01-11-2016 Çamlıbahçe sahte raporu...
öncelikle ne kadar boş döndüğümü biliyorsunuz. elbet sevinçliyim. emek karşılığını buldu bu kez. daha iyileri, özellikle daha irileri sizlerin olsun. (çift anlam filan aramayın, yok)

))
önce karanlıkta Ahmet abi ile başladık, karanlıkta elimizdeki rapalalar iş yapmadı, ya da karanlıkta bugün olmadı.
havanın aydınlanması ile birlikte Ahmet abi coştu, ben çarşafa dolandım. elim suyunu bulamadı balığın, rapalasını bulamadı. aksilikler oldu. bilirsiniz işte. bir kısmı da yorgunluktan bunların.
benim için önemli iki sahte yitirdim bugün. prey80 biri, klips açılmış. diğeri ise vazgeçemediğim kendo no :25 onda da beden koptu ama düğümden değil, sanırım aşınmadan. hani para olarak büyük paralar değil kendolar. prey80 pahalı idi ama ne kadar hatırlamıyorum şimdi. giden gitti...bu garip bir şey, takside 40 tl düşürsem, ammaan oldu olan derim de, sahte ile duygusal bağ kuruyorum galiba. sanki takım çantamda o istediklerim olmayınca bir eksiklik var gibi. bu duygunun normal olmadığını elbet biliyorum, paraya geçer sözüm de, benim gibi hisseden illa vardır.
hani besteler için sanatçılar der ya "hepsi benim çocuklarım gibi, sahtelerden biri gidince hemen aynısını alıp koymam gerekiyor sanki.
hiç ip patlamadı ama. yeni makinama alıştım. kuvvetli ve güven veren bir makina. ama bir surf makina değil neticede. atışta kafaya sürtünmeyi hissediyorsunuz. bu da erimi elbet azaltıyordur. ama çekemeyeceğim az balık var sanırım, zira balıkla beraber 200 gr lık olta da topladım, bana mısın demedi...
hava sakindi sabah, ama yağmur gelecek gibi kara bulutlar toplandı, fakat yapmadı, açtı. öğlen rüzgar başladı, ancak öyle ayakta durulmayacak gibi değil. orta şiddette. balığa olumsuz bir etkisi olmayacak kadar bir rüzgar.
akıntı hiç kuvvetli olmadı. Çamlıbahçe'nin o bölümü sakindir, arada akar, bazen çoşar ama Akıntı burnu değil neticede. bugün olta atıp yürümek gerektirecek bir akıntı da yoktu. vardı ama 5 adım yürütecek kadar.
buna rağmen 215 gr kullandım tüm gün. iyi ki de öyle yapmışım. şu an kolum sakatlandı az, krem filan sürüyorum. sırtmın ağrısı ise başka alem. neden 215 gr, zira balık dipte. aynı dün akşam gibi oyunlu yavaş sarımlara bindi. 2. indirmede çok bindi, açıkta değildi. 3. indirme bile yapıp epey dibimden balık aldım. açıktan alınan balık 4 ise 2. indirme 21, 3. indirme 8 gibi. aşağı yukarı.
öğlene doğru işin rengi değişti. balık yine yukarıda dediğim mesafelerde olmasına rağmen bu sefer seri kaldırışlara atlar oldu. 5.0 devirli makina ile bu benim işime geldi tabi.
sabah ilk saçmalıklardan sonra ritmi suyu buldum. seriye taktım. bir dönem, belki 40 dakika hiç boş çekmedim. bir de beraber avlandığımız arkadaşlar bilirler, ben 3 paket sigara içmeme rağmen balık varken neredeyse sigara içmem, balık varken çay içmem, balık varken yemek yemem, sohbet etmem, işemeye gitmem, bazen nefes bile almam. bir miktar atıştan sonra dinlenmem, balık kesince dinlenmem, bir dolu ya da boş atışın benim için anlamı yeni atışa hazırlıktır. bu sayede ben iyi çalıştım denilebilir.
prey 80 çalışıyordu, gitti, kendo no:25 çalışıyordu gitti (bu sefer 9 cm lik kullandım 7.5 yerine) , balıkları oskar'ın yeşili ile (Yıldız balıkçılık Ahmet'in "katil" dediği

) aldım. yavaş sarıma da seri sarıma da geliyor o sahte.
ayrıca başka sahteler de denedim balık varken ama bunları anlatmak hem çok uzun hem fotoğrafsız anlamı yok. ancak benim takım çantamda yoktu, fakat sarı (limon) ile de epey balık alındığına şahit oldum. (nasıl yok ya limonsuz balıkçı mı olur demeyin, bitince bitiyor, gidip alamıyoruz.) kaşık da iş yaptı ayrıca. yani herşey iş yapardı da dediklerim öne çıktı biraz.
bugün balık açıkta olmadığından hemen herkes balık alabilirdi. ama balık düşündüğünüzün aksine saldırgan değil hala. illa çaba gerekiyor. yani ben orta sarım düz sarayım hiç indirmeden derseniz yine alırsınız ama işte 5'te filan kalırsınız. ben ara ara yavaş sarıma gelmesine rağmen arada hızlı da denedim, tarttım balığın reaksiyonunu, hava iyice açınca ona da tepki verdi balık anlattığım gibi.
balık boyları sanki tornada biçilmiş gibi 19-23 arası, ince de değil, tombik de değil orta kalınlıkta. palamut, lüfer hiç çıkmadı, sarı diyebileceğimiz balıklar çıktı ise de boyu 25 tir en fazla. ya da benim gözüme öyle göründü. bana bir yaprak da geldi, bu sefer attım denize.
özlemişiz, çok keyifli bir gündü, dünden bile keyifli. benim facebook özel sebeplerden kapalı, o sebeple Ahmet abi'yi göremiyorum ama 48 diyorsa doğrudur. bugün dişçi randevum olmasa ben de zorlardım koluma rağmen. 2 defa toplanmak için hazırlandım da, iki atış daha üç atış daha deyip geri döndüm sahte bilyalarının şıkırtılarını duyunca.
çalışan arkadaşları özendirmek için yazmıyorum, ben de cüzdanıma bakınca özeneceğim çok şey görüyorum. şu an böyle gelişiyor işsizlik ve ben çinekop bastığında orada bulundum saat 06:00 - 13:00 arası. geçmiş senelerin tecrübeleri ile diyebilirim ki korkmayın, bu balık akmaz, yerleşir, yemlenir. daha sezon yeni başladı, arada keser ama hep balık alırız artık.
az kalsın unutuyordum, balık yakında ama açıktan gelmeyip yakına atınca olmuyor. indirme yapsan da takipli geliyor. en azından ben denedim olmadı. yoksa biz de biliyoruz yakına atmayı, ama yemiyor.
bir ara o kadar yakında binmeye başladı ki, spini çıkardım 42 gr hansen takıp, ben bu balığı böyle de alırım dedim, ama mallık etmişim. 42 gr 40-50 mt mesafeye gidiyor ama derinlik fazla, bir türlü dip yapmıyor, yaptığında da alamadım ayrıca... sırf fantazi olsun diye hediye edilmiş bir 4 cm boyunda mini kaşık vardı. onu denedim, onunla bile aldım yeminle...

ahmet abi 4'li fantazi çaparisini denedi, o da iş yapmadı.
balıklar iri olmamasına rağmen iri rapalalara daha rağbet vardı. 5 cm, 6.5 cm çalıştıramadım mesela, 7.5 ve 9 aldı balıkları.
eksik bir şey kaldı mı? daha ne yapayım? tutup sizin kovanıza mı atayım.

))