öyle bir seviyeye ulaştığımı düşünmüyorum. ne çapari meselesinde ne de genel olarak balıkçılıkta.
bugüne kadar öğrendiklerim, yarım yamalak bildiklerim gösteriyor ki; balıkçılıktaki bilgiler toplamı bir derya, keşfedilecekler de var hala. balıkçılık için -bildiğim kadarı ile bir üniversite olmadığından - insanlar bu işleri bilmenin öğrenmenin kolay olduğunu düşünüyorlar dışarıdan. oysa bu işe biraz olsun gönül vermiş biri, bir ustayı iki gün izledikten sonra bile anlayabilir ne kadar çok bilginin toplamından oluşuyor ustalık.
ben öncelikle doğuştan gelen aceleciliğimi yenmeye gayret ediyorum balıkçılıkla.
bahsettiğiniz arkadaşın size göre avantajlı olduğu durumu, ben (okuyan arkadaşlarım var ise alınmasınlar) silivri sahilinde tekne ile diğer teknelere göre yaşayabildiğimi düşünüyorum. avantajlara gelince:
1. konuların birinde görebileceğiniz gibi balıkbulucu için küçük tekneye bir aparat yaptım, tekne ile hızlı yer değiştirip (çapariyi askıda tut, marşa bas, balığı bul, stop et, çapariyi sal) sürekli balık sürüsünün üzerinde ve derinliğini bilerek avlanıyorum.
2. 220 cm çok duyarlı kamış ile avlanıyorum. el ile avlanmaya göre sayısız avantajı var. karışma, dolaşma, yok üstüne bastın, yok rüzgar havalandırdı yok. kamışın kendi boyunun avantajı ile çaparinin tümünü havada tutup yer değiştirebiliyorsun, veya balığı toplayabiliyorsun
3. ince takım bir avantaj ama benim avantajım olmuyor, zira diğer tekneler de ince takım kullanıyor. ancak fc misina ve 1,5 katı kadar köstek sayısı benim avantajım oluyor.
not: daha fazla köstek için yöntem değiştirmek gerekiyor. sizlerin de bildiği benim de denemiş olduğum bir kaç yöntem var. örnek olarak: el oltası ile olta tarafı ve kurşun tarafı klipsli fırdöndülü, kurşun değiştirerek sancaktan al iskeleden ver yöntemi. başka derinliklerde başka çapari balıkları için bir mantığı olabilir ama ben denedim, 30 kösteği sağdan sola verene kadar kamışlı çapariyi 3 kereden fazla doldurup topluyorum. bende işe yaramıyor.
ya da teknenin bir yerine dolayıp (Y şeklinde çatal gibi dikmeler yapılıyor -yapmadım fotoğrafını gördüm- çaparinin tümünü içeri alma işi gibi. bu da ancak palamut çaparisi gibi hareketli yapılan bir avda ve büyük ağaç tekne ile mantığına kavuşuyor. dediğim gibi kamış ve kısa köstekli 15'li çapari en mantıklısı. köstek adedinden kaybettiğini hısdan kat be kat kazanıyorsun. ayrıca balık daha geniş bir derinlik aralığında ender olarak bulunuyor, başka bir ifade ile balık zaten suda 3m yer kaplıyor ve senin 15'lin orayı tarıyor, bunun üzerinde 7 altında 7 iğne olması çok çok da dolacak anlamına gelmiyor.
bu madde uzadı, sözün özü bu avantaj olta seçimi farkı. bazı arkadaşlar 15'li çapari 10'lu dan avantajlı ise, o zaman 20 li yapsın diye düşünebilir diye açıkladım. o işte öyle olmuyor. 15 optimum oluyor.
devam edecek...