Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Solunar takvimine göre...!!

Eray Aksoy

Aktif Üye
Katılım
30 Kas 2014
Mesajlar
297
Tepkime puanı
306
Puanları
63
Adı
İsim Yok
Kan Grubu
AB Rh Pozitif
Belkide bizimkisi züğürt tesellisi;) denizlerimizi hızla kirletiyoruz bir çok balık türünü yok etmişiz teknolojinin bütün nimetlerinden yaralanıyoruz( yok etmek için) yasaklar kanunlar hepsi boş.
Bana otuz sene evvel bu teorileri söyleseler bayağı gülerdim, o zamanlar balık her daim vardı malzeme yoktu şimdi her türlü malzeme ve farklı farklı av metodları var balık arada bul:(

Kesinlikle haklısınız.Eskiden herşey daha sade ve güzeldi.Yoklukta bile bir samimiyet ve güzellik vardı.Ama artık maalesef herşeyi tahrip etmemizden ötürü işte böyle tırmalıyor,devamlı yeni bir şeyler öğrenmek zorunda kalıyoruz.Burası gibi platformlar sayesinde bir nebze de olsa bilinçlenebilir ve bunu az da olsa hayatımıza tatbik edebilirsek yine de çok şey kazanabiliriz.
 

Musti.barut

Daimi Üye
Katılım
26 May 2014
Mesajlar
1,467
Tepkime puanı
1,555
Puanları
113
Yaş
46
Konum
terkoz/ Arnavutköy / istanbul
zaten kurumların kanalların veridiği tahminler de uydu görüntülerine dayanıyo Poseidon bana göre saat dilimi itibari ile ani hava değişimleri olmadığı sürece net bir sonuç verebiliyor..
ama gerçekten basınç olayı balıkta hatta yabani hayvanlarda değişkenlik gösterdiği kesin ingiliz bir araştırmacının yazısını okudum adam bir çok hava olayı ile birlikte hayvanlardaki ani değişkenlik, rahatsızlık, hastalık, beslenme, halilasyona varan bir çok durumu hava olayı ile birleştirip örnekler verip çalışmalar vermiş en önemli detayı ise hayvanlar üzerinde etki eden basınç olayı..
bu basınç olayını ve balığın göç zamanlarını bence iyi bilmek gerekir diye düşünüyorum
 

Musti.barut

Daimi Üye
Katılım
26 May 2014
Mesajlar
1,467
Tepkime puanı
1,555
Puanları
113
Yaş
46
Konum
terkoz/ Arnavutköy / istanbul
Belkide bizimkisi züğürt tesellisi;) denizlerimizi hızla kirletiyoruz bir çok balık türünü yok etmişiz teknolojinin bütün nimetlerinden yaralanıyoruz( yok etmek için) yasaklar kanunlar hepsi boş.
Bana otuz sene evvel bu teorileri söyleseler bayağı gülerdim, o zamanlar balık her daim vardı malzeme yoktu şimdi her türlü malzeme ve farklı farklı av metodları var balık arada bul:(
işte bu örnekler kesin sonuç ;)
bundan yirmi yıl evvel ben çocukken babamlar bildiğiniz yemli ile 30 40 cm lüferler alırlardı hemde kamış yok makine yok tahta kasnağa sarılı hırsızlı takımla takım daha dibe inmeden balık zıplardı ;) şimdi üç beş çinekop tuttuk diye havalara zıplıyoruz aslında ağlanıcak halimize gülüyoruz
 

lufermania

Daimi Üye
Katılım
17 May 2013
Mesajlar
1,748
Tepkime puanı
1,684
Puanları
113
Yaş
43
Konum
İstanbul
Adı
Uğur
Hadi bakalım Solunar cı, bundan sonra sana sorucam yarın gidilir mi gidilmez mi diye :)
 
