Sarı kağıt ( AV TESKERESİ )

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Anonim
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Konu SRC belgesine gelmişken, şirket aracını iş-ev arası kullanıyorum bazen de haftasonları özel. Şirket benim değil yine de SRC belgesi almalı mıyım. Bunun denetimini trafik mi maliye mi yapıyor.
 
SRC nin konuyla aynı anlamı taşımadığını her mantıklı birey kabul eder.

Adı özerinde "TİCARİ ARAÇ" ticaret erbabına satılan araç, Şirket adına alınan araç, Gider defterine işlenen araç. Vergiden avantajlı araç.

Tahminen söylemek gerekirse kimse aile aracı niyetine ticari araç almaz.

Aratörde lastik botunu,kanosunu yada fiberini alır amatörlüğünü yaşar.

Geçenlerde oltacının biriyle hasbihal ederken.
- Amatör oltacı balık satmaz. dediğimde
-Aman abi ya sende amma yasakçıymışsın demişti.

Elin Avrupalısının uygulamalarını öveceğimize BEDAVADAN BALIK YAKALADIĞIMIZ BU GÜNLERE ŞÜKREDELİM.

Neredeyse sıfır masrafla balık yakalamaktayız.




Bu arada küçük bir hatırlatma,

SRC belge mecburiyeti araç sadece şirket üzerine ise mecburiyeti vardır.
Yani şahıs aracı ise bu mecburiyet yok. 🙂

Not:Sevgili Hamdi güzel bir örnek vermiş,ancak küçük detay gözünden kaçmış. 🙂 bilmeyenler için dip not düşmek istedim.
 
Bu arada küçük bir hatırlatma,

SRC belge mecburiyeti araç sadece şirket üzerine ise mecburiyeti vardır.
Yani şahıs aracı ise bu mecburiyet yok. 🙂

Not:Sevgili Hamdi güzel bir örnek vermiş,ancak küçük detay gözünden kaçmış. 🙂 bilmeyenler için dip not düşmek istedim.
Örneği anlayan anladı. 😉 Detaylara takılmayalım. 🙂
 
SRC nin konuyla aynı anlamı taşımadığını her mantıklı birey kabul eder.

Adı özerinde "TİCARİ ARAÇ" ticaret erbabına satılan araç, Şirket adına alınan araç, Gider defterine işlenen araç. Vergiden avantajlı araç.

.Tahminen söylemek gerekirse kimse aile aracı niyetine ticari araç almaz

Aratörde lastik botunu,kanosunu yada fiberini alır amatörlüğünü yaşar.

Geçenlerde oltacının biriyle hasbihal ederken.
- Amatör oltacı balık satmaz. dediğimde
-Aman abi ya sende amma yasakçıymışsın demişti.

Elin Avrupalısının uygulamalarını öveceğimize BEDAVADAN BALIK YAKALADIĞIMIZ BU GÜNLERE ŞÜKREDELİM.

Neredeyse sıfır masrafla balık yakalamaktayız.


Konuyla pek alakalı olmayabilir;ama ülkemizde ailesini gezdirmek için ticari diye bahsettimiz (ki bir çoğu kamyonet diye geçer)araçlardan okadar çok alan var ki tahmin bile edemessiniz.Buna bende dahilim.
 
Deve misali.
Bizlerde Bukalemunlaşıyoruz.

Bukalemun yerine bir nefas versek bir ihtimal düzelir ( mi? ) diyeceğim ama zor
Deveden özür dilerim. Resmi için müsade istemedim😀🙄🙄
Deve+Resimleri.jpg


Örneği anlayan anladı. 😉 Detaylara takılmayalım. 🙂
 
Elin Avrupalısının uygulamalarını öveceğimize BEDAVADAN BALIK YAKALADIĞIMIZ BU GÜNLERE ŞÜKREDELİM.
bedava mı? kamış, makina, misina, iğne, takım, çanta, yol ve benzin masrafına harcadığımız paralar herhalde 1 yıllık yiyeceğimiz balığı balıkçıdan almaktan daha fazla tutar.

