Aslında niyetim, bu kısma alıntı yapmak. Dün Umut ve Bedri ile yeni bir mera keşfetme heyecanıyla sahile gittik. Videolardan veya resimlerden merayı çözmek gibi bir huyum var. Taşından dokusundan bulmaca gibi keyifli bir şekilde analiz ederim. Tabii ki önceden görmem ve av yapmış olmam gerekiyor. Velhasıl, bu mera da LRF konusunda videolarda çok fazla gördüğüm meralardan biri olduğunu açıktaki adaları ve farklı detayları görünce anladım. Gittiğim yerde, insanların kullandığı ekipmanlarıyla sohbet edilebilirliği hakkında genelde bağlantı kurarım. Bunun sebebi, meradaki insanları kategorize etmek değil, aksine iyi bir kamış, iyi bir makine, iyi bir çanta alan bir kişinin bir şeyleri okuyor, araştırıyor ve bu hobiye imkan doğrultusunda yatırım yapıyor olabileceğini düşünmemdir. LRF disiplininde bunu daha yoğun hissediyorum. Şimdi gelelim bunları neden anlattığıma. 56-75 gram LRF kamışları alan, kaliteli ipler ve silikonlar kullanan, Meiho'nun balıkçı çantasını tercih eden birden fazla insanı dün o merada gördüm ve birçoğu hap kadar istavritleri kovasına koymakta bir sakınca görmedi. Şimdi, bu adamlar cahil değil, eğitim ve öğretim almış, okuma yazma bilen kişilerdir.
İşte elimizde kalan diğer seçenek: Bilinç. Ne kadar bilinçliyiz, ne kadar şuurlu hareket ediyoruz? Hep kullanılan bir ifadeyle, ava ve avlağa ne kadar saygılıyız? Burada insanların yaptığı hareketlerle görüntüleri uyuşmuyor. Ava bakış açısı etten öte gitmiyor ki her yeri et olsa ne olur, ayıklayamazsın bile. Bunun yüzüne vursan suçlu olursun. Denizde balık mı biter, derler. Bitecek de bu nüfus bu hızla artmaya devam edecek. Teknoloji ilerleyecek, sahildeki olta atan insan sayısı gün geçtikçe artmaya devam edecek. Ve bilinç, işte bu artmazsa kaçınılmaz son gelecek. Bundan sonra sahteyi yüzdürmek ve spor yapmak için atçek yapacağız.