Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Istanbul boğazı ve çevresi balık avı raporları

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

muhsinayhan

Aktif Üye
Katılım
24 Ağu 2016
Mesajlar
333
Tepkime puanı
709
Puanları
93
Konum
istanbul
Adı
Muhsin Ayhan
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Belge ücreti direk mi alınıyor yoksa Ziraat'e vs yatırıp makbuz mu götürüyoruz? Aklımda gidip almak var
 

muhsinayhan

Aktif Üye
Katılım
24 Ağu 2016
Mesajlar
333
Tepkime puanı
709
Puanları
93
Konum
istanbul
Adı
Muhsin Ayhan
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Sirküler bu, incelemek isteyene.
Eline yazılı verdik tutulacak balıkları boylarını toplam kilolarını vs.
Avlanmayacak balıklar da burada...
Ava yasak bölgeler de şurası burası... şeklinde.
Bu arada lüferin boy limiti en son 18cm e indi diye biliyordum. Attığınız belgede en az 14 cm yazıyor. Hatta %5 daha küçük boylara izin verilir yazıyor. Bu attığınız belge sanırım eski
 

Rx7

Daimi Üye
Katılım
26 Ocak 2017
Mesajlar
1,122
Tepkime puanı
2,108
Puanları
113
Konum
İstanbul
Adı
Yasin Bol
Kan Grubu
B Rh Pozitif

fasalisso

Daimi Üye
Katılım
14 Mar 2017
Mesajlar
2,653
Tepkime puanı
7,542
Puanları
113
Yaş
27
Konum
İstanbul
Adı
Kerem Y.
Kan Grubu
A Rh Pozitif
En az kaç metreden aldınız peki 50 varmiydi
 

muhsinayhan

Aktif Üye
Katılım
24 Ağu 2016
Mesajlar
333
Tepkime puanı
709
Puanları
93
Konum
istanbul
Adı
Muhsin Ayhan
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Sabah suyunu yakalamak yaza doğru daha zor oluyor kışın ne güzel hava tee 8 buçukta aydınlanıyordu

MI 5 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

Paşşa

Aktif Üye
Katılım
24 Eyl 2010
Mesajlar
361
Tepkime puanı
504
Puanları
93
Yaş
52
Konum
İstanbul
Adı
Remzi Öztürk
Kan Grubu
A Rh Pozitif
Facebook Paylasım platformda gordum bu resmı ıstanbul bogazında yakalanmıs mersın balıgı yazık cıdden su resmı gorunce ıcım cız ettı ınsallah balıgı salmıslardır

Geçen gün akıntı burnunda kendini bilmez insanlar tarafından katledilen 80 cm Lik Mersin balığına yazdım.

Bir zamanlar mersin balığı altın yumurtlayan tavuk gibiydi. Çünkü havyarı çok iyi para ediyordu. Ancak, bugün nesli tükendi. Eski günleri özleyenler şimdi mersin balığını arıyor.En son görüldüğünde 10 milyon yaşındaydı. Her sene on binlerce yavrusu oluyordu. Karadeniz’in kara suları ile Anadolu’nun serin ırmakları arasında gitti geldi milyonlarca yıl.

Tuzu sevmezdi, o yüzden sıcak denizlere, Ege’ye, Akdeniz’e hiç inmedi. Hep Karadeniz’in müdavimi oldu. Kılıç balığı burunlu ve bıyıklı olanlarına çika denirdi. İri başlı olanlarına ise muruna. Kendi ağırlığının üçte birine yakın tohum üretip yavru yumurtlayabilirdi. Hem o kapkara yumurtaları dünyanın en iyi havyarı demekti. Onu otuz yıldır gören yok. Bazen kaçak avcılık yapanların ağlarına takıldığı oluyormuş. Birkaç üniversitenin ise deneme havuzlarında rastlamış akademisyenler. Ama son yıllarda mersin balığını gören olmamış. Nesli tükenmiş yani.

