Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Çapari yapımında az sayıda bildiklerim ve öğrenmek istediklerim...

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
4. renk ve iğne seçimi. bu bir avantaj ama ben bunu çok büyük bir avantaja dönüştürmeyi beceremedim. nedenine gelince;
kullanılması gereken iğne boyutunu ilk 10 dakikada anlayabilirsin. basit: balık kıraça 13-12-11 numara, balık istavrit 10-9-8 numara, balık eşek istavriti kolyoz da bulunabilir 7-6-5 numara.
renk ve sim kombinasyonları ise apayrı bir konu. önce bir müddet 3'er iğnesi aynı renkten 5 ayrı renkli 15'li çapariyi salmak lazım. balığın hangisini tercih ettiğini anlamak için. ancak bu da kesin sonuç vermez, beyazlar üstte diyelim, balıkla buluşamadığı için cezbedememiş de olabilir. ayrıca avlanırken güneşin açısı da 1 saatte değişecek, giderek su kızıllaşacak, o zaman işler de belki değişecek. bizim akşamüstü balığı dediğimiz işin süresi hepsi hepsi 3 saat. 17'de çıkıp 20:30 da dönüyoruz. bunun yolu var, balığı bulması var. oltayı açması var, var da var. kemiksiz balık tutulan süre 2 saati biraz geçkindir. bu süre arama tarama yapmak için yeterli bir süre değil. sen orada rengarenk çapariler indirip balık neyi seviyor diye fal bakarken yandaki tekne standart yeşil simli ile - balık çok sevmedi ama atlıyor diyelim- 3'lü 5'li çeker, atı alan üsküdar'ı geçer sen oyalanırken.
satılan hazır çaparilere, özellikle de hazır kösteklere bakalım. istavrit çaparilerinde nicedir gerçek tüy kullanılmıyor. - ben 20'li yaşlardayken sadece tüy vardı, bu simler filan olsaydı kıyım olurdu herhalde o bollukta, gerçi yetiştiremiyorduk tüyle de, şimdi haksızlık da etmeyelim geçen yaz istavrit iyiydi. - simlerde en çok satan renklere bakın. ben gözlemleyince sırası ile yeşil - beyaz - sarı görüyorum. bu renkler iş yapmasa adamlar satamaz, daha çok benim gibi kırmızıların turuncuların morların peşine düşen adam olur, işlerinden olurlar, demek ki bu renkler genelde iş yapan renkler. yoksa moru da bağlamak yeşili bağlamak ile aynı iş, aynı emek.
ben bu bitmez derde karşı söyle bir palyatif çözüm buldum: bahsettiğim 15'li çaparilerimi 2 ayrı renkten yapıyorum. 7+8 şeklinde. bundan da iki değişik takım yapıyorum. toplam 4 renk oluyor elimde. bir çaparide bu renkten koyu olanını yukarıda (7) açık olanını aşağıda (8) kullanıyordum ki; forumda rapala renkleri ve derinlikte renkler ile ilgili bir konu okurken bunun külliyen anlamsız olduğunu görmüş oldum.
sonuç itibari ile seçeneklerim 2'ye düşüyor. iki çaparim var elimde . biri yarısı yeşil yarısı sarı, diğeri ise yarısı turuncu yarısı beyaz. genelde ilk attığım fena iş yapmazsa, onu toplayıp, dur şunu da deneyeyim karşılaştırayım diyecek kadar deneysel değilim, dediğim gibi öyle bir zaman yok, olsa denerim. çok deneme zaman kaybına yol açıyor. orta karar bir doğru bulup o günü kapatmak lazım.
bir de genel inanışların oluşuyor. ben sarı rengi optimum, tüm zamanların en kötü orta karar iş yapar rengi olarak görüyorum. bir renk hakkın var deseler sarı seçerim.