B

BS Okuru

Misafir
Kesinlikle haklısınız.Eskiden herşey daha sade ve güzeldi.Yoklukta bile bir samimiyet ve güzellik vardı.Ama artık maalesef herşeyi tahrip etmemizden ötürü işte böyle tırmalıyor,devamlı yeni bir şeyler öğrenmek zorunda kalıyoruz.Burası gibi platformlar sayesinde bir nebze de olsa bilinçlenebilir ve bunu az da olsa hayatımıza tatbik edebilirsek yine de çok şey kazanabiliriz.
Çok iyi niyetlisiniz belkide umutlusunuz:) ama üzülerek yazıyorum daha da bilinçsizleşiyoruz:( ben doğma büyüme ve istanbul aşığı biri olarak ilk bulduğum fırsatta bu güzel şehirden gitmeyi hayal ediyorum.
Çünkü bu güzel şehirin her geçen gün yok olmasına şahit olmak yüreğimi acıtıyor.Nereye gitsem pislikten geçilmiyor üçgünlük çevre düzenlemesi, yapılan yerleri görüyorum talan edilmiş.
Sahillerde kayalıkların üzerleri hertürlü pisliğe ev sahipliği yapıyor, içki şişeleri poşetler ve daha kötüsü abartısız yazıyorum çocuk bezine varıncaya kadar her türlü pislik lodos estiği zaman kıyılarda.
Gürültü kirliliği yanında bonus zaten beş on sene sonra herkes kaçacak delik arayacak zaten bundan adım gibi eminim:(
 

Eray Aksoy

Aktif Üye
Katılım
30 Kas 2014
Mesajlar
297
Tepkime puanı
306
Puanları
63
Adı
İsim Yok
Kan Grubu
AB Rh Pozitif
Çok iyi niyetlisiniz belkide umutlusunuz:) ama üzülerek yazıyorum daha da bilinçsizleşiyoruz:( ben doğma büyüme ve istanbul aşığı biri olarak ilk bulduğum fırsatta bu güzel şehirden gitmeyi hayal ediyorum.
Çünkü bu güzel şehirin her geçen gün yok olmasına şahit olmak yüreğimi acıtıyor.Nereye gitsem pislikten geçilmiyor üçgünlük çevre düzenlemesi, yapılan yerleri görüyorum talan edilmiş.
Sahillerde kayalıkların üzerleri hertürlü pisliğe ev sahipliği yapıyor, içki şişeleri poşetler ve daha kötüsü abartısız yazıyorum çocuk bezine varıncaya kadar her türlü pislik lodos estiği zaman kıyılarda.
Gürültü kirliliği yanında bonus zaten beş on sene sonra herkes kaçacak delik arayacak zaten bundan adım gibi eminim:(

Tabi ben yorumumu İstanbul'a göre yazmadım açıkcası :) Orası gerçekten de çok büyük ve artık freni patlamış bir kamyon gibi bodoslama gidiyor.Ben daha ziyade benim yaşadığım Manavgat gibi nispeten ufak ilçelerden bahsediyorum.İnsanlar daha uyumlu ve sakin.Ben Ankaralıyım ama burasını artık memleketim olarak görüyorum.İnsanlara bir laf anlattığında en azından katılmasa bile dinleme nezaketini gösteriyor.Açıkcası buralar için daha umutluyum.Çünkü ben de iki-üç yıl öncesine kadar limit ve sayı ayırt etmeksizin avlanıp hiçbir şeye dikkat etmezken şimdi çok farklı bakıyorum bu hobiye.Yani ben değişebiliyorsam herkes değişebilir.Yani en azından büyük bir kısmı.
 
B

BS Okuru

Misafir
Tabi ben yorumumu İstanbul'a göre yazmadım açıkcası :) Orası gerçekten de çok büyük ve artık freni patlamış bir kamyon gibi bodoslama gidiyor.Ben daha ziyade benim yaşadığım Manavgat gibi nispeten ufak ilçelerden bahsediyorum.İnsanlar daha uyumlu ve sakin.Ben Ankaralıyım ama burasını artık memleketim olarak görüyorum.İnsanlara bir laf anlattığında en azından katılmasa bile dinleme nezaketini gösteriyor.Açıkcası buralar için daha umutluyum.Çünkü ben de iki-üç yıl öncesine kadar limit ve sayı ayırt etmeksizin avlanıp hiçbir şeye dikkat etmezken şimdi çok farklı bakıyorum bu hobiye.Yani ben değişebiliyorsam herkes değişebilir.Yani en azından büyük bir kısmı.
Pardon;)
İstanbul'da bazı insanların senede bir kaç gün kafa dinlemek için gittiği güzel tatil beldelerimizden biri olan manavgat'ta olup negatif olmak zaten olmaz:D
Çocukluğumun en güzel yılları izmir çeşmede ki halamların yanında geçti sarıgerme ve dalaman da kalmışlığım var:) şimdi hayalim temelli egeye yerleşmek
İstanbul bir gün kusacak ama ne zaman Allah bilir,denizleri kusuyor her lodos ta zaten:(
 

Azer

Aktif Üye
Katılım
1 Eyl 2014
Mesajlar
195
Tepkime puanı
198
Puanları
43
Yaş
39
Merhaba sayın hobidaşlar, :)

