Sn Yakup Hocam Konuya yaklaşım gösterdi sağolsun,
Aliço reis; herkes konuya bildiği kadarıyla bakıyor. Hep bir şeyler eksik kalıyor. Bence esas baskıyı bilim çevrelerine ve bakanlığa; Boğazdan geçen göçmen balıkların üreme göçünün tamamlanması için alınacak tedbirlerin bir an önce belirlenmesi konusunda yapmak lazım.
Sizin bahsettiğiniz bu saha sınırlaması lüferi kurtarmaz. Çinekop'un esas kırıldığı bölgeyi kapsamıyor.
* Karadenizde Batıda Podima'dan Doğuda Şile'ye kadar olan kıyı şeridindeki tüm karasularımızda
* İstanbul Boğazının tamamında
* Marmarada Güneyde Çınarcık'tan Kuzeyde Bakırköy'e çizilen hattın kuzey ve doğusu ile
* tüm Marmarada kıyıdan 2 mil mesafede
boyu 15 metreyi geçen gırgırlar ve her türlü ve her boydaki trol ve karides algarnası adı altındaki teknenin
Nisan -Aralık ayları arasında avlanması yasaklanmalı.
Karadenizde çinekop avcılığı yönünden Ortasu trolüyle avcılığa da sıkı denetim getirilmeli.
Aksi taktirde balık birinden kaçar, ötekine peşkeş çekilmiş olur.
-----
Bir de amatöre yasak getirmek lazım
Her amatör balıkçı bir günde sadece 10 adet avlayabilir. Amatör balıkçı bu kotasını defne yaprağıyla yada kofanayla doldurmakta serbesttir. Amatör balıkçıya boy limiti yoktur."demek lazım"
demişti ve kendi şahsında özür dileyerek ve alıntılayarak buraya tekrar yapıştırıyorum arkasından da
Hocamla görüştüm ve hemen arkasından dediğim gibi İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlanma ve İşleme Teknolojisi bölümüne balık göçleri ile ilgili çalışmaları konusunda yazdım arkasındanda bugun gideceğim randevulu olarak. kendisininde bildiği ve yıllardır yazdığım üzere Boğaz balıkçısı ve Oltacısı olarak meralarım sadece marmara ve boğazlar bölgesidir. gerçekte mevcut alanın dahada büyüyerek yenikoy kıyılarından potim den başlayarak olması gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Dahada enteresanı hiç gündeme gelmeyen konu Nisan-Aralık dönemi dedi ki çok önemli konuya parmak basmıştır. Bende ilave olarak Kasım 20 dedim. ortaya bazı sonuçlar çıkıyor.
Madem göçün süreci Nisan-Kasım veya Aralık dönemlerinde olduğunu biliyoruz o zaman göç sürecinin yasak dahiline alınması ile bugüne kadar yazılanların tersine sadece göç türlerinin korunması ve ilgili bölgeler yasaklanması ile sorunların tamamı aşılabilir nitelikte duruyor. o zaman çalışma alanının göç yolları-göç zamanları-üreme verim etkinliği gibi konulara dayanması gerekiyor.
Karides algarnası gibi konularda daha iyimser olunabilirmi diye bakıyorum belki diyorumki çünkü o takım trakomozdan dahi etkilenebilir. ve her an takım bırakılabilir kayıplar çok günler olabilir.
Benim savunduğum bölge rezervler adına 10 yıldı arkasından Marmara ile ilgili düşüncem 50 yıla ulaşmıştı. Ancak hocamın dediği yolda düşünecek olursak. bence hiç sıkıntısız. göç zamanlarında balık kırılmayacak ve her zaman balıkçılık devam edecektir. Yalıköy kıyıları dediğimiz bölgelerde zaten gırgırların çalışabileceklerine fazlaca inanmamakla dip yapısı gereği konuya gerçekten nihaı ve somut yaklaşımda bulunmuştur.
Hatta Amatörü dahi sokarsak devreye o zaman ne profesyonel ne amatör hiçbir şey demeyecektir. uyulabilir öncelikle haklı bilimsel alanda çalışanlara arkasından Üniversitelerin ilgili bölümlerine arkasından ilçe müdürlükleri arkasından bakanlıklara durum iletilmeli ve çalışmalar bu yönde düzenlenmelidir.
Benim çizdiğim sınırların dahada güzelini ve detaylısını anlatan hocam ellerin dert görmesin.
