Çapari yapımında az sayıda bildiklerim ve öğrenmek istediklerim...

Bence öğretici de olmuş.
Ben de çapari bağladığım eski zamanlarda ilk yöntemi kullanırdım.
Eğer palamut çaparisi yapacaksam da ikincisi gibi ya da benzer şakilde bağlardım.

Bana göre o özellikle gösterdiğiniz kırmızı kısma taklımaya çok gerek yok.
O kısım ısıyla daralan makaron benzeri bir şey olabilir.
Hazır boyalı kösteklerle de çapari yaptım, herhangi bir bobinden kendi hazırladığım renksiz misinalarla da.. Yeri geldi o son gösterdiğiniz hazır kösteklerle de..

Hazır kösteklerdeki en büyük sorun istediğiniz misina numarasına bağlı istediğiniz boydaki iğne ve aradığınız renkteki simlerden oluşan kombinasyonları bulamamak. Bu da bizi kendi tasarımımızı üretmeye iten en önemli etken..

Ava gittiğim zamanlarda ne kimselerin tutamadığı zamanlarda balık tuttum, ne de çoğunluğun tutabildiği zamanlarda ben elim boş döndüm. Balık var ama yemiyor durumuna pek düşmedim.

Bu anlattıklarım istavrit ve kolyoz için geçerliydi.

Palamut için de tekneden birçok kereler çapari çektim ama başarıyı etkileyen asıl etkenler renk, kalınlık ve çaparinin düzgünlüğünden ziyade hız, derinlik gibi teknik sorunlardı.
 
Özgür(oğlumun ismi🙂)iğnenin palasına simleri yerleştirirken ezik yerin çok az bişi altına denk getirirsen simleri bağladığında yani bitince tekrar kesmek zorunda kalmazsın.Bende ilk yöntemle bağlıyorum çaparilerimi.
 
ilgilenenlere teşekkürler.
anladığım kadarı ile istavrit çaparisini daha hızlı olması açısından ilk videodaki gibi bağlamakta fayda var.
daha ileri teknikler elbet vardır. bahsedilen hazır çaparinin tek üstünlüğü o dibindeki kırmızı mühür mumu gibi olan ama sert damla. bunun da malzemesinin ne olduğu bir gün karşıma çıkar.

benden az bilenlere ilk video parlak olmasına rağmen yardımcı olmuş olabilir.
ben de doğru yolda olduğuma inanıyorum.
kırmızı marker ve şişede cam boyası aldım. sonuçları paylaşacağım.

teşekkürler ve rastgele...

(özelden gönderilen öneriniz için teşekkürler, dikkate alacağım)

ps: eğer vakit bulursam çelik ve hırsızlı lüfer yemlisi (mantarlı) nasıl yaptığımın videosunu çekeceğim. çaparide acemiyim ama onda iddialıyım. benim kadar emek veren mutlaka sonucunu alacak. umarım yakında videosunu çekip paylaşırım. - ha bir şey daha söylemem lazım burada; piyasada 3.5 tş ye satılan mantarlı çinekop takımları da benimkine yakın iyidir. videoyu çekince emeğin büyüklüğünü görüp belki de değmediğini düşüneceksiniz- evet değmiyor olabilir, eğer yapım aşaması da sizin için keyif değil ise, benim için balıkçılığa dahil, o da bir keyif...
 
eline sağlık şimdi bir yanım depreşti ,bahçede dağınık duran takımlarımla oynamaya gidiyorum yarım bıraktığım çapari bağlama işine dönüyorum
 
Ellerinize sağlık Özgür bey, güzel bir konu olmuş. Zamanla yapılacak katkılarla daha da gelişecektir. Teşekkürler.
 
👍 👍 👍
Konuyu açtığınızdan beri takip ediyorum, takdire şayan. Bir amatörün kendi malzemelerini hazırladığı zaman ruhunu daha iyi beslediğini düşünüyorum.
Konuya nasıl katkı verebiliceğime gelince, belki ilerde. Çünkü ben daha yeni başladım bu balık sevdasına. Şimdilik hazır aldığım bir kaç çaparinin bedenini değiştirmekten ileri gitmedi. Oda uzağa atma isteğimden. Hazır çaparilerin bedenleri zayıf veya düğümlerinden patladığı için.
Yazın Darıca sahilinde birçok kişi istavrite çapari sallarken, tanımadığımız bir arkadaş geldi yanımıza. Balığın nazlı olduğu dönemdi sanırım. Herkes 2-3 atışta bir tane çekerken, o arkadaş her attığında 7 li veya 8 li istavrit çekiyordu. Yarım saatten az fazla zamanda yaklaşık 2 kg balığı yakaladı. Biz aynen 😡 Dayanamadım, takımlarını toplarken yanına gittim. Önce tebrik ettim tabiki. Bizim neyimiz eksikti veya sizin neyiniz farklı diye sordum. Oda gayet sakin çaparisini kendi yaptığını, her renkte sim ile çalıştığını ve aynı rengin farklı tonları ile denemeler yaptığını, hangi saatte hangi simin başarılı olduğunu artık öğrenerek bu günlere geldiğini söyledi. Tabiki sörf kamış farkı ve bizim kullandığımız kurşunun nerdeyse 3 katına yakın ağırlıkla uzağa atabilmesinin etkisi de vardı.
Biz aynı senorya yı bir hafta sonra yine yaşadık. Biz kişi başı 4 saatte belki ancak yarım kilo istavrit yakalarken, o arkadaş geldi ve 1 saat bile dolmadan 2 kilo kadar istavriti tuttu. Biz yine biraderlerle tabiri caizse dumur vaziyette oltalarımızı toplayıp, Gebze'ye söylene söylene (kendimize kızarak) çıktık.
Anlaşılan bu konu yani çapari hakkında biz ilkokul 1. sınıftayız, o arkadaş doktorasını yapıyordu. Özgür Bey kardeşim sizde master derecesine ulaşmışsınız . Konuyu ilgi ile takip edeceğim.🙄
Rast gele.
 