sizin sahilden atıp sizden fazla balık alan kişi ile ilgili hikayenize gelince; sahilden lüfer ailesine dair böyle anılarım var, ancak istavrit için hiç hatırlamıyorum. bu da normal, 1 senedir çapari hazırladığım için (ancak yazın her gün hazırladığım düşünülürse bayağı bir saat emek yapıyor) boğazda kendi çaparimi bir kaç kez atma fırsatı bulabilmişimdir ancak. çapari ile ilgili ben de hazır takımlar kullandım. hep de sizler gibi orta-karar rıskını çıkaran oldum. hele bu sene yemlik canlı istavritin adedini 1TL'ye satın aldığım günler oldu. 2 saat tek istavrit alamadığım, canavarın da kol gezdiği çıldırtıcı günlerdi. defne yaprağını alınca 8 parça yem yapıyordum. kimse kalkıp yazık değil mi o balığa demesin, normalde yazık, ben de parçalamamışsam suya bırakıyorum ancak suda sarıkanat var ve atacak et yok iken bir yaprağa acıyamıyorum.

dediğim gibi balıkçılık tümünü öğrenmeye ömrün yetmeyeceği bir bilgiler bütünü. herkes bu işin farklı bir yanını seviyor. mesleği olanları bir yana bırakırsak,

bazıları sırf zaman geçirmek istiyor, aynı zamanda tavla da oynayabilri, balık denk gelmiş sadece...

bazıları dinginlik ve doğa için bu işe bulaşmış, balık tutmuş tutmamış önemli değil, o doğanın içinde otursun sadece.

bazıları daha çok balık yakalamanın derdinde, bunu anlayamıyorum. ne kadar çok yakalayabilirsin ki ötede trol teknesi varken kamışla, hadi yakaladın diyelim ne yapacaksın ki kendine ve komşuna yeten ve artan balıkla.

bazıları en büyük balığı yakalamanın derdinde, ki onlardan değilim, belki öyle Allah vergisi bir denizde olsam büyük ihtimalle onlardan olurum, ama onları anlıyorum, trofeyi...

ben ise bildiğim bir kaç numarayı birbirine eklemeyi, yeni numaralar bulmayı, kandırmayı seviyorum. düzenekleri seviyorum, yeni düzenekler bulmayı. onları atölyede işlemeyi ve çalışırsa havalara uçmayı. :)

ben yemli lüfer oltasını çift mantarlı (çift köstekli) atıyorum. hırsızlı dediğimiz o oltayı ise 4 iğneli yapıyorum mesela.

ben tekneden bir kamışla zarganaya iki ipek nasıl çekilir, tonoza aldığın tekneden lükslü zokalı lüfer avcılığında yaldızlı mantarlı olta düzeneği nasıl olur, palamut çaparisi çok sağlam ve kısa (150cm) kamışla çekilir mi (çekilir), 12 mt suda mercan karagöz ispari için 50 iğneli parakete nasıl hazırlanmalı, atarken ve toplarken çarşafa dolanmamak için neler yapmalı gibi işlere kafa yoruyorum.

ben balıkçılığın bu yönünü seviyorum.

rastgele...
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
Özgür(oğlumun ismi:))iğnenin palasına simleri yerleştirirken ezik yerin çok az bişi altına denk getirirsen simleri bağladığında yani bitince tekrar kesmek zorunda kalmazsın.Bende ilk yöntemle bağlıyorum çaparilerimi.
bu tek satırlık uyarı gerçekten çok öğretici. şimdi bu dediğinize dikkat ederek yapıyorum, gerçekten makas kullanmaya gerek kalmadığı gibi daha da güzel bir bitiş oluyor.
hem teşekkür etmek hem de ilgili diğer arkadaşların es geçmemesini sağlamak için yazıyorum.
iğne palasının bitimindeki incelen noktaya sim ve tüylerin toplamını denk getirirsek dediğiniz gibi oluyor. el alışınca bu dediğim çok da kolay. önce palanın ucu ile simlerin demetini bir hizaya getirip elimle tutuyorum, sonra iğneyi ayından 1 mm kadar itiyorum.

köstek boyama konusu ile ilgili olarak da; -oraya yazmam lazım aslında- tam bir sonuç elde edemedim. bir arkadaşımızın önerdiği edding 750 yi buralarda bulamadım. ama nette gördüm başka kırtahsiyelerde var. elimdeki başka marka permanant kırmızı kalemler ile astar + boya tam istediğim sonucu vermedi. cam boyası da olmadı. edding 750 bulunca deneyeceğim.

