Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Trakonya Sokması ve Zehirlenme

adnan

Aktif Üye
Katılım
23 May 2010
Mesajlar
311
Tepkime puanı
73
Puanları
28
Yaş
54
Konum
istanbul
Adı
adnan koray
çok önemli bir konu teşekkür
 
Katılım
7 Ağu 2010
Mesajlar
12
Tepkime puanı
6
Puanları
3
Konum
Z.Burnu/İst Adı ve Kan Gr : Suat, 0Rh+
Adı
Suat
Arkadaşlarımız gayet güzel açıklamalarda bulunmuşlar, bende birkaç katkıda bulunmak istedim.

Buyrunuz....:)


TRAKONYA SOKULMASINDA İLK MÜDAHALE...


Değerli dostlarım, ben bir tıp doktoru değilim. Tıbbi anlamdaki ilk yardım bilgim, almış olduğum 276 saatlik İlk Yardım ve Acil Müdahale eğitimden ibarettir. Genel anlatımlarım dışındaki detaysal yaklaşımlarım uzman hekimlere danışarak, araştırarak elde ettiğim bilgilerdir. Sizlere sunacağım bilgiler uzun ve titiz bir çalışma sonucu elde olmasına rağmen yüzde yüz doğru olamayabilir.

Burada bahsedilen ilk müdahale önerilerini mümkün mertebe uyguladıktan sonra en kısa zamanda profesyonel yardım alabileceğiniz bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Her ne kadar tecrübeli olsada aşşağıda yazanların dışında alışıla gelmedik uygulamaları öneren av arkadaşlarınız yada diğer şahıslara itibar etmeyiniz. Bu yapacağınız yanık bölgeye dişmacunu sürmek ile örneklendirilebilir.

*** Avlandığınız bir süre içerisinde bu balığı tanıyor olmanıza rağmen kaza ile trakonya sokulmasına mazur kaldınız, trakonyadaki bir iğne el parmağınıza saplandı o an hissettiğiniz batma hissi ile aniden elinizi geri çektiniz ve elinize baktığınızda bir damla kan çıktığını gördünüz.

*** Elinize batma anından itibaren ne olduğunu 3-5 saniye içerisinde ancak farkedersiniz, bu esnada bir "eyvah, ne yapacağım" hissi uyanır ve heyecanlanırsınız. Bu sürenin sonunda elinizde ciddi bir acı ve yanma hissi olmayabilir, bu durum zehirli olmayan bir iğnenin saplanmış olduğunu göstermez. Yapılacak müdahalenin sağlığınıza bir zararı yoktur ama yapılmayacak olanın kesinlikle vardır. Muhtemelen o sürenin sonunda, o iğne batması acısının sonunda soku bölgesinde giderek yayılan bir acı ve yanma hissi oluşmaya başlar. Sakın ama sakın hemen parmağınızdaki o delikten kan sağmaya, hele hele ağzınız ile emmeye kalkışmayın. Elinizi derhal deniz suyuna sokup şiddetli biçimde sallayın, çırpın. Bu sayede soku bölgesinde henüz patlamamış olan kapsülcükleri (micro pellet) cildinizden temizlemiş ve bulaşmayı engellemiş olursunuz. Bu işi içinde balık olan bir kovada yaptıysanız o balıkları tüketmeyiniz. Soku bölgesini deniz suyunda temizlemek esastır, çünkü soku noktası etrafına bulaşmış olan pellet ler deniz suyundan başkabir sıvı ile karşılaştıklarında hemen patlayacaklardır.

*** 2.adımda ise hiç vakit kaybetmeden el yordamı ile mümkün olduğunca soku deliğinden kan sağınız, soku noktasını yarım cm kadar kesmek ve kan akışını hızlandırmak her ne kadar faydalı ise de, muhtemelen elinizin altında steril bir kesici alet olmayacaktır. Şayet var ise hafifçe kesmeniz yeterlidir.

*** Yeterince kan sağdıktan sonra yara üzerine azar azar, bir çorba kaşığı kadar amonyak dökünüz. Amonyak kullanıma hazır halde eczanelerde 2,5 TL ye satılmaktadır. Bunu takım çantanızdan eksik etmeyiniz. Kimyassal ürünler satan firmalardan alacağınız amonyak saf halede olabilir, bunları kesinlikle kullanmayın, saf amonyak aşırı tahriş edicidir. Alacağınız amonyak %10 ihtivalı solüsyon şekline olmalıdır. Alkol, oksijenli su, baticom gibi ansiseptikler yararlı olmayacaktır.