Ek olarak belirtmek isterim ki yollarda gördüğünüz combi tarzı caddy, kangoo, doblo vs gibi araçların ruhsatında ticari yazmasına rağmen %90 aile aracı diye alınıyor.
 
Konu SRC belgesine gelmişken, şirket aracını iş-ev arası kullanıyorum bazen de haftasonları özel. Şirket benim değil yine de SRC belgesi almalı mıyım. Bunun denetimini trafik mi maliye mi yapıyor.

Kesinlikle,
Ruhsatında Ticari,Kamyonet yazan aracı süren,araç kendisinin olsun,olmasın SRC belgesi ve Pisokoteknik belgesi almak zorunda.

Şirketinde kamyonet yazılı aracı olanda ayrıca KA belgesi almak zorundadır,ve kaç adet kamyonet yazılı aracı varsa bunları bu kA belgesine işletmek zorunda,sattığı zamanda çıkartırmak şartıyla.

Denetlemeyi trafik Polisi yapmaktadır.
Ha bu son tarih yılmaşı son,şu gün son diyorlar ama sürekli uzatıyorlar...buda ayrı bir konu.
 
Birbirimizi anlamadan konuşmak; bu kadar olur. Elinizde var olması veya neden aldığınız,
mazereti konunun açılış yazısında sorulan sorunun cevabı değildir. Altını ıslatan bir çocuğun sabah uyandığında annesine biraz mahçup ve masum sıraladığı sözlerden öteye geçmez, kamufle sözler ile bu iş zaten bir yere varmaz. Birinci kural önce karşımızdaki insanı anlamalıyız değil mi ? her ne kadar saçma bir idia ortaya atmış olsada, anlamalıyız öyle değil mi ?. Kanun koyucunun siz kadar kafa yormadan çala kalem ele aldığı bir kanunun bize yansımasını tartışıyorsunuz değilmi, ticari balıkçılık ruhsatı almış bir teknede amatör oltacı alınamaz. turistik amaçlı gezi teknelerinde istediğinizi yapabilirsiniz (hatta flörtünüzü bile bindirebilirsiniz.) Bunu aşmanın yolu sarı belge sahibi olmaktan geçiyorsa alalım o zaman, Sayın Haydi balığa nikli üyenin itirazı burada işte balık yakalamak için her yolu mübah sayanlarla aranızda soğan zarı kadar fark kaldı bilesiniz. Yarın balık yakalayabilmenin tek yolu dinamit atmak olsa, dinamit satın alma ruhsatı'da edinirmisiniz. Onu'da denermisiniz. İstediğiniz kadar amatör kalıyorum, ben amtörüm, amatörüm ben diye kendinizi yırtın cebinizdeki belge sizin aksinizi söyledikce altınızı ıslattığınızın resmidir.
anneniz sizi her seferinde hoş karşılasada sonucu değiştirmez. Sarı belge sahibi olan amatörlere hiç kızmıyorum yanlış anlaşılmasın yeri geldi söyledim, onlara bir annenin şefkati ile yaklaşıyorum nasıl olsa bir gün büyüyecek ve fizyolojik açıdan sorun ortadan kalkacaktır.
Benim vaktim çok.
Ya sizin...
 
Anlamak ve anlaşılmak dendiği için aklıma geldi ve belirtmeden geçemeyeceğim ama ticari dendimi neden akla hemen tü kaka adamlar geliyor anlamadım.
Benim tanıdığım birsürü ekmeğini bu işten kazanana meslek olarak balıkçılık yapan var,hemde babadan kalma meslekleri.
Bunlar tabii ki hep oltacılar,ağcı değil.çoğuda çok iyi insanlar ve denizi korumak, balık popülasyonu üzerindeki baskılar konusunda sözde amatörlerden çok daha fazla duyarlılar.Yani tü kaka değil tam tersi duyarlılar bu konulara.Benimde dönem dönem özellikle lüfer sezonunda beraber avlandığım kişiler kendileri olup,bu kişilerin kanun karşısında zor durumda kalmasın diye sarı kağıt alınmıştır tarafımdan.
 
