İnsanoğlu avcı-toplayıcı bir topluluk olarak evrimine başladı. Daha sonradan yerleşik hayata geçti ama avcılık ve toplayıcılık yine devam etti. Ekmeyi biçmiye öğrendi ama yinede avlandı. Avcılık içimizde var. Her zaman kendimizi geliştirmek için gerek teknolojiyi, gerekse kafayı kullanarak basit düzenekler oluşturduk. Önceden karın doyurmak içinmiş, şimdiyse egomuzu tatmin ve hoş vakit geçirmek için yapılıyor. Tabii ki bu dediklerim amatör ruhlu insanlar için geçerli. Şahsen ben çevremdeki sevdiğim kişilerin de bu keyfi yaşaması için gerek ekipman yardımında bulunuyorum, gerekse gittiğim yerlere onları da götürüyorum. Bunda hiçbir yanlış olduğunu düşünmüyorum ki bir çoğumuz da bunu yapıyoruzdur diye düşünüyorum. Bu işi amatör olarak yapan bir çok kişinin kurallara uygun balık avladığını düşünüyorum. 7 yaşındaki oğlum bile yakalanan küçük balıkların salınması gerektiğini bilecek bilinçte. Babam da boş zamanlarında keyif için balık yakalardı. Emekliliğinden sonra bu hobi öyle bir düzeye gelmişti ki bunun için 12 metrelik bir tekne alıp arkadaşlarıyla ve sevdiği insanlarla balığa çıkmaya başladı ve bu yaptığından da acayip keyif alıyordu. Hiçbir zaman ticari beklentisi olmadı ve kurallara uygun balık avladı. İşin canını çıkartırcasına değil, dipte ne var ne yok silip süpürürcesine değil. 3 tarafımız denizlerle çevrili diye övünüp duruyoruz. Aynı zamanda da "nerde o eski balıklar" diye de dövünüyoruz. Sebebi ne acaba. Avlandığı yerleri arkadaşlarına peşkeş çeken kişiler mi, bu işe binlerce lira döken vatandaş mı? En yakın örneğimiz Yunanistan. Adamların kıyı şeridi belli. Her ne kadar kısa gibi gözükse de neredeyse bize yakınlar ama gerek forumlardan, gerek medya araçlarından adamlarda nasıl balıklar çıkıyor görüyoruz. Hepimizin ağzı açık kalıyor, "keşke orda olsak" diyoruz. Adamlar bilinçli, öyle kuralları var ki gerek kıyı balıkçılığı, gerek o koca trol tekneleri herşey kurallar çerçevesinde avlanıyor. Yok mu onlarda trol teknesi, tabiiki de var, dünyanın birçok ülkesinde var ama bizim gibi b.k'unu çıkartarak yapılmıyor balıkçılık.
Gelelim işin özüne. Kime dediniz bilmiyorum ama emin olun ki denizlerimizde balığın bitmesinin sebebi avlak yerlerini arkadaşlarına peşkeş çeken, bu işe binlerce para döken ve türlü türlü yöntemler bulan kişinin suçu değil bu. O eminim ki bunları balıkçılık keyfini herkes yaşasın diye yapıyordur. Hele ki bu bahsettiğiniz kişi Bülent abi ise emin olun ki onu tanımıyorsunuz. Yakaladığı 1 kiloluk levrekleri bile "büyüsünde gelsin" diye salan bir kişinin balıkların tükenmesinde rolünün olduğunu hiiç sanmıyorum.