Duyuruyu Kapat
Facebook Gözat
Twitter Gözat

Amatör balıkçılara kötü haber

Konu, '3/2 Numaralı Amatör (sportif) Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen Tebliğ 2012/66' kısmında röntgenci58 tarafından paylaşıldı.

  1. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    19.945
    Beğeniler:
    10.001
    Şehir:
    İstanbul
    Selam Söyle Murat, para almasınlar bari. Sonuna kadar destekleyelim :)
     
  2. Sponsorlu Bağlantılar
  3. hcicek

    hcicek Aktif Üye

    Kayıt:
    16 Ağustos 2013
    Mesajlar:
    191
    Beğeniler:
    18
    Şehir:
    Kocaeli/Gebze
    :) Hamdi abi çok güzel bir noktaya değinmiş ve güzel temennilerde bulunan bir çok arkadaş da var, lakin ne yazıkki bu kararın doğal yaşam ve ekolojik sisteme dair en ufak bir kaygıyı taşıdığına bende inanmıyorum, geçen gün balıkçıda hamsi kutularının içine baktığımda lepistes boyutunda hamsiler vardı, dedim bu nasıl bir kıyım böyle ki eminim daha bir çoğunu ayıkılıyorlardır, adamda ee napsın bunları yakaladım diye hepsini geri mi bıraksın diyebilen bir balıkçı grubu ve ticari teknecilere sahipken kimse 2 tane oltacıyı belgelendirmenin peşine düşmesin.
    Netice-i kelam şu an tahminen 100.000 olta balıkçısı olsa ve bu kanunla bu belgeyi senelik 50 TL karşılığı yapsalar totalde yılda 5.000.000 TL yapar. Buna göre bence niyet ve gayretin sebebi gayet ortada.
     
  4. TekAdam

    TekAdam Moderatör Yönetici

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    26 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    6.226
    Beğeniler:
    2.582
    Şehir:
    İstanbul-Silivri/Selimpaşa
    Arkadaşlar,

    Konu başlığı biraz itici olmuş, bana göre "Amatör Balıkçılara İyi Haber" olmalıydı :)

    Kaç senedir üstüne basa basa konuştuğumuz konunun 42 yıl sonra tekrar düzenlenerek karşımıza çıkmış olması bence çok güzel bir haber ki, yurtdışında bu zaten varolan bir durumdur. Bu düzenleme ile Profesyonel Balıkçılık yapanlara da yeni yaptırımlar getirilmiş. Kurallara uymayanlara ağır para cezaları gündeme alınmış. Yakalanan balıklar kayıt altına alınacak. Su Ürünlerinden mezun olan kardeşlerimize iş imkanı sağlanacak. Bizlere düşen görev için neden sorun çıkardığımızı anlayamıyorum. Araç kullanmak için belge alıyoruz, tekne için belge alıyoruz, eğitimin sonunda belge alıyoruz, kara avcılığı için belge alıyoruz. Kısacası hayatımızın her alanında faaliyet göstereceğimiz herşey için belge alıyoruz. Amatör Balıkçılık için de eğitimini alarak belgemize sahip olmanın neresi kötü haber anlamış değilim.

    Daha dün açılan bu https://www.baliksevdam.com/forum/lutfen-herkez-bu-konuya-destek-versin-11431.html konuyu herkes gördü ki, örneklerini daha önceleride gördük ve oralardan yola çıkılarak 42 yıllık kanunlarda değişiklik yapılmasını sağladık. Bundan sonra kayıt altına alınan bütün ticari avlar sayesinde hiçbir balıkçı karaya limit altı balık getiremeyecek. Zaten bizim istediğimiz de bu değilmiydi, işte böyle bir şeyler değişim göstermeye başladı.