öyle bir seviyeye ulaştığımı düşünmüyorum. ne çapari meselesinde ne de genel olarak balıkçılıkta.

bugüne kadar öğrendiklerim, yarım yamalak bildiklerim gösteriyor ki; balıkçılıktaki bilgiler toplamı bir derya, keşfedilecekler de var hala. balıkçılık için -bildiğim kadarı ile bir üniversite olmadığından - insanlar bu işleri bilmenin öğrenmenin kolay olduğunu düşünüyorlar dışarıdan. oysa bu işe biraz olsun gönül vermiş biri, bir ustayı iki gün izledikten sonra bile anlayabilir ne kadar çok bilginin toplamından oluşuyor ustalık.

ben öncelikle doğuştan gelen aceleciliğimi yenmeye gayret ediyorum balıkçılıkla.

bahsettiğiniz arkadaşın size göre avantajlı olduğu durumu, ben (okuyan arkadaşlarım var ise alınmasınlar) silivri sahilinde tekne ile diğer teknelere göre yaşayabildiğimi düşünüyorum. avantajlara gelince:

1. konuların birinde görebileceğiniz gibi balıkbulucu için küçük tekneye bir aparat yaptım, tekne ile hızlı yer değiştirip (çapariyi askıda tut, marşa bas, balığı bul, stop et, çapariyi sal) sürekli balık sürüsünün üzerinde ve derinliğini bilerek avlanıyorum.
2. 220 cm çok duyarlı kamış ile avlanıyorum. el ile avlanmaya göre sayısız avantajı var. karışma, dolaşma, yok üstüne bastın, yok rüzgar havalandırdı yok. kamışın kendi boyunun avantajı ile çaparinin tümünü havada tutup yer değiştirebiliyorsun, veya balığı toplayabiliyorsun
3. ince takım bir avantaj ama benim avantajım olmuyor, zira diğer tekneler de ince takım kullanıyor. ancak fc misina ve 1,5 katı kadar köstek sayısı benim avantajım oluyor.
not: daha fazla köstek için yöntem değiştirmek gerekiyor. sizlerin de bildiği benim de denemiş olduğum bir kaç yöntem var. örnek olarak: el oltası ile olta tarafı ve kurşun tarafı klipsli fırdöndülü, kurşun değiştirerek sancaktan al iskeleden ver yöntemi. başka derinliklerde başka çapari balıkları için bir mantığı olabilir ama ben denedim, 30 kösteği sağdan sola verene kadar kamışlı çapariyi 3 kereden fazla doldurup topluyorum. bende işe yaramıyor.
ya da teknenin bir yerine dolayıp (Y şeklinde çatal gibi dikmeler yapılıyor -yapmadım fotoğrafını gördüm- çaparinin tümünü içeri alma işi gibi. bu da ancak palamut çaparisi gibi hareketli yapılan bir avda ve büyük ağaç tekne ile mantığına kavuşuyor. dediğim gibi kamış ve kısa köstekli 15'li çapari en mantıklısı. köstek adedinden kaybettiğini hısdan kat be kat kazanıyorsun. ayrıca balık daha geniş bir derinlik aralığında ender olarak bulunuyor, başka bir ifade ile balık zaten suda 3m yer kaplıyor ve senin 15'lin orayı tarıyor, bunun üzerinde 7 altında 7 iğne olması çok çok da dolacak anlamına gelmiyor.
bu madde uzadı, sözün özü bu avantaj olta seçimi farkı. bazı arkadaşlar 15'li çapari 10'lu dan avantajlı ise, o zaman 20 li yapsın diye düşünebilir diye açıkladım. o işte öyle olmuyor. 15 optimum oluyor.

devam edecek...
 
Back