bir de baştan konuyu açma sebebim ile ilgili olarak; takıntılı olduğum hazır kistek dibindeki malzemeyi bulamadım henüz ama başka bir yöntem buldum. tam onun gibi ya da kadar güzel olmuyor ancak oldukça iyi oluyor.
bu yöntem bildiğiniz oje. ancak oje ile sürme değil oje ile damlatma yöntemi. ojenin fazlasını boya yapma bilgisi ile içgüdüsel olarak şişenin kenarına süreriz ya; işte onu yapmıyoruz. kallavi bir miktar ojeti alıp iğnenin dibine değdiriyoruz, çevirip bir daha değdiriyoruz. dibinde bir damla oluşuyor.
-dikkat: çok çok iri bir damla da değil , öyle olursa iğneden damlıyor-
damla ile birlikte sarsmadan ve bir yere değdirmeden hakla mıknatısa koyuyoruz.
kuruduğunda bence çok güzel görünüyor.

ekteki fotoğrafta sonucu görüntülemeye gayret ettim. solgaki ojesiz sağdaki ojeli...

rastgele...

teşekkürler.
 

Ekli dosyalar

drasty41

Daimi Üye
Katılım
11 May 2010
Mesajlar
665
Tepkime puanı
16
Puanları
18
Yaş
65
Konum
Kocaeli/Derince
Adı
Recep Gölcü
Oluyor bak Özgür ellerine sağlık :) (Sevgili Özgür parakete amatöre yasak diye biliyorum ben.)
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
Oluyor bak Özgür ellerine sağlık :) (Sevgili Özgür parakete amatöre yasak diye biliyorum ben.)
abi bence parakete amatöre beceremiyor nasılsa iğneleri koluna bacağına takmasın diye yasak olabilir.:)

ben geçen yaz iki kez denedim (arkadaşlarla beraber, tek kişi yapılabilecek bir iş değil alışmamışsan hele) tek balık alamadım. balıkçı ağabeylerime telefon ettim çanakkale'dekilere. neleri yanlış yapıyor olabileceğimi söylediler. düzeltmeye fırsat olmadan, yaz sonuydu, sezon bitti.
bizim paraketeler 50 iğneli. palamut çaparisi boyunda. adamlar bu işi 200-300 iğne ile yapıyor. benimki ise merayı anlamak maksadı ile doğmuş bir macera. düşündüm ki bir yere parakete atarsam çıkan tek tük balık olsa bile yemli ne balıklara isabet edebileceğimi anlarım.
zaman da merak da bol olunca yapılabilecek (yasak olduğunu bilmiyordum bu arada,teşekkürler) bir uğraş. yasak olduğunu öğrenmeme rağmen geçen sene o kadar başarısız oldum ki, balıkçı ağabeylerin köstek boyları ve iğne numaraları konusundaki öğütlerine göre sepeti tekrar dizip bir iki balık almak istiyorum bu yaz kısmet ise.
biz balığı tutup yiyoruz, satmıyoruz. çok olursa konu komşuya veriyoruz. bazen çok oluyor, sahile yanaşınca para teklif edip satın almak istiyorlar, o zaman bile ihtiyaçları kadarını bilabedel veriyoruz.
ben kıyamet gibi istavrit varken 3 tane mercan turmak için sabahın 5'inde kalkıyorum, gecesinden teke çıkarıyorum. yani bizim avcılığımız tamamen sportif. miktar ve kazanç değil de keyif arıyoruz.
paraketeyi bir kez üç beş iğne kadar çanakkale'de çektim. zevkli aslında, ama emeği çok. o keyif o zevke pek değmiyor ticaret yok ise işin ucunda aslında.

teşekkürler yine de uyarı için.

rastgele.

