Tebrikler..Riva karadeniz kayalarda rapala ve kasiklarla alinan kofanalar ve luferler bugun yarin bogazdan akar insallah![]()
mera paylaşımından dolayıda dün ağ atılmıştı oraya.. Kalabalığıda cabası..
Geçmiş olsun.
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.
Tebrikler..Riva karadeniz kayalarda rapala ve kasiklarla alinan kofanalar ve luferler bugun yarin bogazdan akar insallah![]()
Boğaz sularının soğuması ile lüferin av vermesi arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Boğaz sularının soğuması ile lüferin av vermesi arasındaki sebep-sonuç ilişkisi yanlış kurulduğu için böyle yaygın bir kanaat oluşmuştur. Sebep-sonuç ilişkilerinin yanlış kurulmasına bir de doğru gözlemlerden yanlış sonuçların çıkarılması da eklenince kanaat sanki şu şekli almış gibidir: Lüfer soğuk suyu sever. Halbuki lüfer ailesi balıklarının soğuk suyu sevmesi yolundaki bu kanaat lüferin içgüdüsel davranışlarına aykırıdır. Evet lüfer ailesi balıkları Boğazda suların soğumaya başladığı zamanlarda görülür. Çünkü lüfer Karadenize havyarını bıraktıktan sonra Karadeniz sularının da soğumaya başlaması yüzünden içgüdüsel olarak Akdenize doğru göçe çıkar. Bu olaya muhtemelen- taa Eski Yunanlılardan beri katavaşya denir. Eğer lüfer gerçekten de zannedildiği gibi soğuk suları sevseydi lüfer ailesi balıklarının İstanbul Boğazından hiç ayrılmaması gerekirdi. Çünkü Boğazın suları yılın neredeyse tamamına yakın bir bölümünde Türkiye sularının en soğuğu olarak kalır. Ne Akdeniz, ne Ege, ne Marmara ve ne de Karadeniz hiçbir zaman İstanbul Boğazından daha soğuk değildir. Bazı dönemlerde su sıcaklığı olsa olsa o da sadece Karadenizın suyuyla dengede olabilir. Zaten bir de şu durum var: Anavaşya döneminde yani göçmen balıkların bu defa Akdenizden Karadenize yolculuğunun başladığı dönemde lüfer katavaşya dönemindeki kadar kıyıdan çok fazla av vermez. Çünkü Boğaz kıyıları anavaşya döneminde yani bahar aylarındaki kuzeye göç zamanında henüz çok soğuktur. Bu yüzden bahar dönemindeki büyük göçler Boğazın dibinden yani kanaldan sürer. Lüfer soğuğu sevmediği için kıyılamak yerine Akdenizden gelen sıcak su akıntısıyla birlikte kanaldan doğrudan Karadenize ulaşır. Bir de şu var: Kasım ayından itibaren Boğazda sular iyice soğumaya başladığında neredeyse tüm balıklar derin sulara çekilir ya da kıyıdan balık alınsa bile dipten alınır. İstanbulda da bu nedenle soğuk kış aylarında en verimli av genellikle Galata Köprüsünde yapılır.
Demek ki lüfer soğuk suyu sevdiği için sular soğuduğunda av veriyor değildir.
Lüferin Boğazda av vermeye başlamasıyla suların soğuması arasındaki ilişkinin nedeni bu balığın tamamen içgüdüsel özellikleriyle ilgilidir. Eğer balığın içgüdüleri göç zamanının geldiğini söylemişse balık göçe çıkar. Biz de bu göçü bekler ve av yaparız.
Yoksa -lafı uzatmayalım- balık soğuğu neden sevsin ki..
Üstadım bu şekilde mera bilgisi vermek ne derece doğru tartışılır, ama yinede sağolasın...s.a
forumu uzun süredir takip ediyorum. hepinize paylaşımlardan ve raporlardan dolayı şükranlar sunarım. çok şey öğrenmek mümkün.
1 yararımda benim olsun izin verirseniz.
levrekçiler için sölüyorum.
şileye giderken sahil kesiminde kurna plajı vardır.
sağ tarafı sahilköy daha ilerisi sofular.
çok iyi levrek yapar. sahilköy ve sofularda yapar ama en iyi kurna plajı yapar.
buraya büyük kaşıklar ile gidin. öle spin mipin işlemez. rüzgardan sahteniz anında geri gelir.
büyük kamış ile kaşık atın. 10-20 gram filan degil. 50 gr. 60 gr. atın.
dalgaylan çekin.
havayı takip edin.
poyraz ve sonrası havalarda gidin.
kışın dikkat edin tenha olur. kalabalık gidin. denize girmeyin. bir anda boyunuz geçer. ben düştüm 1-2 kere ..
kayalar vardır. sakın çıkmayın. kayar.
sabah ve akşam gün batarken gidin.
bol kaşık alın. sahil orada kayalıktır dibi. takılıyor kaşık vb.