    Keşke Profesyonel Balıkçılık yapan teknelere de yurtdışında olduğu gibi araç takip cihazları zorunlu hale getirilseydi ve nerede avlandıklarını bizler bile netten takip edebilseydik. Bu Norveç'te birebir gördüğüm bir sistem, çok da başarılı çalışıyor. Üstelik kota sistemi sayesinde her balıkçı avlayacağı balığın avı serbest olduğunda Su Ürünleri'nden kotasını alarak avlanıyor. Ne bir kilo eksik ne bir kilo fazla av yapma şansı hiç yok, çünkü balığı getirdiği balıkhanede onun kayıtları tutuluyor. Kotası dolmaya yakın kendisine bildiriliyor ve o avcı da kotasını aşmadan avını sonlandırıp bir sonraki kota alacağı avını bekliyor. Üstelik ekonomiye yaptığı katkı gözler önünde sergilenmiş oluyor. Denizlerimizde yapılan balıkçılığın hiçbir şekilde doğru düzgün kayıt tutulduğunu duymadım. Göstermelik kayıtlar tabi ki, var ama sadece "iş olsun torba dolsun" mantığıyla tutulan kayıtlar.

    Sezon başlarken kocaman gırgırlar kocaman yakıt depolarına onlarca ton mazot pompalıyorlar. Mazot'u da ruhsatları sayesinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'ndan indirimli olarak alıyorlar. Tüm sezon boyunca o mazotu bitirenler çoğunlukta hatta önce bitirenler tekrar depolarını dolduruyorlar. Bunca mazot yakılmasına ve tüketilmesine rağmen karşılığında kocaman sezon boyunca 100 kasa mı balık getiriyorlar. Tabi ki, hayır ama denetimsizlik sonucu hem vergi kaçırılmış oluyor hem de mazot kaçakçılığı yapılıyor. Bunları zamanında gören ve bilen birisi olarak bunların önüne geçileceği günleri görmek benim adıma sevindirici bir durum oluşturuyor.

    Umarım bunları da düşünerek davranırız ve eğitimli amatör balıkçılar oluruz

    Herkese rast gelmesi dileklerimle, sağlıcak kalın...
     
  5. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    19.945
    Beğeniler:
    10.001
    Şehir:
    İstanbul
    Süleyman sana Aynen katılıyorum, ben hep zamanında belgeyi destekledim. Desteklerken ücretsiz verilmesini isterdim, para toplamak için düşünülmüş bir uygulama olmasaydı keşke.
     
  6. Mimaras

    Mimaras Üye

    Kayıt:
    8 Kasım 2013
    Mesajlar:
    42
    Beğeniler:
    3
    Profesyonel balıkçılık için söylüyorum, yurtdışında iş avcıyı kontrol altına almakla bitmiyor, avcı tekneyi yanaştırıp hale balığını satmaya kalktığında hal hiçbir şekilde limit altı balığı almadığı gibi anında şikayet ediyor gerekli mercilere, gerekli merciler de pek uzakta olmuyor anında tutanak tutuluyor vs...

    Süleyman Vedal Bey bir takip sisteminden bahsetmiş, bu tarz teknelere kesinlikle AIS uygulanması gerektiğini düşünüyorum ben de.

    Amatörlere gelince de, kıyıdan olta atan adam zaten çok daha iyi denetleniyor, biz amatör balıkçıların gayet güzel bir otokontrol sistemi var , bu ve bu gibi forumlarla da bu kontrol her geçen gün daha iyi hale geliyor.

    Sarı kağıttan tutun da bir ton zımbırtım var , ülkemizde evrak , belge vs almak kolay ama getirisi ne olacak? Devlete adam başı 40-50 lira maddi getiriden başka , çevresel önlem anlamında, balıkçılığın devamlılığı anlamında bir getirisi olacak mı ? Hiç sanmıyorum.

    Bu ülkede her iş yerine İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi zorunluluğu getirdiler, parayı basıyorsun uzmana imzayı atıp geçiyor eğitim falan nerdeee...

    27 yaşında bir Türk genci olarak bu tür şeylere karşı hiç inancım yok, çünkü güzel ülkemiz bu konularda böyle ...

