Evet arkadaşlar anlatacağımın adına uzun bir macera mı deyim yoksa bin küsür kilometreden gelen nasip mi deyim bilemedim. Tercihi size bırakıyorum.
Pazartesi günü ilçe başkanı olduğum sivil toplum kuruluşunun, il başkanı beni aradı ve şu konusma geçti aramızda özetle...
-Başkanım bana 3 kişinin adını ver dedi.
-Hayrola ne için başkanım, dedim
-Ya unuttun mu Türkiye geneli kongremiz için dedi.
-Tamam başkanım dedim iki kişi zaten hazır 3. kişiyi bulup yarın söylerim, dedim.
Görüşme bittikten sonra afalladım, okulum yeni binaya geçişi ile oluşan iş yoğunluğundan böyle bir kongrenin olduğunu unutmuştum.
Şubat tatilinde bazı engeller yüzünden yeteri kdar tatil yapamamış, tatilimin bir haftasını ziyan etmişim. Benim için de iyi bir fırsat olacağını vr Şubat tatilinin telafisi olacağını düşündüm.
Aklıma ilk gelen şey deniz kenarına gittiğimiz gerçeğiydi. Akdeniz'e gidecektik ve ben Akdeniz'de daha ince hiç av yapmamıştım. Kongrede ne olacak ne bitecek düşünmeye fırsat bulamadan hemen foruma konu açmak geldi aklıma çünkü konuşma pazartesi günü olmuştu ve takip eden çarşamba akşamı yola çıkılacaktı...
O bölge için hangi takımları götürecektim, hava durumu nasıldı? Hangi balıklar var? Nasıl bir takım kullanmalıydım? Hangi saatlerde avlanmalıydım? Hangi yemi kullanmalıydım?
Konuyu açtım ve hepsini yazdım. Soğolsun forum arkadaşlarımız çok yardımcı oldular .Salı akşamı oturdum takımları hazırladım.
Yola çıkacağımız zaman bir şekilde geçmişti. Yol ve hava durumdan kötü haberler vardı. Şanlıurfa'dan Antalya'ya Konya üzerinden geçecektik. Yolun kötülüğü sebebiyle mersin üzerinden kıyı şeridini kullandık. Ancak o bölgeye 20 yıldır kar yağmamasina rağmen ne büyük güzelliktir ki belki kimsenin görmediği çok güzel manzaralarla birlikte yolumuza devam ettik.
Otele vardığım günün akşamında av için birkaç saat bulamama rağmen yorgunluk ağır, uyku da daha tatlı geldi.
Ertesi gün zorluklarla sabah suyuna kalktım geç se olsa meraya vardım. Ancak hava şartları çok kötüydü. At çek yapacaktım. Rüzgar yüzünden epey zorlandım ve avı kısa kesip 1 saat sonunda elim boş döndüm. Günün toplantıları vms yüzünden ve rüzgarın kesilmemesi yüzünden aksam yorgunlukla birlikte uyumayı tercih ettim.
Cuma günü olduğunda bölgede yemli aviyla için kullanılan yemleri temin etmek ve Kısa bit Alanya türü yapmak için Serik ten 80 km kadar yol alarak Alanya da Egetech Mağazasına vardık. Vaktim çok kisitliydi. Mağazada forum üyemiz melanur Hüseyin bey de oradaydı. Hoş karışması ve alış verişten sonra bizi gideceğimiz yere kadar bıraktı. Ayrıca bana bir balıkçının bir balıkçıya verebileceği en anlamlı hediyeyi verdi. Bu sebeple çok teşekkür ediyorum. Kullanmaya koyar miyim bilemiyorum.
Artık hiç birnrksigim kalmamıştı ama zaman gid gide daralıyordu. Kaldığım otele çok geç saatlerde varabildim. Akşam suyu yine yalan olmuştu ve hava hiç düzelmemişti . Yapacak tek şey yemli avdı. Güzel bir uykudan sonrs sabah kahvaltısı da yapıp meraya vardım. Saat 8 gibi sülünez leri bağlayıp oltayı attım. 100 metre civarı bir atıştı. Bölgeye saat 9 gibi balıkçılar gelme başladı. Tabi benim olta suda ydı. Herkes daha kısa kamışlar ve küçük kurşunlar kullanıyordu. Garibime gitti. Ben hava şartları çok düzgün olmasa da at çek yapıyordum. Derken kamışın üçünün sert darbelerle eğilimini gördüm. Koştum ve oltayı yokladım. Tasma atmaya gerek bile kalmamıştı balık sürekli vuruyordu. Önce sert bir şekilde ne olur ne olmaz diye yine de kamışı çektim geriye ve sonra vuruşları hisseden hisseden balığı kıyıya çıkardım.
Daha sonra yemlerime dadanan bir yengeç oldu. Bunu da paylaşayım istedim. Kendiliğinden kancaya oturmuştu.
Kıyıya vuran bir deniz anası dikkatimi çekmişti.
Akdeniz'de ilk balığımı almıştım. Bölgedeki bir kaç balıkçı da balığı görünce yanıma geldi. Yabancı olduğumu söyledim vs. Derken Kendilerince taktik veriyorlardı. Sağolsunlar uzun zaman orada kalacak olsam işime yarayacak bir çok şey öğendim.
Saha sonra çok şanslıyım sabah çayı na davet ettiler.
Bir bucuk saat daha beklemem rağmen bir daha balık vurmadı. Toplantım olduğundan mecburen otele dönüş yaptım. Akşam suyunu sabırsızlıkla bekliyordum. Ancak olmadı kafile pazar günü değil de cumartesi gecesinden yola çıkmam kararı almıştı. Bölgeyi tam tanımış bir çok şey öğrenmişken ayrılmak zorundaydım.
Ancak bölgenin güzelini sebebiyle odama gidip toparlanırken hep geri geleceğimi hayal ediyordum.
Başından beri sürekli destek veren ve paylaşımda bulunan bütün üyelerinimize, (
@coner) Eşref abime Sürekli motivasyonumu sağlayan ve başlığı takip eden (
@mrt55) Murat Bey'e özellikle Alanya'da bizi güzel karşılayan ve hediyeler veren (
@melanur) Hüseyin Bey'e Hemşerim olduğunu öğrendiğim Egetech Mağaza sahibi Mesut Bey'e (
@zaad) Zafer Bey'e (
@YEKTA) Yekta Bey'e (
@Levreko) Fatih Bey'e (
@Stolz) Gürbüz Bey'e
@Barış Akselim'e
@Yusuf007 'ye (
@agartan) Şeref Bey'e (
@zarg) Mustafa Bey'e ve bana avlak yerleri konusunda ve sistemler konusunda bilgi veren otel personeline sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Bunlarda Hüseyin abimin hediyeleri.
Sonuç olarak Akdeniz'de ilk balığımı avladım aynı zamanda kış aylarında av yapamama fobimi de yenmiş oldum....
Şeytanın bacağını sonunda kırmıştım.
Aslında yazılacak bir sürü şey var ama küçük bir balığın küçük bir hikayesi olsun istedim.
Sevgilerimle....