Deniz birçok insan için hayat biçimidir. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e kavuştuğu Karasu halkı için de öyledir. Yüzün üstünde balıkçı teknesi ve taka şimdi dinleniyor söğüt ağaçlarının yanı başında. Mayıs-ekim arasındaki avlanma yasağı nedeniyle denize çıkan yok şimdilerde. Karasu, Karadeniz’de nesli tükenen deniz canlılarından mersin balığının en son görüldüğü beldelerden biri. Ansiklopediler onu, ‘hem denizde hem tatlı suda yaşayan kıkırdaklı cinsindendir’ diye tarif ediyor. Cinslerine göre 30 kilogramdan 700 kilograma, 30 santimden 3-4 metreye kadar çıkabiliyormuş büyüklüğü. Sürüler değil, üçlü beşli gruplar halinde dolaşıp şubat-mayıs dönemlerinde yumurtalarını nehirlere bırakırlarmış. Büyüme evrelerini denizde, üreme evrelerini tatlı suda geçiren bu balıkların yumurtalarından elde edilen siyah havyar, Karasu’dan İstanbul ve dünya pazarlarına satılırmış. Besin değeri çok yüksek siyah havyar tuzlanarak cam kavanozlarda piyasaya sürülürmüş. 1930’lu yıllarda 30 ton olarak kayıtlara geçen balık üretimi 1970’li yılların sonunda tamamen bitmiş. Bunun 5-6 tondan fazla havyar olduğunu düşündüğünüzde Türkiye çok ciddi ve milyon dolarlık bir pazarı kaybetmiş. Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak gibi büyük nehirler, Bartın Çayı gibi dereler de elbette yuvası olmuş. Ancak o en çok Sakarya’yı, Karasu’yu sevmiş.

Bugün 18 bin nüfuslu ilçenin belediye ambleminde yaşayan mersin balığı, 1970’lere kadar yüzden fazla balıkçı ailesinin geçim kaynağıymış Karasu’da. Denizle ırmağın buluştuğu Yeni Mahalle’nin 78 yaşındaki balıkçısı Mehmet Siyam, gençliğinin büyük kısmını mersin balıklarından havyar üreterek geçirmiş. Şimdi İran’da, Rusya’da havyar üretenlerin balıkları sağarak, karnını kesip sonra dikerek tekrar denize saldığını söylüyor. Bu sözleri acı bir itiraf ekleniyor: “Biz yanlış yaptık, altın yumurtlayan balığı kestik, yedik. O günkü balığın üçte biri olsa Karasu yeniden imar edilirdi.” Mehmet Siyam birkaç yıl önce ölen arkadaşı Mustafa Zafrak ile Karasu’da tam bir havyar üretim üssü kurmuş 1960’larda. Yıllık 600 kilo yani yarım tondan fazla havyarı elleriyle işlermiş. İstanbul’a yakın olduğu için havyarın pazarlamasını da arkadaşı Zafrak yaparmış. Önce oteller talep etmiş, sonra fabrikalar istemiş kara inciyi. Mersin balığının bir seferde milyonlarca yumurtlayabildiğini anlatıyor Siyam. Havyar işledikleri atölye hâlâ ayakta; elekler, kimyasallar, tuz saklama kapları, kavanozlar, tenekeler...

Hazar Denizi ve Karadeniz çevresindeki mersin balıklarının dişilerinden alınan yumurtalar, havyara dönüştürülerek dünya piyasalarında kilosu 5 ila 10 bin dolar arasında satılıyor. Bu havyarın gramının 5-10 dolara satılması demek. İngiltere’nin havyar borsasındaki en gözde ürünler İran’ın Hazar Denizi kıyılarındaki balıklardan elde ediliyor. Siyam Usta bunu bilerek “Altın yumurtlayan balıkmış meğer, kıymetini bilemedik balığın.” diyor. İran, Rusya, Kazakistan, Romanya, Bulgaristan havyar üretiminde öncülük eden ülkelerin başında geliyor. Dünya pazarlarında satılan havyarların yüzde 90’ı İran ve Hazar Denizi kaynaklı. Yıllar önce Karasu da bu merkezlerden biriymiş. Mehmet Siyam, bugün el üstünde tutulan İran havyarının Karasu havyarı yanında kıymeti olmadığını anlatıyor. İran’dan İstanbul’a kaçak getirilen havyarın kilosu 25 liraya satılırken, Siyam ve Zafrak kilosunu 50 liradan satarmış. Üç millik avlanma sahası içinde avlanan mersin balıklarının tamamı Siyam Usta’ya getirilirmiş Karasu’da. İhaleyle mersin balığı hakları satın alınırmış. İki arkadaş balıkçıların getirdiği her balığın yumurtasını sağmış adeta. “O günlerde yılda 600 kilodan fazla havyar işleyip satardık. Şimdi bunun üçte biri olsa Yeni Mahalle beldesi ihya olur.” diyor Mehmet Siyam.

İki yıldır, mersin balığını geri kazanmak ve dikkati bu konuya çekmek için Mersin Balığı Festivali yapıldığını hatırlatan Karasu Dayanışma Güzelleştirme Derneği Başkanı Erdal Bıçakçı, “Mersin balığı simge, amaç Karadeniz’in nesli tükenen bütün balıklarının korunmaya alınması.” diye konuşuyor. Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ali Sezer ise başka bir noktaya dikkat çekiyor: “Sakarya Nehri’nin en kıymetli hazinesini dedelerimize, babalarımıza teslim etti. Ancak onlar emaneti bize ve torunlarına bırakamadı.” Beldenin bütün balıkçılarının yakaladıkları mersin balığını serbest bıraktığı ididasını savunan Sezer, ağ ve kasnaklarla avcılık yapan amatör balıkçıların mayıs-haziran döneminde kalan balıklara büyük zarar verdiğini söylüyor. Sezer, mersin balığı avcılığının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Su Ürünleri Sirküleri ile 1380 sayılı Su Ürünleri Yasası ve Su Ürünleri Yönetmeliği’ne göre yasak olduğunu hatırlatıyor. Yani balıklar kağıt üstünde koruma altında.

