Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Tuzla - Pendik - Kartal - Maltepe - Kadıköy Hattı BİLGİ PAYLAŞIMI

Katılım
14 Tem 2013
Mesajlar
684
Tepkime puanı
1,435
Puanları
93
Yaş
62
Konum
Üsküdar - İstanbul
Adı
Vaner

hasanduman

Aktif Üye
Katılım
30 Ağu 2016
Mesajlar
448
Tepkime puanı
939
Puanları
93
Yaş
42
Konum
istanbul
Adı
HAsan
Kan Grubu
A Rh Negatif
Merhabalar,
Bu aksam 20 ile 22 arasi bi av firsatim oldu,
Arabamda eski kamisim vardi, kartaldaki balikciya ugrayip turuncu capari 40 gr kursun ile samadira aldim, arabada fosforum vardi, 20:15 gibi attim, 21 e kadar hic balik yoktu yanimdaki birkez 3 lu cekti baska yoktu,
Saat 21 de arabada 75 gr kursun oldugu aklima geldi, samandirayi sokup 75 gr kursun ile ( yemli cinekop a atar gibi ) uzaga atip dibe yatirarak beklemeye basladim, yarim saat kadar zamanda 1 tava cikardim, boylar cok iyiydi,
Herkese rasgele..


GM 5 Plus cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

coner

Daimi Üye
Katılım
29 Eki 2014
Mesajlar
7,550
Tepkime puanı
14,488
Puanları
113
Yaş
68
Konum
istanbul/Üsküdar/Tuzla
Adı
Eşref
Kan Grubu
O Rh Negatif
En sevdiğim yazarlardan biridir.Yaz bitmeden Burgaz adadaki müzesine gitmek istiyorum.
Mesleğini soranlara “Balıkçıyım” diyen Sait Faik Abasıyanık, yakaladığı balık küçük olunca onu öper ve tekrar denize atarmış. Yanındaki Rum balıkçı, “Balık öpülür mü be Sait!” deyince şu cevabı vermiş: “Olsun, bu denizde benim öptüğüm bir balık dolaşıyor artık”

Bir hikayesini çok severim.



Dülger Balığının Ölümü

Hepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlıyken pullan kadın elbiselerine, kadın kulaklarına, kadın göğüslerine takılmaya değer. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?
Mümkün olsaydı da balolara canlı balık sırtlarının yanar döner renkleriyle gidebilselerdi bayanlar; balıkçılar milyon, balıklar şan ve şeref kazanırdı. Ne yazık ki soluverir ölür ölmez, öyle ki büzülmüş böceklere döner balık sırtının pırıltıları. Benim, size ölümünü hikâye edeceğim balığın öyle parıltılı, yanar döner pulları yoktur. Pulu da yoktur ya zavallının. Hafifçe, belirsiz bir yeşil renkle esmerdir. Balıkların en çirkinidir. Kocaman, dişsiz, ak ve şeffaf naylondan bir ağzı vardır: Sudan çıkar çıkmaz bir karış açılır. Açılır da bir daha kapanmaz.

Vücudu kirlice, esmer renkte demiş miydim
Rum balıkçıların hrisopsaros Hristos balığı- dedikleri bu balık, vaktiyle korkunç bir deniz canavarı imiş. İsa doğmadan evvel, Akdeniz’de dehşet saçarmış. Bir Fenikeli denize düşmeye görsün! Devirdiği Kartacah çektirmesinin, Beni İsrail balıkçı kayığının sayısı sayılamamış. Keser, biçer; doğrar, mahmuzlar; takar, yırtar; koparır, atar; çeker, parçalarmış. Akdeniz’in en gözü pek; insandan, hayvandan, fırtınadan, yıldırımdan, beladan, işkenceden yılmaz korsanı, dülger balığının adından bembeyaz kesilirmiş.

