Konuya katılım gösteren bilgi birikimi ,tecrübesini aktaran herkese hem kendi adıma hemde bu konunun meraklıları ve gelecekte ki bu konulardan faylanacak arkadaşlar adına teşekkür ederim.
*** Şimdi şu atışın 45 derecede sonlandırma olayı cepte ,gerçekten harika bir bilgi ve iyi bir püf nokta .atışlarıımda bunu özellikle çalışacağım.
en son pozisyon tmm .
şimdi sorum
atış yapacağımız ilk başlangıç pozisyonumuzda da 45 derecelik acıyla mı başlıyacağız .yani;
*kamış tutuşumuz sapından uçuna doğru yere doğru 45 deceye yakın bir açıyla mı duracak?
*atış yapmak istediğimiz posizyonda kurşunu arkaya yatırdığımızda geniş bir açıyla mı yatırcaz yoksa minumum bir açımı bırakacağız?
*kurşunu yerden çıkarırken direk kafanın arkasından kaldırıp savurucakmıyız yoksa onuda sağa veya sola doğru bir açıylamı göndermemiz gerekli?
*ipi veya misinayı parmaktan bırakma anı tm kamış 90 derecedeykenmi en doğru zaman ? kamışın uçu tam tepe noktadayken mi
*atış esnasında makinemiz yukarı doğrumu aşağı doğrumu bakmalı ,fiziksel olarak en doğru tutma stli hangisi ,kişye ve alışkanlıklara göre değişirmi
birkaç sorum daha var onları daha sonra soracağım bi şunları aydınlatırsak çok sevinirim.
pamuk eller cebe ,para istemiyoruz aradığımız şey doğru bilgi , ustalık ve tecrübe
1. Atış yapılacak başlangıç pozisyonunda kamış yere paralel olmalı yani bu pozisyonda açı 45 derece değil 90 derecedir. Bu, kurşunun yere yatırıldığı atış durumu için geçerlidir.
2. Başlangıç pozisyonunda kurşun yere yatırıldığı zaman kamış ucundan çıkan ipin/misinanın yere göre açısı da 45 derece olmalıdır. Zaten
kamış yere paralel tutulduğu zaman kamıştan çıkan ipi/misinayı (eğer bunlar makine hizasından daha uzun değilse) 45 dereceden daha geniş açıyla yere oturtmanın imkanı yoktur. Daha dar açı mümkündür ama zaten bu durum da oltacıya atış anında kendiliğinden rahatsızlık verir. Tabii dar alanlarda mecburen açı daralmakta ve atış mesafesi düşmektedir. Atış anında pek çok kişi kamışın ucunu yere doğru tuttuğu için açı genişlemekte ve bu da tıpkı dar açı gibi atış mesafesini düşürmektedir. Tabii burada önemli bir nokta daha var: Atıştan önce ayar yapılırken kurşun kamışın neresine kadar indirilmelidir? Kurşun, kamışın makine yatağına ne çok yakın, ne de yataktan çok uzak olmalıdır. Kurşun makine yatağına ve kamış ucuna yaklaştıkça atış mesafesi düşer. 4,25’lik bir kamışta, çaparide de kurşun arkası sahtede de makine yatağı ile kurşun arasında en az 50-60 cm lik bir mesafeyi korumak gerekir. Bana kalırsa ideal mesafe 75 cm-125 cm arasıdır. (Doğru düzgün 4,20 – 4,25’lik surf kamışlarda kamış sapı ile makine arası mesafe 70-75 cm civarıdır.)
3. Kurşunu kafa üstünden değil, yandan ya da omuz üstünden savurmak gerekir. Pendulum, OTG gibi atışlar Boğaz’da yaya trafiği ve oltacı sayısının fazlalığı yüzünden mümkün değildir. Yani kurşunu sağa sola savurarak atış son derece tehlikelidir. Kafa üstü atış zaten hem güvenli değildir hem de uzağa atış imkanı yoktur. Yandan atış da oltacı sayısı ve güvenliği yüzünden sakıncalıdır.
Boğaz şartlarına en uygun atış, atış başlangıcında yan dönük halde denize dik durup kurşuna bakarak, kurşunu savurma anında yarım yay çizip omuz üstünden yapılan atıştır.
4. İpi/misinayı parmaktan çıkarma anı, kamış ve savrulmakta olan kurşun 45 derecelik açıya geldiği andır. Buna kamışın ya da
atışın kurulması denir. Ancak tabii burada kamışın uç kısmının esneme payı ve esneme noktası, açı ayarı konusunda yani atışın kurulması konusunda oltacıyı yanıltabilir. Bazı kamışlar esnek, bazı kamışlar da serttir. Uçtan esneyen tam surf kamışlarda bu ayarı yakalamak daha kolaydır. Ama esnek, hele hele aşırı esnek kamışlarda bu ayarı yakalayıp ele oturtmak oldukça zordur. Bu ayarın en iyi yolu kamışı iyi tanımak ve kamışı ele oturtmaktır. İpi/misinayı bırakma anının ayarı ise zamanla ve üzerinde çalışılarak oturtulabilir. Tabii bütün bunlar, gözlemin ve denemenin doğru yapılmasına ve doğru gözlemlerden ve doğru denemelerden doğru sonuçların çıkarılmasına bağlıdır.
5. Atış başlangıcında makine yukarı doğru bakmalıdır. Fiziksel olarak en doğru atış başlangıcı bu şekildedir. Kurşunun savrulması ve atış anına gelinmesi durumunda da yarım yay çizilmiş ve makine denize bakar duruma gelmiş olur.
Bütün bunlara ek olarak şunları söylemek isterim: Maksat, alışkanlıkları doğrulamak değil de sahiden doğruya ulaşmak ise, o zaman işimiz kolaydır. Bu durumda bütün iş, gözlemi ve denemeyi doğru yapıp bunlardan doğru sonuçları çıkarmaya kalır. Tabii bunun için de denemeden vazgeçmemek gerekir.
Bir de şu var: Uzak atışı etkileyen kamış kalitesi, makine, ip, surf kurşun, boy pos, kol açıklığı, kuvvet, rüzgar vs gibi etkenleri burada sıralamaya gerek görmedim. Bu etkenlerin olması gerekene uygun olduğunu varsaydım. Burada yazdıklarım sadece
atışın bizatihi kendisinin fiziksel yapısı hakkındadır.
Keşke resimlerle ya da videolarla göstermeyi becerebilseydim..