Aliço reis; herkes konuya bildiği kadarıyla bakıyor. Hep bir şeyler eksik kalıyor. Bence esas baskıyı bilim çevrelerine ve bakanlığa; Boğazdan geçen göçmen balıkların üreme göçünün tamamlanması için alınacak tedbirlerin bir an önce belirlenmesi konusunda yapmak lazım.
Sizin bahsettiğiniz bu saha sınırlaması lüferi kurtarmaz. Çinekop'un esas kırıldığı bölgeyi kapsamıyor.
* Karadenizde Batıda Podima'dan Doğuda Şile'ye kadar olan kıyı şeridindeki tüm karasularımızda
* İstanbul Boğazının tamamında
* Marmarada Güneyde Çınarcık'tan Kuzeyde Bakırköy'e çizilen hattın kuzey ve doğusu ile
* tüm Marmarada kıyıdan 2 mil mesafede
boyu 15 metreyi geçen gırgırlar ve her türlü ve her boydaki trol ve karides algarnası adı altındaki teknenin
Nisan -Aralık ayları arasında avlanması yasaklanmalı.
Karadenizde çinekop avcılığı yönünden Ortasu trolüyle avcılığa da sıkı denetim getirilmeli.
Aksi taktirde balık birinden kaçar, ötekine peşkeş çekilmiş olur.
-----
Bir de amatöre yasak getirmek lazım
Her amatör balıkçı bir günde sadece 10 adet avlayabilir. Amatör balıkçı bu kotasını defne yaprağıyla yada kofanayla doldurmakta serbesttir. Amatör balıkçıya boy limiti yoktur."demek lazım"
demişti ve kendi şahsında özür dileyerek ve alıntılayarak buraya tekrar yapıştırıyorum arkasından da
Hocamla görüştüm ve hemen arkasından dediğim gibi İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlanma ve İşleme Teknolojisi bölümüne balık göçleri ile ilgili çalışmaları konusunda yazdım arkasındanda bugun gideceğim randevulu olarak. kendisininde bildiği ve yıllardır yazdığım üzere Boğaz balıkçısı ve Oltacısı olarak meralarım sadece marmara ve boğazlar bölgesidir. gerçekte mevcut alanın dahada büyüyerek yenikoy kıyılarından potim den başlayarak olması gerektiğini düşündüğünü belirtti.
Dahada enteresanı hiç gündeme gelmeyen konu Nisan-Aralık dönemi dedi ki çok önemli konuya parmak basmıştır. Bende ilave olarak Kasım 20 dedim. ortaya bazı sonuçlar çıkıyor.
Madem göçün süreci Nisan-Kasım veya Aralık dönemlerinde olduğunu biliyoruz o zaman göç sürecinin yasak dahiline alınması ile bugüne kadar yazılanların tersine sadece göç türlerinin korunması ve ilgili bölgeler yasaklanması ile sorunların tamamı aşılabilir nitelikte duruyor. o zaman çalışma alanının göç yolları-göç zamanları-üreme verim etkinliği gibi konulara dayanması gerekiyor.
Karides algarnası gibi konularda daha iyimser olunabilirmi diye bakıyorum belki diyorumki çünkü o takım trakomozdan dahi etkilenebilir. ve her an takım bırakılabilir kayıplar çok günler olabilir.
Benim savunduğum bölge rezervler adına 10 yıldı arkasından Marmara ile ilgili düşüncem 50 yıla ulaşmıştı. Ancak hocamın dediği yolda düşünecek olursak. bence hiç sıkıntısız. göç zamanlarında balık kırılmayacak ve her zaman balıkçılık devam edecektir. Yalıköy kıyıları dediğimiz bölgelerde zaten gırgırların çalışabileceklerine fazlaca inanmamakla dip yapısı gereği konuya gerçekten nihaı ve somut yaklaşımda bulunmuştur.
Hatta Amatörü dahi sokarsak devreye o zaman ne profesyonel ne amatör hiçbir şey demeyecektir. uyulabilir öncelikle haklı bilimsel alanda çalışanlara arkasından Üniversitelerin ilgili bölümlerine arkasından ilçe müdürlükleri arkasından bakanlıklara durum iletilmeli ve çalışmalar bu yönde düzenlenmelidir.
Benim çizdiğim sınırların dahada güzelini ve detaylısını anlatan hocam ellerin dert görmesin.