Isa, günlerden bir gün, deniz kenarında gezinirken sandallarını büyük bir korkuyla bırakıp kaçan balıkçılar görmüş. “Ne oluyorsunuz?” diye sormuş Balıkçılar: “Aman!” demiş. “El aman! El aman bu canavardan! Sandalımızı kırdı, arkadaşlarımızı parçaladı. Hepsinden kötüsü, balık tutamaz olduk, açlıktan kırılırız.”
Isa, yalın ayak, başı kabak, dülger balıklarının yüzlercesi-nin kaynaştığı denize doğru yürümüş. En kocamanını, uzun parmaklı elleriyle tutup sudan çıkarmış. İki elinin başparmağı arasında sımsıkı tutmuş, eğilmiş, kulağına bir şeyler söylemiş…
O gün bugündür dülger balığı, denizlerin görünüşü pek dehşetli; fakat huyu pek uysal, pek zavallı bir yaratığıdır. Birçok yerlerinde çiviye, kesere, eğriye, kerpetene, testereye, eğeye benzer çıkıntıları, kemikle kılçık arası dikenleri vardır. Dülger balığı adı ona bunlardan ötürü takılmış olmalı.
Bütün bu alet ü edavatın dört yanını, şeffaf naylondan diyebileceğimiz işlemeli bir zar çevirmiştir. Kuyruğa doğru bu incecik zar azıcık kalınlaşır, rengi koyulaşır, bir balık kuyruğunun biçimini alır.
Oltaya tutuldu muydu dünyasına, sulara küsüverir. Nasıl bir korku içine düşer kim bilir? Onun için dünya bomboştur artık. Oltadan kurtulsa da fayda yoktur. Suyun yüzüne yamyassı serilir. Kocaman gözleriyle insana mahzun mahzun bakar durur. Sandala aldığınız zaman dakikalarca onun sesini işitirsiniz. Ya sesini! Bir o, bir de kırlangıç balığı sandalda ö-lünceye kadar ikide bir feryada benzer, soluğa benzer acı bir ses çıkarır. İnce zardan ağzını bir kere ağlara vurmasın, küstüğünün resmidir dülger balığının.
Bir gün, balıkçı kahvesinin önündeki; yarısı kırmızı, yarısı beyaz çiçek açan akasyanın dalına asılmış bir dülger balığı gördüm. Rengi denizden çıktığı zamandı. Yalnız aletlerinin etrafını çeviren incecik, ipekten bile yumuşak zarları titreyip duruyordu. Böyle bir oynama hiç görmemiştim. Evet, bu bir o-yundu. Bir görünmez iç rüzgârının oyunuydu. Vücutta, görünüşte hiçbir titreme yoktu. Yalnız bu zarlar zevkli bir ürperişle tatlı tatlı titriyorlardı. İlk bakışta insana zevkli, eğlenceli bir şeymiş gibi gelen bu titreme, hakikatte bir ölüm dansıydı. Sanki dülger balığının ruhu, rüzgâr rüzgâr, bu incecik zarlardan çıkıp gidiyordu; bir dirhem kalmamışcasına.
Hani bazı yaz günleri hiç rüzgâr yokken, deniz üstünde bir meneviş peydahlanır. İşte böyle bir cazip titremeydi bu. İnsanın içini zevkle, saadetle dolduruyordu. Ancak balığın ölmek üzere olduğu düşünülürse, bu titremenin anlamı hafifçe acıya yorulabilirdi. Ama insan, yine de bu anlama almamaya çalışıyordu. Belki de bu, harikulade tatlı bir ölümdür. Belki de balık, hâlâ suda, derinliklerde bulunduğunu sanıyor-dur. Karnı tok, sırtı pektiı*. Akşam olmuştur. Denizin dibinin kumları gıdıklayıcıdır. Altta dişi yumurtaları, üstte erkek tohumları sallanıyor, sallanıyor, sallanıyordu. Vücudunu bir şehvet anı sarmıştır… Birdenbire dehşetli bir şey gördüm: Balık tuhaf bir şekilde, ağır ağır ağarmaya, rengini atmaya, hem de beyaz kesilmeye giden bir hâl almaya başlamıştı. A-caba bana mı öyle geliyor? Sahiden rengini mi atıyor? Demeye; dikkatli bakmaya lüzum kalmadan, yanılmadığımı anladım.
Kenarları süsleyen zarların oyunu çabuklaşmaya, balık da gitgide, saniyeden saniyeye pek belli bir hâlde beyazlaşmaya başladı. İçimde dülger balığının yüreğini dolduran korkuyu duydum. Bu hepimizin bildiği bir korku idi: Ölüm korkusu.
Artık her şeyi anlamıştı. Denizlerin dibi âlemi bitmişti. Ne akıntılara yassı vücudunu bırakmak, ne karanlık sulara, koyu yeşil yosunlara gömülmek… Ne sabahları birdenbire, yukarılardan derinlere inen, serin aydınlıkta uyanıvermek, günün mavi ve yeşil oyunları içinde kuyruk oynatmak, habbeler çıkarmak, yüzeye doğru fırlamak…

