Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Tekirdağ-uçmakdere'de bir levrek avı (acemi şansı)

Nedim Ceylan

Daimi Üye
Katılım
6 Kas 2017
Mesajlar
1,337
Tepkime puanı
3,442
Puanları
113
Yaş
48
Konum
Tekirdağ
Adı
Nedim Ceylan
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Merhaba herkese,
Yaklaşık 1 ay önce balık sevdam yeniden depreşti. Çocukluk arkadaşıma "hadi balığa gidiyoruz" dedim. Tamam da ne oltadan anlıyoruz ne yemden. Mehşur Nato iskelesi var hedefte. Ama orada hangi balık çıkar, ne zaman gidilir en ufak bilgimiz yok. Bilen bir arkadaşı aradım. "Yemle avlanmayacağız, nato iskelesine gideceğiz, ne alalım yanımıza" dedim. Şu an Natodan bir şey çıkmaz dedi. Olsun antrenman yapalım dedim. 28 gr kaşık alın at-çek yapın dedi. Gittik malzemeciye kaşığı aldık. Makina + kamış 50 tl'den iki adet alıp iskeleye vardık. Tabi ki sonuç hüsran. Ertesi hafta bir daha. Yine tık yok. Ama bakıyorum iskeledeki hiç kimse tutamıyor. "Sorun bizde değil demek ki" deyip teselli buluyoruz falan. Dedim şu işi internetten forumlardan bir araştıralım. Baktım ki at-çek olayı bir derya. Biz çok yanlış gelmişiz. Bu derya öyle ki, doğru reçeteyi tutturamazsan balık yok. Ama bu forumu görünce ve bazı yorumları okuyunca çok da umutsuz olmamak gerektiğini anladım. Özellikle burada bir ustanın yorumu benim için çok önemliydi. Yorum şu: "Balık tutmak için önce suyun kenarına gideceksin, oltanı suya atacaksın".
Bu yorum bence işin özü. Ve bu yorum levrek avı ile ilgili bir konuda geçiyordu.
Sonra kafayı levreğe taktım. Yine bu forumda levrek avı için en uygun şartların olduğu bir konu var, onu iyice ezberledim. Nerelerde yaşar, hangi havayı sever vs vs.
4 Kasım 2017 Cumartesi günü havanın yağdı yağacak durumda olacağını, rüzgarın poyrazdan eseceğini söylüyordu hava raporları. Hava şartları reçeteye uyuyordu. Yeri seçmek kalmıştı. Tekirdağ sahillerini çok iyi bildiğimden levrek reçetesine uygun yerler belliydi zaten. Uçmakdere'den Mürefte'ye kadar çakıllı bir sahil vardır.
Sabah güneş doğmadan aynı oltalar ve aynı kaşıkların yanına eklediği iki adet sahteyle, tek başıma Uçmakdere'ye vardım. Önce yamaç paraşütü iniş alanını denedim. 2 saat burada nafile çabalardan sonra yer değiştirmeye karar verdim. Köy içinden çıkınca Mürefte'ye doğru giderken solda arabanın da girebileceği bir yer gördüm ve girdim. Dalgalar, rüzgar, bulutlar ... Her şey idealdi. Rüzgar neredeyse tam karşıdan esiyordu. Ama bir sorun vardı. Aldığım sahteleri uzağa atamıyordum. 10 metre önüme düşüyordu. Rüzgardan sağa doğru sapıyordu. Ve yosunlar. Her atışta yosun. Deli oldum.
Olmaz ama şu kaşıkları atayım, en azından uzağa atıyorum dedim. 20. atış 30. atış... Umutlar tükeniyor... Derken oltayı birşey çekmeye başladı. Yosun olamaz. Yosunu öğrendik. Biliyoruz. Taş desen değil. Sabit değil. Misina dalgaya mı karıştı. Yok yok misinayı görüyorum. Levrek mi?
Yok artık. Kalbim yerinden çıkmak üzere. Dizlerimin bağı çözüldü. Ellerim zangır zangır. Ne geliyor ki?
Ben heyecandan farkedememişim bile. Balığı çakılların üzerinde gördüm. Pırıl pırıl bir levrek.
40 cm boyunda. Benim için sürpriz oldu.
Şunu anladım. İş balığı yakalayıp eve götürmek değil kesinlikle. İşin planlama kısmı, o balığın oltaya vurma anı, seninle mücadelesi, kıyıda hoplayıp zıplaması, olay bu. O an yaşananlar tarifsiz bir heyecan. Ve yemli avlanmak hiç bana göre değil. Defalarca oltayı atıp çekmek, her atışta "bu defa gelecek" diye beklemek. Bir balık için dünya kadar efor harcamak. Bence daha sportmence.
Ve gerçek bir spor. Hem zihinsel hem bedensel bir meditasyon. Çok sevdim bu işi.

Ancak balığı eve götürme konusunda bundan sonra kararsızım. Eve balık götürmek olsaydı amaç balıkçı orada zaten. Ama özellikle söz konusu balık levrek olunca sanki onu eve götürmek ve yemek hakkım değilmiş gibi geldi. Bu balığı ben yetiştirmedim, büyüsün gelişsin diye bir şey yapmadım. Sanki onu denizden çalmışım gibi geldi. Muhtemelen eğer tekrar bir levrek gelirse denize bırakırım diyor sağduyum.

Bu heyecanımı sizlerle paylaşmak istedim. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Levrek.jpeg
 

i.aslan

Yeni Üye
Katılım
26 Eyl 2017
Mesajlar
12
Tepkime puanı
13
Puanları
3
Yaş
42
Konum
İstanbul - Kartal
Adı
İbrahim
Tebrik ediyorum sizi, çok güzel anlatmışsınız. Sanki sizinle beraber ben de oradaydım. Daha büyükleri rasgelsin inşallah. :harika:
 
Katılım
8 Eyl 2014
Mesajlar
81
Tepkime puanı
102
Puanları
33
Konum
İSTANBUL
Adı
Recep
Kan Grubu
AB Rh Pozitif
Tebrikler Nedim bey insan okuduğunda kendisini olayın içindeymiş gibi hisse kapılıyor. Hoş geldiniz tekrardan.
 
B

BS Okuru

Misafir
Tebrikler.. Yaşadığınız hazzı bizler yaşamışız gibi hissettirdiniz. Tekrardan tebrikler, daha büyükleri sizin olsun..
 

umooth

Daimi Üye
Katılım
3 Haz 2010
Mesajlar
646
Tepkime puanı
182
Puanları
43
Yaş
46
Konum
İstanbul
Adı
umooth
Kan Grubu
B Rh Pozitif
Tebrikler, zehri almışsınız artık bundan sonrası için bol şans :)
 

agartan

Moderatör
Yönetici
Katılım
30 Nis 2010
Mesajlar
28,260
Tepkime puanı
16,025
Puanları
113
Yaş
60
Konum
İstanbul
Adı
Şeref
Tebrikler Nedim
Bu azmin levrek peşinde koşup spinden soğuyanlara ders olmalı..
Ne kadar çok denersen o kadar çok şansın olur. Tabii denerken de doğru yerlerde denemek lazım.
Daha güzelleri de rast gelsin
 

scorpion26

Daimi Üye
Katılım
24 Tem 2013
Mesajlar
1,708
Tepkime puanı
1,119
Puanları
113
Yaş
50
Konum
İstanbul
Tebrikler roman tadında bir anlatım ve mutlu son. İnşallah ilk levreğimi tutmak ve onu bırakmak banada nasip olur.