Solunar sisteminin verdiği olasılık yüzdesi hava şartlarından bağımsızdır, su sıcaklığından bağımsızdır, bizim coğrafyamızdaki balık göç hareketinden bağımsızdır.
Ayın ve güneşin konumlarına göre işleyen bir saat gibidir. Gelgit akıntılarının balık beslenme davranışına etkisi incelenerek ortaya konmuş bir teoridir. Okyanusa kıyısı olan yerlerde gelgit seviye farkı 2 metre civarındadır. Dolaysıyla çok ciddi bir akıntı oluşur. Bu da kıyılarda besinlerin yer değiştirmesi ve tüm balık hareketliliğinin artması demektir. Ancak bizim denizlerimizde böyle bir seviye farkı ve akıntı oluşmaz. Su kütlesi küçük olduğu için gelgitler de ona oranla küçük olur. 10 - 15 cm seviye farkı olur. Bizim için kıyıda balık hareketliliği olması için rüzgar ve dalga olması gerekir. Koyu balıkçısının av yapabilmesi için su ne çok sıcak ne de çok soğuk olmalıdır. Say say bitmeyecek etken vardır. Ancak solunar programları bize Basınç, rüzgar yönü, ayın evresi, suyun sıcaklığı vs vs bir çok veriyi aynı ekranda verebildiği için skorlu skorsuz tüm avlarımızda bu verileri alt alta eklersek o mera için çok önemli bilgiler elde ederiz. Mesela hava basıncının 1021 ve üzerinde olması, su sıcaklığının 13 derece ve üzerinde olması, ayın evresinin waning gibbous veya waxing gibbous konumlarından birinde olması yani yarım aydan biraz fazla aydınlık olması, av saati günü ayı gibi skorlu geçen avlarda bir çok ortak nokta bulursunuz. Bunlar solunar programı olmadan da elde edilebilecek veriler. Ancak gelişmiş bir solunar programında hem bunları tek ekranda görebilir hemde zahmetsizce avınızın fotoğrafı ve takım ve sahte bilgileriyle kaydedebilirsiniz.
Ancak gelgelelim böyle bilimsel bir çalışmayla balık tutma keyfini kaçırırız. Bazen az bilmek mutluluktur. İdeal bir reçete oluşursa, o reçeteye uymayan günlerde balığa gitmemeye başlarsınız. İşin sürprizi kalmaz. O yüzden yağmur yoksa alın oltanızı gidin deniz kenarına. Boşverin solunarı solunmazı. Mutlu son.