2 kilo 3 kilo 5 kiloya kadar levrek alırsınız.
ekim- aralık arası tam zamanıdır.
benden bu kadar.
rastgele.
inşallah yakalarsınız.
Vaner abi, yazdıkların tamamen doğru ve sonuna kadar katılıyorum, lakin burada yapılan yorumlar da, bu savı doğrular nitelikte bence... Bunu şu sebepten dolayı söyleme gereği duyuyorum, şahsen ben kimsenin lüfer soğuk suyu sever diye bir yazı yazdığını görmedim ve okumadım, özellikle ahmet abi ve diğer arkadaşlar da bekleyin sular yeterince soğumadı derken, aslı esasında deniz suyu yeterince soğumadığı için balığın göç olayı (Karadeniz den çıkıp boğazdan geçiş yapması) henüz gerçekleşmedi, bunun gerçekleşmesini beklemek gerek demek istiyorlar bence, yani Vaner abi sizinde tecrübeli bir balıkçı olduğunuzu bildiğimden, yaptığınız bu detaylı ve güzel açıklamayı sadece bilgilendirme için yaptığınızı düşünüyorum... Saygılar sevgiler.....Boğaz sularının soğuması ile lüferin av vermesi arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Boğaz sularının soğuması ile lüferin av vermesi arasındaki sebep-sonuç ilişkisi yanlış kurulduğu için böyle yaygın bir kanaat oluşmuştur. Sebep-sonuç ilişkilerinin yanlış kurulmasına bir de doğru gözlemlerden yanlış sonuçların çıkarılması da eklenince kanaat sanki şu şekli almış gibidir: Lüfer soğuk suyu sever. Halbuki lüfer ailesi balıklarının soğuk suyu sevmesi yolundaki bu kanaat lüferin içgüdüsel davranışlarına aykırıdır. Evet lüfer ailesi balıkları Boğaz’da suların soğumaya başladığı zamanlarda görülür. Çünkü lüfer Karadeniz’e havyarını bıraktıktan sonra Karadeniz sularının da soğumaya başlaması yüzünden içgüdüsel olarak Akdeniz’e doğru göçe çıkar. Bu olaya –muhtemelen- taa Eski Yunanlılardan beri “katavaşya” denir. Eğer lüfer gerçekten de zannedildiği gibi soğuk suları sevseydi lüfer ailesi balıklarının İstanbul Boğazı’ndan hiç ayrılmaması gerekirdi. Çünkü Boğaz’ın suları yılın neredeyse tamamına yakın bir bölümünde Türkiye sularının en soğuğu olarak kalır. Ne Akdeniz, ne Ege, ne Marmara ve ne de Karadeniz hiçbir zaman İstanbul Boğaz’ından daha soğuk değildir. Bazı dönemlerde su sıcaklığı olsa olsa o da sadece Karadeniz’ın suyuyla dengede olabilir. Zaten bir de şu durum var: Anavaşya döneminde yani göçmen balıkların bu defa Akdeniz’den Karadeniz’e yolculuğunun başladığı dönemde lüfer katavaşya dönemindeki kadar kıyıdan çok fazla av vermez. Çünkü Boğaz kıyıları anavaşya döneminde yani bahar aylarındaki kuzeye göç zamanında henüz çok soğuktur. Bu yüzden bahar dönemindeki büyük göçler Boğaz’ın dibinden yani kanaldan sürer. Lüfer soğuğu sevmediği için kıyılamak yerine Akdeniz’den gelen sıcak su akıntısıyla birlikte kanaldan doğrudan Karadeniz’e ulaşır. Bir de şu var: Kasım ayından itibaren Boğaz’da sular iyice soğumaya başladığında neredeyse tüm balıklar derin sulara çekilir ya da kıyıdan balık alınsa bile dipten alınır. İstanbul’da da bu nedenle soğuk kış aylarında en verimli av genellikle Galata Köprüsünde yapılır.
Demek ki lüfer soğuk suyu sevdiği için sular soğuduğunda av veriyor değildir.
Lüferin Boğaz’da av vermeye başlamasıyla suların soğuması arasındaki ilişkinin nedeni bu balığın tamamen içgüdüsel özellikleriyle ilgilidir. Eğer balığın içgüdüleri göç zamanının geldiğini söylemişse balık göçe çıkar. Biz de bu göçü bekler ve av yaparız.
Yoksa -lafı uzatmayalım- balık soğuğu neden sevsin ki..
