bundan 14-15 sene önce orta okul zamanlarımda tutuldum dip oltasıyla pisi-kırlangıç sevdasına. haftasonlarını iple çekerdim hafta içinden takımlarımı hazırlardım. cumartesi geldimi güneş doğmadan düşerdim liman yoluna. çorludan buraya gelen ustalar kadar olamasada pisi-kırlangıç tutardımda ara ara. ama o senelerde onlarca pisi balığı çıkartılmasına karşın kalkan balığını tutanı nedense hatırlamıyorum. kalkanı karadeniz balığı olarak bilirdim ben, çevremde ilk kalkan tutanı yaklaşık 7-8 sene evvel gördüm oda lüfer oltasına denk geldi. o zamandan sonrada sıklıkla kalkan tutan görmeye başladım, son 3-4 senedir bende tutar oldum. son 10 senedir marmara'daki popülasyonu arttımı ne
kalkanın asıl gezdiği yerler geniş kumluk alanlar olsada tercihim yavru balıkların (gümüş,kefal vs) bol olduğu liman çevresi, iskele çevreleri, küçük koylar, sığınak olabilecek iri kayalıkların çevresi gibi alanlarda bu balığı aramak. kalkan balığı tam bir avcıdır midesinden çıkan yavru balıkları bilen bilir. dalgaların kıyıya vurduğu noktalarda, 1 karış sularda çoğu kez bu balığı görmüşlüğüm vardır. artık mevsimi geldi açılışıda yaptım. lodosun müsade ettiği ilk fırsatta tekrar gidicem, avından zevk aldığım balıkların başında gelir.
fazla fantaziye kaçmadan klasik 3'lü dip takımı yada kısa beden lüfer-çinekop takımı kullanılması yeterlidir. akyem ile avlanır, her türlü balığı çakmak boyunda kesip yem olarak kullanabilirsiniz. bütün takılmış gümüş balıklarıda güzel işler çıkarır, zarganaya attığım canlı gümüşe gelen kiloluk pisiden biliyorum. bayat yemin çekiciliğinide unutmamak gerekir
bir diğer püf noktasıda dibe yatırılan yemin en geç 30 dakikada bir çekilip kontrol edilmesi, tazelenmesidir. malum marmara'nın dibi yengeç, minare kaynıyor yemsiz oltayı beklemek hoş olmaz
amatör av limiti 40cm ve günde 2 adettir. yavru ve dişileri geri salmak türün devamlılığı açısından önemlidir. iğneleri büyük tutayım yavru yakalanmasın mantığı iş görmez, ağzı kocamandır kalkan balığının.