Birbirimizi anlamadan konuşmak; bu kadar olur. Elinizde var olması veya neden aldığınız,
mazereti konunun açılış yazısında sorulan sorunun cevabı değildir. Altını ıslatan bir çocuğun sabah uyandığında annesine biraz mahçup ve masum sıraladığı sözlerden öteye geçmez, kamufle sözler ile bu iş zaten bir yere varmaz. Birinci kural önce karşımızdaki insanı anlamalıyız değil mi ? her ne kadar saçma bir idia ortaya atmış olsada, anlamalıyız öyle değil mi ?. Kanun koyucunun siz kadar kafa yormadan çala kalem ele aldığı bir kanunun bize yansımasını tartışıyorsunuz değilmi, ticari balıkçılık ruhsatı almış bir teknede amatör oltacı alınamaz. turistik amaçlı gezi teknelerinde istediğinizi yapabilirsiniz (hatta flörtünüzü bile bindirebilirsiniz.) Bunu aşmanın yolu sarı belge sahibi olmaktan geçiyorsa alalım o zaman, Sayın Haydi balığa nikli üyenin itirazı burada işte balık yakalamak için her yolu mübah sayanlarla aranızda soğan zarı kadar fark kaldı bilesiniz. Yarın balık yakalayabilmenin tek yolu dinamit atmak olsa, dinamit satın alma ruhsatı'da edinirmisiniz. Onu'da denermisiniz. İstediğiniz kadar amatör kalıyorum, ben amtörüm, amatörüm ben diye kendinizi yırtın cebinizdeki belge sizin aksinizi söyledikce altınızı ıslattığınızın resmidir.
anneniz sizi her seferinde hoş karşılasada sonucu değiştirmez. Sarı belge sahibi olan amatörlere hiç kızmıyorum yanlış anlaşılmasın yeri geldi söyledim, onlara bir annenin şefkati ile yaklaşıyorum nasıl olsa bir gün büyüyecek ve fizyolojik açıdan sorun ortadan kalkacaktır.
Benim vaktim çok.
Ya sizin...
Merhabalar Soner abi,
Yazdıklarınızın bir bölümüne katılsamda, katılmadığım yönleride yok değil.
Öncelikle sizinde vurguladığınız üzre üzerinde çalışılmadan çıkartılan yasalar hayatımızın pekçok alanında olduğu gibi balıkçılık gibi masum bir hobide bile sayfalarca yazılıp çizilerek tartışılabiliyor.
Son günlerin moda deyimiyle yaptığımız aslında yasayı arkadan dolanmak.Bunda hemfikirim.
Ancak,
Mevcut yasalar çerçevesinde biz amatörlerin hobisini keyifle yaşabileceği alan çok sınırlı.Ülkemizin pekçok yerinde Ticari olmayan balıkçı teknesi bulabilmek çok zor.Bu durumda olan yerleşkelerde yaşayan balıkçı dostlarımız tekneyle balık keyfini yaşayabilmek için daha doğrusu çıktıkları balık avında keyiflerinin kaçmaması için Su ürünleri Ruhsat tezkesresi almakta.Bunu yaparkende başka çözüm olmaması ana etken olmakta.Zira kaçımız keyfekeder tekne alıp balığa çıkabilir ki!..
Kısacası, çocuk altını ıslatıyor ama sebep aile içinde halledilebilecek bir konu değil.Sebep Çevresel,sosyal,siyasi..vs
Çözüm iki şıklı .Çocuğun çevreyle,sosyal hayatla izolesi yada hoşgörüye devam etmek.
Zaten sarı kağıt alan herkesin ticari yeteneğe yada kabiliyete sahip olamayacağı gerçeğide bu yapılanın masumiyetinin altını çizmekte.
 
Back