Biraz matematik yapayım dedim... :) :)
Normal atmosfer basıncı 760 mm-Hg, yani 1013,25 hPa. Bizim beklentimiz 1015 hPa olmasın 1025 hPa olsun da, balığın hava kesesi şişmesin diye derinlere inmesin balığımız :)
Suyun saf olduğunu varsayarak 10 metrede bulunan bir balık için bir hesap yapalım, P = h * d * g = 10 m * 1000 kg/m3 * 9.81 kg/ms2 = 98100 Pa. (Tabi suyumuz tuzlu olduğu için daha fazla olacak.)
Hava Basıncı olsun 1020 hPa = 102000 Pa. Yani su basıncı + hava basıncı = 98100 Pa + 102000 Pa =200100 Pa
1015 ile 1025 hPa farkı:
200100 + 101500 = 301600
200100 + 102500 = 302600

Ortalama = (302600 + 301600) / 2 = 302100
Ortalama ile en yüksek arasındaki fark = 302100 - 302100 = 500
Ortalama ile en düşük arasındaki fark = 302100 - 301600 = 500

Yani toplam değişim artı eksi 500 Pa, 5 hPa olacak.

( 500 / 302100 ) * 100 = % 0.165


Şimdi sorum şu % 0.165 kadar değişim gerçekten balığın hava kesesiyle hissedebileceği değişim midir ve de bundan rahatsız olabilir mi?
Balık zaten 5 cm = 0.05 m daha derine inerse, P = h * d * g = 0.05 * 1000 * 9.81 = 490.5 Pa kadar basınç farkı yaşar. Yani örn: yüzeyde 1015 iken 1015+ 5 = 1020 hPa hisseder.

Belki basınç değişimlerinin neden olduğu başka şeyler var ki, onlar balıkların yeme saldırma hevesini etkiler, fakat hava kesesi teorisi çok da mantıklı gelmedi.

P.S.
Yanlışım varsa, mazur görün :)
 
Son düzenleme:

Musti.barut

Daimi Üye
Katılım
26 May 2014
Mesajlar
1,467
Tepkime puanı
1,555
Puanları
113
Yaş
46
Konum
terkoz/ Arnavutköy / istanbul
Merhaba sayın hobidaşlar, :)

Biraz matematik yapayım dedim... :) :)
Normal atmosfer basıncı 760 mm-Hg, yani 1013,25 hPa. Bizim beklentimiz 1015 hPa olmasın 1025 hPa olsun da, balığın hava kesesi şişmesin diye derinlere inmesin balığımız :)
Suyun saf olduğunu varsayarak 10 metrede bulunan bir balık için bir hesap yapalım, P = h * d * g = 10 m * 1000 kg/m3 * 9.81 kg/ms2 = 98100 Pa. (Tabi suyumuz tuzlu olduğu için daha fazla olacak.)
Hava Basıncı olsun 1020 hPa = 102000 Pa. Yani su basıncı + hava basıncı = 98100 Pa + 102000 Pa =200100 Pa
1015 ile 1025 hPa farkı:
200100 + 101500 = 301600
200100 + 102500 = 302600

Ortalama = (302600 + 301600) / 2 = 302100
Ortalama ile en yüksek arasındaki fark = 302100 - 302100 = 500
Ortalama ile en düşük arasındaki fark = 302100 - 301600 = 500

Yani toplam değişim artı eksi 500 Pa, 5 hPa olacak.

( 500 / 302100 ) * 100 = % 0.165


Şimdi sorum şu % 0.165 kadar değişim gerçekten balığın hava kesesiyle hissedebileceği değişim midir ve de bundan rahatsız olabilir mi?
Balık zaten 5 cm = 0.05 m daha derine inerse, P = h * d * g = 0.05 * 1000 * 9.81 = 490.5 Pa kadar basınç farkı yaşar. Yani örn: yüzeyde 1015 iken 1015+ 5 = 1020 hPa hisseder.

Belki basınç değişimlerinin neden olduğu başka şeyler var ki, onlar balıkların yeme saldırma hevesini etkiler, fakat hava kesesi teorisi çok da mantıklı gelmedi.

P.S.
Yanlışım varsa, mazur görün :)
paşam ne anladım nede bir yere vardım kafam çorba oldu :)
matematik olayına da girersek sonumuz hiç iyiye gitmez en iyi yol bildiğin yol
at çek dolu devam at çek boş kısmet birdahaki ne ;)