*** Şu ana kadar trakonya zehirinin içeriğinde bulunan adrenalin, noradrenalin ve histaminik kimyassalları ve büyük kısmını bünyenizden uzaklaştırmış bulunmaktasınız ancak büyük miktarda uzaklaşmış dahi olsa aminoasiten bir miktar halen bünyenizdedir. Bundan kurtulmanın en etkili yolu ise dayanabileceğiniz en yüksek sıcaklığa soku bölgesini maruz bırakmaktır. Bunu yapabileceğiniz yöntemler tamamen içerisinde bulunduğunuz şartlar ile ilgilidir. Yaz vakti bir büyüteçlede yapılabilceği gibi bir teknenin egzosu yada termosunuzdaki çay dahi kullanılabilir. Bu uygulamada aminoasidin yapısı bozulacak, parçalanacak ve kanınızdaki organizmalara bağlanamayacaklardır.

*** Yapılacak son işlem ise en yakın sağlık kuruluşuna zaman kaybetmeden başvurmak olmalıdır. Yanınızda sizi neyin soktuğunu ve yapılan ilk müdahalelerin neler olduğunu bilen bir kimseninde bulunması oldukça önemlidir. O anda aşırı allerjik bir tepkime neticesinde bilincinizi yitirmiş yada konuşamaz durumda olma ihtimaliniz vardır.

*** Trakonya zehirinin sık rastlanan etkilerinden öncelikle, içerdiği histaminik maddeler nedeni ile şiddetli yanma hissi, soku bölgesindeki yaranın çok geç iyileşmesi, iltihap akışı şeklinde düşünülebilir. Bu histaminik madde kişinin bünyesindeki allerjik reaksiyona bağlı olarak değişebilir, neticede kişinin anaflaktik şoka girmeside olasıdır. Zehirin yapısındaki adrenalin, kalp rahatsızlığı ve/veya hipertansiyonu bulunan kişilerde kalp krizine neden olabilir, her ne kadar noradrenalin, adrenalinin etkisini perdeleyecek olsada aradaki oran farkı tehlikenin boyutunu değiştirmemektedir. Balığın sehirinin içerisindeki aminoasit ise (asıl zehir denen) tamamı ile kendisine özgü bir yapıdadır ve nörotoksin dir. Yine bünyeye bağlı olarak sinir sitemini etkileyerek öncelikle felce sonrada solunumun durmasına neden olur.

Bu riskler düşünüldüğünde hepinizinde tahmin ettiği gibi ilk yapılacak olan sakin ve mümkün mertebe hareketsiz kalmaktır. Kan dolaşımınız hızlandıkça zehrin merkezi sinir sistemine ulaşması hızlanacaktır.

Dikkat : Trakonya balığının küçük olanları daha zehirlidir.



Bu tip bir müdahaleye gerek kalmamasını dileyerek hepinize sağlık dolu günler dilerim.


...................................Bu yazı daha önce bir forum sitesinde yazdığım yazımdan alıntı olup, birkaç ekleme yapılmıştır.
 

duzensiz

Daimi Üye
Katılım
2 May 2010
Mesajlar
1,065
Tepkime puanı
67
Puanları
48
Adı
Hüseyin Susulu
Arkadaşlarımız gayet güzel açıklamalarda bulunmuşlar, bende birkaç katkıda bulunmak istedim.

Buyrunuz....:)


TRAKONYA SOKULMASINDA İLK MÜDAHALE...


Değerli dostlarım, ben bir tıp doktoru değilim. Tıbbi anlamdaki ilk yardım bilgim, almış olduğum 276 saatlik İlk Yardım ve Acil Müdahale eğitimden ibarettir. Genel anlatımlarım dışındaki detaysal yaklaşımlarım uzman hekimlere danışarak, araştırarak elde ettiğim bilgilerdir. Sizlere sunacağım bilgiler uzun ve titiz bir çalışma sonucu elde olmasına rağmen yüzde yüz doğru olamayabilir.