    Bizde "eğitim şart" cümlesi reklam repliğinden ileri gitmiyor malesef...
     
  7. senihcan

    senihcan Daimi Üye

    Kayıt:
    13 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1.647
    Beğeniler:
    1.915
    Şehir:
    İstanbul

    Bu ülkede her iş yerine İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi zorunluluğu getirdiler, parayı basıyorsun uzmana imzayı atıp geçiyor eğitim falan nerdeee...
    Bu söylediğiniz durum için şuu söyleyebilirim bizim şirkete gelen eğitmen 2 saat boyunca gerçekten güzel bir eğitim verdi ve sınav uyguladı. Bu konuda aslında problem o eğitim verme yetkisi bulunan kurumlar . Ben şunu savunuyorum devlet halkın yansımasıdır . Halk ne kadar bilinçli eğitimli denizine doğasına devletine düşkün olursa hükümet devlette okadar olur . Balık konusuna gelirsek belgeyi aldık diyelim bizim bütün amatör balık forumları bir olup uygunsuz avlanan uygunsuz balıks atan herkesi anında belgeliyip şikayet etmemiz lazım çünkü balıkla ilgilenmeyen bir insan balığın boyutu nedir tekne nerde avlanıyo dinamitmi patlatmış bunları bilmez bence sorumluluk burdada bize düşüyor ve forumca diğer forumlarlada bağlantı kurup bütün telefon ve mail adreslerini forumun en üst başlığında yayınlamamız gerekiyor. Birde bu belge olayını yetkililer ile iletişime geçebilecek biri forum üyelerine toplu eğitim ve belgelendirme şeklinde uygulamalar yabilirse işte ozaman hem eğitim işe yarar hem belgelendirme.
     
  8. TekAdam

    TekAdam Moderatör Yönetici

    Yaş:
    49
    Kayıt:
    26 Mayıs 2013
    Mesajlar:
    6.226
    Beğeniler:
    2.582
    Şehir:
    İstanbul-Silivri/Selimpaşa
    Politikayı hiç sevmem ve ön yargılı davranmayı da sevmem Hamdi ;)

    Bakalım ortaya ne çıkacak, onu bir görelim ve sonrasında konuşalım. Öyle bir hale geldik ki, her işin altında başka bir şeyler arıyoruz. Hiç kimse bindiği dalı kesmez diye düşünüyorum, belki hayal gibi ama bundan sonra herşeyin daha farklı olacağını düşünüyorum. Ayrıca taslakta sadece Bakanlık'tan izin alınacağını belirtmişler, herhangi bir bedel yazılmamış ya da ben mi göremedim bilmiyorum. Sadece uymayanlara ceza söz konusu, bu da olsun ;)

    Bu açıklama da zaten konunun sonrası için önlem alınması istenmiş.

    'SINIRLARIN BELİRLENMESİ GEREKİR'
    Uzman görüşlerinin alınmasının ardından son şekli verilerek Meclis'e gönderilecek olan "Su Ürünleri Kanun Tasarısı Taslağı"ndaki söz konusu madde için net bir sınır çizilmesi gerektiğini ifade eden Amatör Olta Balıkçıları Derneği'nden (RastgeleDer) Kahraman Melek, aksi takdirde kapsamının çok geniş olacağını söyledi. Melek, şunları dile getirdi: "Bu tip bir belge özellikle iç sular için çok önemli. Ama eğitim karşılığı verilmesi gereken belgenin bir tür ticari kazanç kapısına dönüştürülmemesi gerektiğini düşünüyorum."
     
