bize bıraktılar. Biz de avlanma şartlarının uygunluğuna göre teknemizi seçtik.
Eşyalarımızı yerleştirdik. Av için kısa bir fikir alış verişi yaptık. Zamanımız çok kısıtlı olduğu için fazla alternatif deneyemeyecektik.

Kısa süre sahte yemle sırtı çekip yemli av yapmaya çıkmaya karar verdik. Geçen yıl iş yapan X-Rap Rapalamı taktım. Aslında sırtı avı düşünmediğimizden ona göre kamış ve makine getirmemiştik. Elimizde olan kamış ve makineyi kullandık.
Aradan kısa bir süre geçti, sahteme bir balık atladı. Ama küçük olduğu belliydi. Çektim ve ucunda yazılı hani vardı
Kendine yakın büyüklükteki rapalaya atlamıştı 
Tekrar sahtemi suya saldım ve sırtıya devam ettik. Aradan 15 dakika kadar geçti ve yine oltama bir balık takılmıştı. Sinarit palazı olduğunu anladık. Ben çekmeye başladım kaptan balığa doğru tekneyi çevirmiş, ben de bir an boşaldı sandım. Kaptanın tekneyi çevirdiğini gördüm. Sonra balık kendini gösterdi Sinarit palazıydı, gönül isterdi aslında büyük bir Sinarit tutmak ama buna ne zamanız, ne de malzememiz yeterliydi.
Bizi kısa süre için avutmaya yeterliydi
Sinarite ait kısa video..

Daha sonra bir süre daha sırtıya devam ettik, ama saat sırtı için musait değildi yemli av yapmak için sırtı yapmayı bıraktık.
Kaptan bizi değişik taşlara ve batıklara götürdü. Yemli klasik oltalarımızı Sarosun güzel denizine yolladık.
Sırayla balık çekmeye başladık, Karagöz ağırlıklı bir av oluyordu. Arada Istakaroz, melanur, izmarit, kırlangıç, trakonya, ispari alıyorduk. Çoğu istediğimiz ebatlarda olmadığından geri saldık.
Gittiğimiz taş ve batıklarda belli bir süre çok güzel vuruşlar ve balık alıyorduk. Ama kısa süre de kesiyordu. Onun için sık sık yer değiştirmek zorunda kaldık. Akşam üzerine kadar yemli avlanmaya devam ettik.









Sıcaktan bunaldığımız anlarda, o muhteşem denize kendimizi atarak hem yüzdük hem serinlendik



Daha sonra akşam suyu için iki tekneye ayrıldık. Bir teknede Fatih ve Adnan, diğer teknede ben ve Yalçın vardık.
Fatih ve Adnan’ın olduğu tekne derin suda Uskumru çaparisi deneyecekti. Biz ise önce sırtı çekerek sonra daha az derin olan bölgede çapari deneyecektik.
Çapari ve sırtı denemelerimizde istediğimiz verimi alamayınca tekrar yemli av yapmaya karar verdik. Uğramadığımız bir batık daha vardı, orada deneme yaptık. Güzel karagöz ve Istakarozlar aldık. Ama kısa süre yaptı ve onlarda kesti.
Bugün için kısmetimiz bunlarmış dedik ve avımıza son verdik. Akşam olmuş ve hava kararmıştı.
Kıyıya döndük geciktiğimiz için hemen yola çıkmamız lazımdı. Kaptan balık yapalım dedi fakat zaman yoktu. Balığın yanına hazırladığı yemeğimizi yedik.