Geçen senede bu merada guzel balik alindigi soylendi gittigimizde 15 tane tekne vardi butun sahili ag ile kapatmislardis.a
forumu uzun süredir takip ediyorum. hepinize paylaşımlardan ve raporlardan dolayı şükranlar sunarım. çok şey öğrenmek mümkün.
1 yararımda benim olsun izin verirseniz.
levrekçiler için sölüyorum.
şileye giderken sahil kesiminde kurna plajı vardır.
sağ tarafı sahilköy daha ilerisi sofular.
çok iyi levrek yapar. sahilköy ve sofularda yapar ama en iyi kurna plajı yapar.
buraya büyük kaşıklar ile gidin. öle spin mipin işlemez. rüzgardan sahteniz anında geri gelir.
büyük kamış ile kaşık atın. 10-20 gram filan degil. 50 gr. 60 gr. atın.
dalgaylan çekin.
havayı takip edin.
poyraz ve sonrası havalarda gidin.
kışın dikkat edin tenha olur. kalabalık gidin. denize girmeyin. bir anda boyunuz geçer. ben düştüm 1-2 kere ..
kayalar vardır. sakın çıkmayın. kayar.
sabah ve akşam gün batarken gidin.
bol kaşık alın. sahil orada kayalıktır dibi. takılıyor kaşık vb.
2 kilo 3 kilo 5 kiloya kadar levrek alırsınız.
ekim- aralık arası tam zamanıdır.
benden bu kadar.
rastgele.
inşallah yakalarsınız.
Eminimki iyi niyetinizden yaptınız ama Bu tİP MERA PAYLAŞIMLARI Hem balığa hemde bölgeye hemde bölge insanına kesinlikle zarar vermektedir, Bölgedeki kirlilik kesinlikle artacak hem zıpkıncı hemde bu konuda sadece levrek yakalama merakı için doluşacak Ve hep doluşacak aynı sorun Karaburun Terkosta var oradaki akrabalarım Biz olta atacak yer bulamıyoruz yetmedi birde pisliklerini bırakıyorlar diyerek artık durumun pekte içaçıcı olmadığından bahsedip bölge insanıyla bilinçsiz avcıların karşı karşıya geleceğinden endişeliydi umarım ordada bu tip olaylar olmazs.a
forumu uzun süredir takip ediyorum. hepinize paylaşımlardan ve raporlardan dolayı şükranlar sunarım. çok şey öğrenmek mümkün.
1 yararımda benim olsun izin verirseniz.
levrekçiler için sölüyorum.
şileye giderken sahil kesiminde kurna plajı vardır.
sağ tarafı sahilköy daha ilerisi sofular.
çok iyi levrek yapar. sahilköy ve sofularda yapar ama en iyi kurna plajı yapar.
buraya büyük kaşıklar ile gidin. öle spin mipin işlemez. rüzgardan sahteniz anında geri gelir.
büyük kamış ile kaşık atın. 10-20 gram filan degil. 50 gr. 60 gr. atın.
dalgaylan çekin.
havayı takip edin.
poyraz ve sonrası havalarda gidin.
kışın dikkat edin tenha olur. kalabalık gidin. denize girmeyin. bir anda boyunuz geçer. ben düştüm 1-2 kere ..
kayalar vardır. sakın çıkmayın. kayar.
sabah ve akşam gün batarken gidin.
bol kaşık alın. sahil orada kayalıktır dibi. takılıyor kaşık vb.
2 kilo 3 kilo 5 kiloya kadar levrek alırsınız.
ekim- aralık arası tam zamanıdır.
benden bu kadar.
rastgele.
inşallah yakalarsınız.
benim annemler orada oturuyor devamlı giderim oraya balığa yer bulamadıkları doğru sabah hemen yokluyolar varsa balık hemen tekneyle gelip senin olta attığın yere ağ geriyolar...(akrabalarınızı tenzih ederim..)Eminimki iyi niyetinizden yaptınız ama Bu tİP MERA PAYLAŞIMLARI Hem balığa hemde bölgeye hemde bölge insanına kesinlikle zarar vermektedir, Bölgedeki kirlilik kesinlikle artacak hem zıpkıncı hemde bu konuda sadece levrek yakalama merakı için doluşacak Ve hep doluşacak aynı sorun Karaburun Terkosta var oradaki akrabalarım Biz olta atacak yer bulamıyoruz yetmedi birde pisliklerini bırakıyorlar diyerek artık durumun pekte içaçıcı olmadığından bahsedip bölge insanıyla bilinçsiz avcıların karşı karşıya geleceğinden endişeliydi umarım ordada bu tip olaylar olmaz![]()