Burada bahsedilen ilk müdahale önerilerini mümkün mertebe uyguladıktan sonra en kısa zamanda profesyonel yardım alabileceğiniz bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Her ne kadar tecrübeli olsada aşşağıda yazanların dışında alışıla gelmedik uygulamaları öneren av arkadaşlarınız yada diğer şahıslara itibar etmeyiniz. Bu yapacağınız yanık bölgeye dişmacunu sürmek ile örneklendirilebilir.

*** Avlandığınız bir süre içerisinde bu balığı tanıyor olmanıza rağmen kaza ile trakonya sokulmasına mazur kaldınız, trakonyadaki bir iğne el parmağınıza saplandı o an hissettiğiniz batma hissi ile aniden elinizi geri çektiniz ve elinize baktığınızda bir damla kan çıktığını gördünüz.

*** Elinize batma anından itibaren ne olduğunu 3-5 saniye içerisinde ancak farkedersiniz, bu esnada bir "eyvah, ne yapacağım" hissi uyanır ve heyecanlanırsınız. Bu sürenin sonunda elinizde ciddi bir acı ve yanma hissi olmayabilir, bu durum zehirli olmayan bir iğnenin saplanmış olduğunu göstermez. Yapılacak müdahalenin sağlığınıza bir zararı yoktur ama yapılmayacak olanın kesinlikle vardır. Muhtemelen o sürenin sonunda, o iğne batması acısının sonunda soku bölgesinde giderek yayılan bir acı ve yanma hissi oluşmaya başlar. Sakın ama sakın hemen parmağınızdaki o delikten kan sağmaya, hele hele ağzınız ile emmeye kalkışmayın. Elinizi derhal deniz suyuna sokup şiddetli biçimde sallayın, çırpın. Bu sayede soku bölgesinde henüz patlamamış olan kapsülcükleri (micro pellet) cildinizden temizlemiş ve bulaşmayı engellemiş olursunuz. Bu işi içinde balık olan bir kovada yaptıysanız o balıkları tüketmeyiniz. Soku bölgesini deniz suyunda temizlemek esastır, çünkü soku noktası etrafına bulaşmış olan pellet ler deniz suyundan başkabir sıvı ile karşılaştıklarında hemen patlayacaklardır.

*** 2.adımda ise hiç vakit kaybetmeden el yordamı ile mümkün olduğunca soku deliğinden kan sağınız, soku noktasını yarım cm kadar kesmek ve kan akışını hızlandırmak her ne kadar faydalı ise de, muhtemelen elinizin altında steril bir kesici alet olmayacaktır. Şayet var ise hafifçe kesmeniz yeterlidir.

*** Yeterince kan sağdıktan sonra yara üzerine azar azar, bir çorba kaşığı kadar amonyak dökünüz. Amonyak kullanıma hazır halde eczanelerde 2,5 TL ye satılmaktadır. Bunu takım çantanızdan eksik etmeyiniz. Kimyassal ürünler satan firmalardan alacağınız amonyak saf halede olabilir, bunları kesinlikle kullanmayın, saf amonyak aşırı tahriş edicidir. Alacağınız amonyak %10 ihtivalı solüsyon şekline olmalıdır. Alkol, oksijenli su, baticom gibi ansiseptikler yararlı olmayacaktır.

*** Şu ana kadar trakonya zehirinin içeriğinde bulunan adrenalin, noradrenalin ve histaminik kimyassalları ve büyük kısmını bünyenizden uzaklaştırmış bulunmaktasınız ancak büyük miktarda uzaklaşmış dahi olsa aminoasiten bir miktar halen bünyenizdedir. Bundan kurtulmanın en etkili yolu ise dayanabileceğiniz en yüksek sıcaklığa soku bölgesini maruz bırakmaktır. Bunu yapabileceğiniz yöntemler tamamen içerisinde bulunduğunuz şartlar ile ilgilidir. Yaz vakti bir büyüteçlede yapılabilceği gibi bir teknenin egzosu yada termosunuzdaki çay dahi kullanılabilir. Bu uygulamada aminoasidin yapısı bozulacak, parçalanacak ve kanınızdaki organizmalara bağlanamayacaklardır.

*** Yapılacak son işlem ise en yakın sağlık kuruluşuna zaman kaybetmeden başvurmak olmalıdır. Yanınızda sizi neyin soktuğunu ve yapılan ilk müdahalelerin neler olduğunu bilen bir kimseninde bulunması oldukça önemlidir. O anda aşırı allerjik bir tepkime neticesinde bilincinizi yitirmiş yada konuşamaz durumda olma ihtimaliniz vardır.