Mersin balıklarına tek bilimsel destek Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) tarafından veriliyor. Bu destekle 1997’den itibaren mersin balığının bütün türleri koruma altına alındı. TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk’ün verdiği bilgiye göre İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi bünyesinde mersin balığı yavru üretim ve büyütme projeleri hayata geçirildi. Karasu’dan Sakarya Nehri ve Karadeniz’e bugüne kadar 5 binden fazla balık atıldı. Öztürk, “Ancak asıl problem halkın ve balıkçıların buna sahip çıkıp, gerçekten koruma altındaki türlerin çoğalmasını sağlamasıydı. Bu yapılamadı. Artık iş balıkçılarla halka kaldı.” diyor.

Mersin balıklarının stokları son 20 yılda azaldı. Öyle ki 1000 tonlara kadar çıkan balık üretimi son 10 yılda 10 tona kadar düştü. Şimdi yok denecek kadar az balık nüfusunu korumak tek amaç. TÜDAV, 1997-2000 yılları arasında balıkçılara seminerler verdi. Sakarya ve Kızılırmak başta olmak üzere birçok alanda etkinlik düzenlendi. 2000-2003 yılları arasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteği alındı. Eğitim filmleri ve broşürlerle mersin balığı tanıtıldı. Kaçak avcılığın önlenmesi için yapılanlara son olarak, 2004-2005 haziranında gerçekleştirilen festivaller eklendi.

Özel havuzlarda yetiştirilerek Sakarya’ya salınan mersin balıklarının akıbeti çok da hayırlı değil. Balığın neslini geri kazanmak için başlayan girişimin en büyük engelleyicisi amatör balıkçılar olmuş. Kasnak ve ağlarla hâlâ balık tutanlar var. Karasu çevresindeki amatör balıkçıların bir kısmının balığı bile tanımaması sorunun başka bir boyutu. Balıkçılar, yakaladıklarından mersin balığını denize attıklarını söylüyor. Ancak yıllarını buna vermiş Mehmet Siyam, “Geçen sene 100 kiloluk bir balık yakalandı ve el altından İstanbul’a satıldı.” diyor. Altın yumurtlayan balığın suya atılan yavrularının büyümesi için en az 5-7 seneye ihtiyacı var. Sakarya, şimdi kaybettiği altın yumurtlayan balığını arıyor. Bulanlar, yakalayanlar onu derhal suya, denize atsın; duyurulur.

Türk Deniz Araştırmaları Vakfı

Facebook da paylaşılmış çok güzel bir yazı ,en azından bu balık hakkında hiç bilgisi olmayan oltacıları bilgilendirme açısından faydası olacağını düşünüyorum.
 
B

BS Okuru

Misafir
Çocukluğumda Sakarya nehri açıklarında mersin ağlarını atar,bu harika balığın avını yapardık.Küçük mersin ve kalkanlar denize iade olurdu.Ne yazıkki bunu uygulamayan ve sadece eti için avlayan büyük tekneler sayesinde balığın neslini kuruttuk.Bunda önlem almayan,kanun ve yasalarla korumayan devletinde suçu büyük.Bilmemki satır altı kıyma gibi çekilip yenen mersin balığı köftesi tadanınız varmıdır.İnşallah uygulanan yasaklarla çocuklarımız belki o lezzetlerle buluşur.
 

Suat YILDIZ

Daimi Üye
Katılım
30 Kas 2015
Mesajlar
928
Tepkime puanı
3,372
Puanları
93
Yaş
57
Konum
Ataşehir-İSTANBUL
Adı
SUAT YILDIZ
Kan Grubu
O Rh Pozitif
Bu aksam ki kismetime dusenler, birde 50-60 cm'lik karaya 1,5 mt kadar getiripte 1karis suda rapalamdan kurtulan resme dahil olsaydi cok daha super olacakti sonuncu cidden cok zorladi makinamdan hic bu kadar kalama sesi gelmemisti azgin boga gibi kendini bukerek geliyordu

IMG_20170402_052927.jpg
 

sabriyazici

Daimi Üye
Katılım
17 Mar 2012
Mesajlar
1,865
Tepkime puanı
2,521
Puanları
113
Konum
İçerenköy / Ataşehir / İSTANBUL
Adı
sabri yazici
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...