Kaptanlarımızla vedalaşıp teşekkür ettikten sonra yola çıktık. Yorgunluğun üzerine yol tabi ki daha da yorucu geçti
Gece 02:00 gibi evimize ulaştık.
Sabah 06:00 da başlayan ve gece 02:00 de biten güzel bir saros gezisi olmuştu. Ama her şeye rağmen sarosun güzelliğine değerdi.
Bu sıralar balık avlama tutkusu yüzünden hız kesmeden, uzak yakın demeden balık avına çıkmaya gayret ediyoruz
Bu hafta ki Rotamız Saros Körfeziydi
Aslında çıkmadan önce endişelerimiz vardı, balık durumu kesattı ve bir gün içinde 900Km yol yapacaktık. Tabi ki yorulacaktık.
Ama, ucunda balık avı vardı ve değerdi.
Hafta sonu yoğunluğunu düşünerek hafta içi av yapmak için planlarımızı yaptık. Sabahın erken saatlerinde 450 Km sürecek yolculuğumuza ben, Fatih, Yalçın, Adnan çıktık.
İlk kez gittiğimiz için yol durumunu bilmediğimizden varış saatimizde gecikme oldu. Sabah suyunda av yapacaktık ama olmadı. Saat 12:00 gibi av yerimize ulaşmıştık.
Bizimle av yapacak olan kaptanımızla buluştuk. Güler yüz ve içtenlikle bizleri karşıladılar.
Önce ava çıkacağımız tekne seçimini bize bıraktılar. Biz de avlanma şartlarının uygunluğuna göre teknemizi seçtik.
Eşyalarımızı yerleştirdik. Av için kısa bir fikir alış verişi yaptık. Zamanımız çok kısıtlı olduğu için fazla alternatif deneyemeyecektik.

Kısa süre sahte yemle sırtı çekip yemli av yapmaya çıkmaya karar verdik. Geçen yıl iş yapan X-Rap Rapalamı taktım. Aslında sırtı avı düşünmediğimizden ona göre kamış ve makine getirmemiştik. Elimizde olan kamış ve makineyi kullandık.
Aradan kısa bir süre geçti, sahteme bir balık atladı. Ama küçük olduğu belliydi. Çektim ve ucunda yazılı hani vardı
Tekrar sahtemi suya saldım ve sırtıya devam ettik. Aradan 15 dakika kadar geçti ve yine oltama bir balık takılmıştı. Sinarit palazı olduğunu anladık. Ben çekmeye başladım kaptan balığa doğru tekneyi çevirmiş, ben de bir an boşaldı sandım. Kaptanın tekneyi çevirdiğini gördüm. Sonra balık kendini gösterdi Sinarit palazıydı, gönül isterdi aslında büyük bir Sinarit tutmak ama buna ne zamanız, ne de malzememiz yeterliydi.
Bizi kısa süre için avutmaya yeterliydi
Sinarite ait kısa video..

Daha sonra bir süre daha sırtıya devam ettik, ama saat sırtı için musait değildi yemli av yapmak için sırtı yapmayı bıraktık.
Kaptan bizi değişik taşlara ve batıklara götürdü. Yemli klasik oltalarımızı Sarosun güzel denizine yolladık.
Sırayla balık çekmeye başladık, Karagöz ağırlıklı bir av oluyordu. Arada Istakaroz, melanur, izmarit, kırlangıç, trakonya, ispari alıyorduk. Çoğu istediğimiz ebatlarda olmadığından geri saldık.
Gittiğimiz taş ve batıklarda belli bir süre çok güzel vuruşlar ve balık alıyorduk. Ama kısa süre de kesiyordu. Onun için sık sık yer değiştirmek zorunda kaldık. Akşam üzerine kadar yemli avlanmaya devam ettik.









Sıcaktan bunaldığımız anlarda, o muhteşem denize kendimizi atarak hem yüzdük hem serinlendik



Daha sonra akşam suyu için iki tekneye ayrıldık. Bir teknede Fatih ve Adnan, diğer teknede ben ve Yalçın vardık.
Fatih ve Adnan’ın olduğu tekne derin suda Uskumru çaparisi deneyecekti. Biz ise önce sırtı çekerek sonra daha az derin olan bölgede çapari deneyecektik.
Çapari ve sırtı denemelerimizde istediğimiz verimi alamayınca tekrar yemli av yapmaya karar verdik. Uğramadığımız bir batık daha vardı, orada deneme yaptık. Güzel karagöz ve Istakarozlar aldık. Ama kısa süre yaptı ve onlarda kesti.
Bugün için kısmetimiz bunlarmış dedik ve avımıza son verdik. Akşam olmuş ve hava kararmıştı.
Kıyıya döndük geciktiğimiz için hemen yola çıkmamız lazımdı. Kaptan balık yapalım dedi fakat zaman yoktu. Balığın yanına hazırladığı yemeğimizi yedik.

Kaptanlarımızla vedalaşıp teşekkür ettikten sonra yola çıktık. Yorgunluğun üzerine yol tabi ki daha da yorucu geçti
Sabah 06:00 da başlayan ve gece 02:00 de biten güzel bir saros gezisi olmuştu. Ama her şeye rağmen sarosun güzelliğine değerdi.