not: boğazda savurmak için düğümlü çapari yapmayalım. bugün 150 gr kurşun 0.28 misinayı düğümden kopardı. boğazda kullanmak için düğümsüz çapari daha iyi bu sonuca bakarak, varsın kayarsa bir köstek tam oturmasın kaysın, sağlamlanır.ancak tekne için düğümsüz çapari gereksiz diye düşünüyorum.
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
bu konu ile ilgili fikirlerini paylaşan üyemizin tavsiyesi ile çapari yapan ve satan dükkana gittim, çapari dibinde o kadar güzel sonuç veren maddenin sırrı çözüldü.
öncelikle önerene, sonra da dükkanda beni sabırla ve iyi niyet ile yanıtlayan arkadaşa teşekkürlerimi sunarım.
fotoğrafını çektiğim hazır köstekler çin'de yapılıyormuş ve fabrikasyonmuş. el ile yapmak mümkün değilmiş. fabrikasyon olarak da çapari bağlayan makineyi merak etmedim dersem yalan olur.
forumda "köstek boyama" diye bir konu var. bu anlatacaklarım o konuya dahil aslında ama forum sistemi nasıl bilmiyorum, gerekiyorsa moderatör(ler) oraya da kopyalar.
hazır çaparilerin ve boyalı kösteklerin bir kısmı matbaa boyası ile yapılıyormuş. onlar (bu dükkan) kendi ürettiği daha koyu renk bir kırmızı (kına benzeri renkli) bir boya ile boyuyorlar ve o boya hiç çıkmıyormuş. matbaa boyası ise zamanla ve aşınma ile çıkabilirmiş.
bu formüle sahip değilsek ve evde yapacaksak en iyi sonucu PERMANANT MARKER'lar veriyormuş. ben değişik markalardan 6 adet kırmızı aldım bugün. şimdi denedim. parmaklarım kırmızı oluyor. ama renk bağlarken çıkmıyor hakikaten. suya girmedi yalnız henüz.
aslında bir de boya-kurusun, tekrar boya- kurusun - bağla yöntemini de denemek istiyorum.
ancak mevzu fabrika işi imiş o kösteklerde, uyku kaçıracak bir durum yokmuş.
ben beceremiyor falan da değilmişim, ki bir oh da çektim.:)

benim bu konu ile ilgili sorum, arkadaşımızın yönlendirmesi sonucu bilgiye ulaşmam ile çözüldü. teşekkürler.

rastgele...
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
no:10 youvella iğne ile 4 değişik renk. 0.14 20 cm boyunda fc köstekler - dizilince 15 kalacak. 3'erli olarak 3 x 4 : 12'li 4 takım yapacağım karışık.

notlar:
25 cm boyunca sim demetinden 9-11 adet köstek çıkıyor.
şimdi sadece sürdüm, ancak oje "damlatmak" ile çok güzel dipler oluyor estetik olarak, ancak köstek ağırlaştığı için endişe ettim ve yapmadım bu sefer.
düğümün sarımları mantıken paladan aya doğru olmalı ama öyle olmuyor, simi sıkıştırmak için aydan palaya doğru da sarıyorum - bir arkadaşa öyle olmamalı diye yazmıştım - ama öyle de sağlam oluyor.
köstekler marker kalem ile 5 cm'i boyanınca kolay çıkmıyor, aynı renk oje ile de pekişiyor.

rastgele...
 

Ekli dosyalar

forkill96

Daimi Üye
Katılım
9 Şub 2012
Mesajlar
793
Tepkime puanı
188
Puanları
43
Yaş
29
Konum
istanbul
Adı
Burak özdayı
Merhaba özgür abi öncelikle tebrik ve teşekkür ederim bizimle bilgilerini paylaştığın için o kadar güzel anlatmışsın ki artık bende elimden geldiğince kendi takımımı yapmaya karar verdim gözümden kaçtıysa kusura bakma bir sorum olacak

acaba ne zaman siyah iğne ne zaman beyaz iğne kullanmalıyım? hayırlı günler dilerim
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
Merhaba özgür abi öncelikle tebrik ve teşekkür ederim bizimle bilgilerini paylaştığın için o kadar güzel anlatmışsın ki artık bende elimden geldiğince kendi takımımı yapmaya karar verdim gözümden kaçtıysa kusura bakma bir sorum olacak

acaba ne zaman siyah iğne ne zaman beyaz iğne kullanmalıyım? hayırlı günler dilerim
inan bilmiyorum...

ben beyaz kullanıyorum. sonuçtan memnunum. aynı rapala rengi gibi, aynı tüy-sim rengi gibi vardır elbet bunun da suyuna saatine göre daha iyisi, ama ben bilmiyorum. bilen arkadaşlar bize de anlatsın.

rastgele...