TEKNOTURK
Daimi Üye
- Katılım
- 30 Nis 2010
- Mesajlar
- 899
- Tepkime puanı
- 68
- Puanları
- 28
- Konum
- Afyonkarahisar
- Adı
- Erkan Keskin
- Kan Grubu
- B Rh Pozitif
Bu konudan geri kalsam olmazdı, ben de bir bekar olarak deneyimlerimi anlatayım 
2007'de başladı bu balık merakı bende. İlk yıl herhaftasonu ve haftaiçi 1-2 akşam devamlı balıktaydım. O zamanlar Beşiktaş sahilde istavrit boldu. Arkadaşlarımdan 1-2 kişi de benim gibi heveslenip 1-2 ay balığa gelse de benle genelde duyanlar "Iyy çok sıkıcı ya, öyle bekliyeceksin balığı falan diyordu" Genel durum bu şekildeydi fakat olayın detayında birşeyi farketmiştim
Beşiktaş sahil felaket balık yapıyor, balık da kız yapıyordu
(Akıcı olsun diye böyle yazdım) Yani kızların ilgisi bol oluyordu
Balık tutmaya başladığımı duyan çevremdeki arkadaşlar ve onların arkadaşları sayesinde, sohbet ortamında balık muhabbeti açılıyor, 10'da 9'u "Iyyy iğrenç", 10'da 1'i ise "Aaaa ne güzel, çok merak ettim, çok merak ediyorum ben de, beni de götürsene ava, bana da olta alalım, ben de gelirim hep seninle" gibi tepkiler veriyor ve hem balık avına hem de bana olan ilgisini belli ediyordu
Gelelim vermek istediğim mesaja... Balık merakımın en yoğun olduğu dönemde kız arkadaşlarımın hepsi ilk 1-2 avda çok eğleniyor, iğneden balığı almak, makinayı sarmak derken fotoğraflarını çektiriyor, sonrasında ise balık avına taş koyuyordu
"Haftasonu balığa gidelim" deyince artık bahaneler konulmaya başlanıyordu önüme. Yok "şurda şu var, ona gidelim" yok "şuraya gidelim" diye ısrar etmeler. 1 hafta önce balık sevdalısı olan arkadaş, şimdi yok ortalarda...
Tabi artık aradan biraz zaman geçmiş ve çift olmuşsundur. Yani kendi başına hareket etmek artık imkansızlaşmıştır, devamlı direktifler gelir ve geneli balığa gitmekten uzak şeyler. Balığa gitsen habersiz, sanki "insan haklarına" aykırı bişey yapmışsın gibi, ültimatomlar, sitemler gelir. Gittiğine gideceğine pişman edilirsin. Sonuç olarak bir bakmışsın, kancayı meğer sen yemişsin, lütfeder de kalama verirse oltacıbaşı* sahile inebilirsin.
Ant içmişler sanki bayanlar, evlenmeden bile balığa gitmek için izin almak zulüm olabiliyor bize



2007'de başladı bu balık merakı bende. İlk yıl herhaftasonu ve haftaiçi 1-2 akşam devamlı balıktaydım. O zamanlar Beşiktaş sahilde istavrit boldu. Arkadaşlarımdan 1-2 kişi de benim gibi heveslenip 1-2 ay balığa gelse de benle genelde duyanlar "Iyy çok sıkıcı ya, öyle bekliyeceksin balığı falan diyordu" Genel durum bu şekildeydi fakat olayın detayında birşeyi farketmiştim
Beşiktaş sahil felaket balık yapıyor, balık da kız yapıyordu
Balık tutmaya başladığımı duyan çevremdeki arkadaşlar ve onların arkadaşları sayesinde, sohbet ortamında balık muhabbeti açılıyor, 10'da 9'u "Iyyy iğrenç", 10'da 1'i ise "Aaaa ne güzel, çok merak ettim, çok merak ediyorum ben de, beni de götürsene ava, bana da olta alalım, ben de gelirim hep seninle" gibi tepkiler veriyor ve hem balık avına hem de bana olan ilgisini belli ediyordu
Gelelim vermek istediğim mesaja... Balık merakımın en yoğun olduğu dönemde kız arkadaşlarımın hepsi ilk 1-2 avda çok eğleniyor, iğneden balığı almak, makinayı sarmak derken fotoğraflarını çektiriyor, sonrasında ise balık avına taş koyuyordu
"Haftasonu balığa gidelim" deyince artık bahaneler konulmaya başlanıyordu önüme. Yok "şurda şu var, ona gidelim" yok "şuraya gidelim" diye ısrar etmeler. 1 hafta önce balık sevdalısı olan arkadaş, şimdi yok ortalarda...
Tabi artık aradan biraz zaman geçmiş ve çift olmuşsundur. Yani kendi başına hareket etmek artık imkansızlaşmıştır, devamlı direktifler gelir ve geneli balığa gitmekten uzak şeyler. Balığa gitsen habersiz, sanki "insan haklarına" aykırı bişey yapmışsın gibi, ültimatomlar, sitemler gelir. Gittiğine gideceğine pişman edilirsin. Sonuç olarak bir bakmışsın, kancayı meğer sen yemişsin, lütfeder de kalama verirse oltacıbaşı* sahile inebilirsin.
Ant içmişler sanki bayanlar, evlenmeden bile balığa gitmek için izin almak zulüm olabiliyor bize