  9. murat karahan

    murat karahan Aktif Üye

    Yaş:
    47
    Kayıt:
    25 Kasım 2011
    Mesajlar:
    560
    Beğeniler:
    352
    sattim camiayi. belge 1000 lira olmali, kurs 6 ay, cezalar minimum 2000 lira olmali dedim. ben kara avina basliyorum, size byeeee
     
  10. Hamdi

    Hamdi Admin Site Admin

    Yaş:
    43
    Kayıt:
    29 Nisan 2010
    Mesajlar:
    19.945
    Beğeniler:
    10.001
    Şehir:
    İstanbul
    Golfe başla daha rahat bir hobi :p
     
  11. fthdmr

    fthdmr Aktif Üye

    Yaş:
    34
    Kayıt:
    5 Haziran 2013
    Mesajlar:
    655
    Beğeniler:
    252
    Şehir:
    İstanbul\ tuzla
    Vatan Gazetesinden Alıntıdır



    Hobi amaçlı balık tutmak için de 'belge' alınması gerektiği haberi üzerine atladık Galata Köprüsü'ne gittik... Balıkçılar isyanda; ''Bunlar hep para tuzağı!''
    MEHMET ÖZDOĞAN gazetevatan.com özel
    52 yaşındaki Rıfat Bey 9 yıldır burada... Engelli ve iş bulamıyor. Haftanın 3-4 günü onca yolu tepip Halkalı'dan Galata Köprüsü'ne geliyor. Bugün denizden hayır yok; saatler sonra ilk balık oltaya takılmış. Yüzünde güller açıyor. Mutlu adama kötü haber verecek olmanın çekingenliğiyle yaklaşıyorum...

    200 LİRA PARA CEZASI

    Bugün balıkçıların hepsi yasta desek yeridir. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, balıkçılara ve balıkçı teknelerine yönelik kuralların sil baştan belirlendiği "Su Ürünleri Kanun Tasarısını" tamamladı. Tasarıya göre, 18-60 yaş arasındaki kişilerin spor veya dinlenme amaçlı balık avcılıkları Bakanlık iznine bağlanacak.Gölde, deniz kenarında oltayla ya da kayık ve teknelerle hobi amaçlı balık tutanlar önce Bakanlıktan izin alacak. Bunu ihlal edenler 200 lira para cezasına çarptırılacak. Belgenin alımı ise biraz teferruatlı... Milli Parklar veya Balık ve Su İşleri'ne başvuru yapılıyor. 2 fotoğraf ve kimlik fotokopisiyle dilekçe veriliyor. Daha sonra birkaç saatlik bir eğitime tabi tutuluyor bu hobiyi gerçekleştirmek isteyenler, o eğitimi geçenler belgelerine kavuşuyor.



    İKAZ EDİP GİTTİLER

    Rıfat Amca önemsemiyor önce söylediklerimi; "Aman bırak Allah aşkına... Yıllardır var güya öyle bir belge. Gören, bilen yok. 1-2 kere buraya kontrole gelen de oldu. Belgen var mı diye sordular, 'Yok' dedim; gittiler. Bir daha da gelmediler. Yine gelmezler. Balıkçı adam, içkici olur diye bir önyargı var onlarda. Akıllarınca bunu engellemeye çalışıyorlar."

    ÖNCE MİDYECİLERİ ENGELLESİNLER

    Sonra durumun ciddiyetini anlayınca sinirleniyor: "O belgenin maliyeti 100 lira. Eğitim filan da alman gerekiyor. Onları da paralı yaparlar kesin. Yahu kardeşim ne istiyorsunuz bizden? Şunun şurasında tuttuğumuz günde 2-3 balık. Önce trolleri temizlesinler. Midyecileri engellesinler. Midyenin kökünü kurutuyorlar."

    BİR BALIKÇI FIKRASI DER Kİ...

