Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.
Arkadaşlarımız gayet güzel açıklamalarda bulunmuşlar, bende birkaç katkıda bulunmak istedim.
Buyrunuz....
TRAKONYA SOKULMASINDA İLK MÜDAHALE...
Değerli dostlarım, ben bir tıp doktoru değilim. Tıbbi anlamdaki ilk yardım bilgim, almış olduğum 276 saatlik İlk Yardım ve Acil Müdahale eğitimden ibarettir. Genel anlatımlarım dışındaki detaysal yaklaşımlarım uzman hekimlere danışarak, araştırarak elde ettiğim bilgilerdir. Sizlere sunacağım bilgiler uzun ve titiz bir çalışma sonucu elde olmasına rağmen yüzde yüz doğru olamayabilir.
Burada bahsedilen ilk müdahale önerilerini mümkün mertebe uyguladıktan sonra en kısa zamanda profesyonel yardım alabileceğiniz bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Her ne kadar tecrübeli olsada aşşağıda yazanların dışında alışıla gelmedik uygulamaları öneren av arkadaşlarınız yada diğer şahıslara itibar etmeyiniz. Bu yapacağınız yanık bölgeye dişmacunu sürmek ile örneklendirilebilir.
*** Avlandığınız bir süre içerisinde bu balığı tanıyor olmanıza rağmen kaza ile trakonya sokulmasına mazur kaldınız, trakonyadaki bir iğne el parmağınıza saplandı o an hissettiğiniz batma hissi ile aniden elinizi geri çektiniz ve elinize baktığınızda bir damla kan çıktığını gördünüz.
*** Elinize batma anından itibaren ne olduğunu 3-5 saniye içerisinde ancak farkedersiniz, bu esnada bir "eyvah, ne yapacağım" hissi uyanır ve heyecanlanırsınız. Bu sürenin sonunda elinizde ciddi bir acı ve yanma hissi olmayabilir, bu durum zehirli olmayan bir iğnenin saplanmış olduğunu göstermez. Yapılacak müdahalenin sağlığınıza bir zararı yoktur ama yapılmayacak olanın kesinlikle vardır. Muhtemelen o sürenin sonunda, o iğne batması acısının sonunda soku bölgesinde giderek yayılan bir acı ve yanma hissi oluşmaya başlar. Sakın ama sakın hemen parmağınızdaki o delikten kan sağmaya, hele hele ağzınız ile emmeye kalkışmayın. Elinizi derhal deniz suyuna sokup şiddetli biçimde sallayın, çırpın. Bu sayede soku bölgesinde henüz patlamamış olan kapsülcükleri (micro pellet) cildinizden temizlemiş ve bulaşmayı engellemiş olursunuz. Bu işi içinde balık olan bir kovada yaptıysanız o balıkları tüketmeyiniz. Soku bölgesini deniz suyunda temizlemek esastır, çünkü soku noktası etrafına bulaşmış olan pellet ler deniz suyundan başkabir sıvı ile karşılaştıklarında hemen patlayacaklardır.
*** 2.adımda ise hiç vakit kaybetmeden el yordamı ile mümkün olduğunca soku deliğinden kan sağınız, soku noktasını yarım cm kadar kesmek ve kan akışını hızlandırmak her ne kadar faydalı ise de, muhtemelen elinizin altında steril bir kesici alet olmayacaktır. Şayet var ise hafifçe kesmeniz yeterlidir.
*** Yeterince kan sağdıktan sonra yara üzerine azar azar, bir çorba kaşığı kadar amonyak dökünüz. Amonyak kullanıma hazır halde eczanelerde 2,5 TL ye satılmaktadır. Bunu takım çantanızdan eksik etmeyiniz. Kimyassal ürünler satan firmalardan alacağınız amonyak saf halede olabilir, bunları kesinlikle kullanmayın, saf amonyak aşırı tahriş edicidir. Alacağınız amonyak %10 ihtivalı solüsyon şekline olmalıdır. Alkol, oksijenli su, baticom gibi ansiseptikler yararlı olmayacaktır.
*** Şu ana kadar trakonya zehirinin içeriğinde bulunan adrenalin, noradrenalin ve histaminik kimyassalları ve büyük kısmını bünyenizden uzaklaştırmış bulunmaktasınız ancak büyük miktarda uzaklaşmış dahi olsa aminoasiten bir miktar halen bünyenizdedir. Bundan kurtulmanın en etkili yolu ise dayanabileceğiniz en yüksek sıcaklığa soku bölgesini maruz bırakmaktır. Bunu yapabileceğiniz yöntemler tamamen içerisinde bulunduğunuz şartlar ile ilgilidir. Yaz vakti bir büyüteçlede yapılabilceği gibi bir teknenin egzosu yada termosunuzdaki çay dahi kullanılabilir. Bu uygulamada aminoasidin yapısı bozulacak, parçalanacak ve kanınızdaki organizmalara bağlanamayacaklardır.
*** Yapılacak son işlem ise en yakın sağlık kuruluşuna zaman kaybetmeden başvurmak olmalıdır. Yanınızda sizi neyin soktuğunu ve yapılan ilk müdahalelerin neler olduğunu bilen bir kimseninde bulunması oldukça önemlidir. O anda aşırı allerjik bir tepkime neticesinde bilincinizi yitirmiş yada konuşamaz durumda olma ihtimaliniz vardır.
*** Trakonya zehirinin sık rastlanan etkilerinden öncelikle, içerdiği histaminik maddeler nedeni ile şiddetli yanma hissi, soku bölgesindeki yaranın çok geç iyileşmesi, iltihap akışı şeklinde düşünülebilir. Bu histaminik madde kişinin bünyesindeki allerjik reaksiyona bağlı olarak değişebilir, neticede kişinin anaflaktik şoka girmeside olasıdır. Zehirin yapısındaki adrenalin, kalp rahatsızlığı ve/veya hipertansiyonu bulunan kişilerde kalp krizine neden olabilir, her ne kadar noradrenalin, adrenalinin etkisini perdeleyecek olsada aradaki oran farkı tehlikenin boyutunu değiştirmemektedir. Balığın sehirinin içerisindeki aminoasit ise (asıl zehir denen) tamamı ile kendisine özgü bir yapıdadır ve nörotoksin dir. Yine bünyeye bağlı olarak sinir sitemini etkileyerek öncelikle felce sonrada solunumun durmasına neden olur.
Bu riskler düşünüldüğünde hepinizinde tahmin ettiği gibi ilk yapılacak olan sakin ve mümkün mertebe hareketsiz kalmaktır. Kan dolaşımınız hızlandıkça zehrin merkezi sinir sistemine ulaşması hızlanacaktır.
Dikkat : Trakonya balığının küçük olanları daha zehirlidir.
Bu tip bir müdahaleye gerek kalmamasını dileyerek hepinize sağlık dolu günler dilerim.
...................................Bu yazı daha önce bir forum sitesinde yazdığım yazımdan alıntı olup, birkaç ekleme yapılmıştır.
Bazen çapariye atlarlar gerçekten araya karışmıştır.Geçen sene hanımın pazardan aldğı istavritlerin içinden çıkmıştı bir tane.