*** Trakonya zehirinin sık rastlanan etkilerinden öncelikle, içerdiği histaminik maddeler nedeni ile şiddetli yanma hissi, soku bölgesindeki yaranın çok geç iyileşmesi, iltihap akışı şeklinde düşünülebilir. Bu histaminik madde kişinin bünyesindeki allerjik reaksiyona bağlı olarak değişebilir, neticede kişinin anaflaktik şoka girmeside olasıdır. Zehirin yapısındaki adrenalin, kalp rahatsızlığı ve/veya hipertansiyonu bulunan kişilerde kalp krizine neden olabilir, her ne kadar noradrenalin, adrenalinin etkisini perdeleyecek olsada aradaki oran farkı tehlikenin boyutunu değiştirmemektedir. Balığın sehirinin içerisindeki aminoasit ise (asıl zehir denen) tamamı ile kendisine özgü bir yapıdadır ve nörotoksin dir. Yine bünyeye bağlı olarak sinir sitemini etkileyerek öncelikle felce sonrada solunumun durmasına neden olur.

Bu riskler düşünüldüğünde hepinizinde tahmin ettiği gibi ilk yapılacak olan sakin ve mümkün mertebe hareketsiz kalmaktır. Kan dolaşımınız hızlandıkça zehrin merkezi sinir sistemine ulaşması hızlanacaktır.

Dikkat : Trakonya balığının küçük olanları daha zehirlidir.



Bu tip bir müdahaleye gerek kalmamasını dileyerek hepinize sağlık dolu günler dilerim.


...................................Bu yazı daha önce bir forum sitesinde yazdığım yazımdan alıntı olup, birkaç ekleme yapılmıştır.


çok değerli bilgiler suat abi. teşekkürler. hatta yazının arada kaynamaması açısından konu başına taşınması mümkünse güzel olur.
 

akkadi

Aktif Üye
Katılım
25 Ağu 2010
Mesajlar
153
Tepkime puanı
4
Puanları
18
Yaş
48
Konum
istanbul
Adı
ABDULLAH AKKADİ

Yeni başlayan arkadaşlarımın dikkatine yukarıda gördüğünüz balık bek öyle göründüğü kadar şirin değildir. Şekil olarak mezgit balığına benzer yeni arkadaşlarda bu balığı mezgit zannederek ellerine alırlar ama macera bundan sonra başlar hafa sonu tatilinizin rezil olmasını ve o haftayı perişan geçirmek istemiyorsanız lütfen aşağıdaki açıklamaları okuyun keyifli avlar diliyorum

Trachinidae familyasından olan trakonyalar denizlerimizde yaşayan dikenleri en zehirli balıklardandır.Sularımızda dört türü mevcuttur.Ortalama boyları 15-20 cm.dir.En irileri olan kum trakoyası 35-40 cm. civarındadır.En zehirli dikenlere sahip olan varsamın boyu ise 10 cm.dir.Solungaç kapaklarının üzerinde birer sivri zehirli diken mevcuttur.Birinci sırt yüzgecinin altı dikeninden ilk üçünün diplerinde kuvvetli zehir taşıyan bezler vardır.Trakonyanın savunma silahı zehirli dikenleridir.Oltaya takılıp sandala alındığında zehir taşıyan sırt yüzgecini daima dik tutar.Ölse bile balığın bu dikenleri yine zehirlidir.Boğazlar,Marmara,Ege Denizi ve Batı Karadeniz'in sahillerinde kumluk ve çamurluk yerlerde bol miktarda bulunan trakonyaların birçok cinsi Atlantik,Pasifik ve Hint Okyanusunda da mevcuttur.Trakonya zehirli dikenine rağmen beyaz etli ve çok lezzetli bir balıktır.Kafası ve sırt dikeni kesilip atıldıktan sonra tulumu çıkarılır.Tavası ve haşlaması nefistir.
Avlanırken dikkat edilecek noktalar;
1.Tuttuğunuz balığı görmeden elinize almayın.
2.Trakonyanın,kafasını ezip öldürdükten sonra bile,kafasını ve birinci sırt dikeninin bulunduğu bölümü avuçlamayın.
3.Teknede mutlaka bir küçük şişeamonyak bulundurun."
4. Eğer trakonya tarafından çarpıldı iseniz ve yanınızda tıbbi gereçler yok ise hemen bu balıkla beraber en yakın devlet hastanesi veya tam teşekküllü özel bir hastaneye baş vurun kulaktan doğma bilgilerle iş yapmayın sizden daha tecrübeli birisinden balık hakkında bilgi alın veya beraber hastaneye gidin unutmayın erken teşhis hayat kurtarır. bu bilgileri neden verdim diyorsanız bu hafta sonu balıkta idim palamut avında çapariyi dibe yatırdığımız bu haftanın trakonya tutma şampiyonu benim diyebiliriz bu balıklar dipte yoğun olarak avlanırlar mutlaka çaparinize gelebilir. lütfen dikkat
 