    Biraz ileride başka bir balık sevdalısı, Mithat Uçankış var. 53 yaşında, 3 çocuğu var... 8 sene önce işi gücü bırakmış. Haftanın 7 günü, aralıksız buraya geliyor; günün 12-13 saatini burada geçiriyor.
    Yasaktan haberi olmuş, meşhur bir balıkçı fıkrası varmış, onu anlatıyor hemen: "Adamın biri kızını evlendirmiş. 1 sene sonra sormuş kızına 'Evlilik nasıl gidiyor?' diye. 'Baba, çok mutsuzum. Her gün içkili geliyor eve, kumar oynuyor, aldatıyor da beni' demiş kızı da. Cevap vermiş baba: 'Kızım gelip geçici hevestir, birkaç aya düzelir.' Öteki sene bir daha sormuş, 'Baba işi gücü bıraktı. Balık tutmaya gidiyor her gün.' Babası bu defa demiş ki; 'Topla pılını pırtını. O adamdan hayır gelmez artık!' İşte böyle bir şey balıkçı olmak, öyle bir tutku. Benim kimseye zararım yok burada. Ne yapayım, işsiz güçsüz kahvehanelerde mi oturayım? Kumara içkiye mi başlayayım bu saatten sonra? İnat değil mi; vermeyeceğim o parayı o belge için. İzin yok beni soyanlara!"



    ALKOLİK Mİ OLALIM?

    Tam da Mithat Bey'in işaret ettiği sorunla karşılaşıyoruz 2-3 dakika sonra. Remzi, 32 yaşında. 5 yıl öncesine kadar şişenin dibini görmeden kalkmazmış masadan. Balık tutmaya başladıktan sonra bırakmış içkiyi. Onun da sorusu aynı: "Hadi ben hazmettim Allah'ın balığını tutmak için para vermeyi devlete. Bir de o belge çıkmazsa içkiye geri mi döneyim? Bunu mu istiyor devlet? Alkolik mi olalım?"

    BU YASA SAMİMİ OLSA...

    Yasa 18-60 yaş arasını kapsıyor. 65 yaşındaki Ahmet Natık Hasekil'e 'Siz yırttınız!' diyorum. Onun derdi başka: "Benim burada 15 yıllık arkadaşlarım var. Burada tanıştık. Burada dertlerimizi paylaştık. 58 yaşında bir can dostum var mesela. Ya istemezse belge filan almak? Cayarsa ya? Yazık bu dostluklara... Bakın, mesele belgenin masrafı filan değil. Bu işi seven adam zaten verir o parayı. Ben 8 yıldır Allah'ın her günü buradayım. Günde 30-40 lira harcıyorum zaten bu zevk için. Ama bu yasak yüzünden bu hobi caydırıcı olacak. Gençleri kazanmaya çalışıyoruz biz. Kötü alışkanlıklarından kurtulmaları için. Eğer samimi bir yasa değişikliği olsa, tüm bu işlemleri ücretsiz yaparlar. Gelirler, yerinde eğitim verirler. Belgeyi de hemen bu köprünün üstünde balıkçının eline tutuştururlar. Diğer türlüsü soygunculuktur."

    BELGE NEYİ DEĞİŞTİRİR Kİ?

    Köprüde kime sorduysak, herkesin söylediği tek bir şey var: "Biz burada 3-5 balık tutuyoruz günde. Ama 1-2 aydır felaket bir Suriyeli akını var. Günde 2-3 kilo balık tutup, sonra kayıt dışı satıyorlar. Önce onlarla ilgili bir önlem alınması gerekiyor."

    Onlardan biri de Yaşar Hakan Selvi. 45 yaşında. 35 yıldır burada balık tutuyor. Önceleri babası getirirmiş. Şimdi babası kanser hastası, gelemiyor. Ama babasına her gün rapor veriyor Yaşar Bey, "Bugün balık vardı, yoktu. Sana şu ahbabının selamı var." Ve diyor ki, "Ben akşam gidip, günün özetini geçtiğimde bile babam hayat doluyor. Dinlemek bile yetiyor ona... Benim yasayla ilgili itirazım şu: Eğer bu düzenleme küçük balıkların avlanmasını engellemek için yapılıyorsa, belgesi olan adamın yapmayacağı ne malum? O belge bunu nasıl engelleyebilir ki?