Murat BİLGE

Daimi Üye
Katılım
1 Haz 2010
Mesajlar
849
Tepkime puanı
30
Puanları
18
Konum
İstanbul/Eyüp
Adı
Murat BİLGE
Bilgeilendirme için teşekkürler.
Bazen küçük bir not bile, ciddi tehlikeleri önleyen uyarılara dönüşür.
 

enis59

Daimi Üye
Katılım
1 May 2010
Mesajlar
1,210
Tepkime puanı
22
Puanları
38
Yaş
46
Adı
Enis
teşekkürler paylaşım için
 

sperker

Üye
Katılım
26 Tem 2010
Mesajlar
45
Tepkime puanı
2
Puanları
8
Yaş
51
Konum
istanbul
Adı
Serdar Perker
Paylaşım için teşekkürler. Bu balığın 4-5 cm.lik olanı bundan 7-8 sene evvel babamın baş parmağına vurmuştu. O an amonyak vs. olmadığından ilk iş sıcak suyu yaraya döküp kanı biraz akıtmıştık belki faydası olur diye. İnanın babam 2 gün kolunu zor hareket ettirdi parmağı 1 hafta şiş ve mor vaziyette kaldı. Gerçekten tehlikeli bir balık aman dikkat arkadaşlar.
 

KayaBalığıKaya

Daimi Üye
Katılım
19 May 2010
Mesajlar
2,875
Tepkime puanı
1,428
Puanları
113
Adı
Uluç
Arkadaşlar küçüklüğümden beri çevremdeki bir çok "abim ve kardeşim de dahil olarak" insan bu balık tarafından sokulmuştur. Bunların içinde 2 hafta yatanıda vardır, düzgün tedavi ile akşamına bir şeyi kalmayanda. Bu balık sokmasında yapılacak en doğru hareket, amonyaklı pamuğu iğnenin battığı yere bastırıp bir kaç saniye bekletmek, akabindede buz ile tedavi sonrasında en yakın hastane veya sağlık ocağının yolunu tutmaktır. Amonyaklı pamuğu kesinlikle yaranın üzerinde bir kaç saniyeden fazla tutmayın çünkü amonyağın yakıcı özelliği vardır ve çok kötü bir şekilde deri yanmasına uğrayabilirsiniz, asla sıcak iyi gelir diye araba egsozu, ısıtılmış bıçak gibi demir materyal veya kaynamış suyu yaraya değdirmeyin veya dökmeyin yoksa 2 inci 3 üncü derece yanık yaralanmalar olabilir ve balık zehirinden çok daha uzun süre bu yanıkları iyileştirmek için uğraşırsınız. Eğer ki çevrede amonyak vs gibi bir şey bulamıyorsanız ve hasbelkader medeniyetten uzak bir yerdeyseniz idrar da içinde bulunan amonyak sebebi ile iyi gelebilir ve kullanılabilir ama acil müdahele olarak ne yaparsanız yapın mutlaka sonunda bir sağlık ocağına ve hastaneye başvurun. Sağlık ocağına başvurmanın en büyük önemi anaflaktik şok yani alerjik sok yaşamayı gerçekleşmesi durumunda derhal tedavi etmektir.Zehirlenme karşısında böyle bir şok yaşarsanız eğer zehir den olmasa bile alerjik sok yüzünden nefes borunuzun şişmesi sonucunda ölebilirsiniz. Küçük bir arı sokması yüzünden bile her sene bir çok insan bu anaflaktik şoku sebebiyle hayatını kaybetmektedir.
 

magnificent

Aktif Üye
Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
465
Tepkime puanı
23
Puanları
18
Adı
Ramazan
AKIN
Geçen sene hanımın pazardan aldğı istavritlerin içinden çıkmıştı bir tane.