Ne yosunlara, canlı yosunlara yatmak, ne akıntılarla aletlerini yakamozlara takarak yıkanmak, yıkanmak vardı. Her şey bitmişti.

Dülger balığının ölüm hâli uzun sürüyor. Sanki balık, su hava dediğimiz gaz suya alışmaya çalışmaktadır. Hani biraz dişini sıksa alışması mümkündür gibime geldi.

Bu iki saat süren ölüm hâlini, dört saate, dört saati sekiz saate, sekiz saati yirmi dörde çıkardık mıydı; dülger balığını aramızda bir işle uğraşırken görüvereceğiz sanıyorum.
Onu atmosferimize, suyumuza alıştırdığımız gdn, bayramlar edeceğiz. Elimize görünüşü dehşetli, korkunç, çirkin ama aslında küser huylu, pek sakin, pek korkak, pek hassas, iyi yürekli, tatlı ve korkak bakışlı bir yaratık geçirdiğimizde böbürlenerek onu üzmek için elimizden geleni yapacağız. Şaşıracak, önce katlanacak. Onu şair, küskün, anlaşılmayan biri yapacağız. Bir gün hassaslığını, ertesi gün sevgisini, üçüncü gün korkaklığını, sükûnunu kötüleyecek, canından bezdireceğiz, içinde ne kadar güzel şey varsa hepsini, birer birer söküp atacak. Acı acı sırıtarak İsa’nın tuttuğu belinin ortasındaki parmak İzi yerlerini, mahmuzlan, kerpeteni, eğesi, testeresi ve baltasıyla kazıyacak. İlk çağlardaki canavar hâlini bulacak.

Bir kere suyumuza alışmaya görsün. Onu canavar hâline getirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayacağız.

Sait_Faik_Abasiyanik.jpg
 
Son düzenleme:

coner

Daimi Üye
Katılım
29 Eki 2014
Mesajlar
7,550
Tepkime puanı
14,488
Puanları
113
Yaş
68
Konum
istanbul/Üsküdar/Tuzla
Adı
Eşref
Kan Grubu
O Rh Negatif
Merhabalar,
Bu aksam 20 ile 22 arasi bi av firsatim oldu,
Arabamda eski kamisim vardi, kartaldaki balikciya ugrayip turuncu capari 40 gr kursun ile samadira aldim, arabada fosforum vardi, 20:15 gibi attim, 21 e kadar hic balik yoktu yanimdaki birkez 3 lu cekti baska yoktu,
Saat 21 de arabada 75 gr kursun oldugu aklima geldi, samandirayi sokup 75 gr kursun ile ( yemli cinekop a atar gibi ) uzaga atip dibe yatirarak beklemeye basladim, yarim saat kadar zamanda 1 tava cikardim, boylar cok iyiydi,
Herkese rasgele..


GM 5 Plus cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Kutlarım kardeşim tavalıklar çıkmış.
 

es.barış61

Daimi Üye
Katılım
24 Kas 2016
Mesajlar
921
Tepkime puanı
2,738
Puanları
93
Yaş
46
Konum
İstanbul
Adı
Barış Esmer
Kan Grubu
AB Rh Pozitif
Merhabalar,
Bu aksam 20 ile 22 arasi bi av firsatim oldu,
Arabamda eski kamisim vardi, kartaldaki balikciya ugrayip turuncu capari 40 gr kursun ile samadira aldim, arabada fosforum vardi, 20:15 gibi attim, 21 e kadar hic balik yoktu yanimdaki birkez 3 lu cekti baska yoktu,
Saat 21 de arabada 75 gr kursun oldugu aklima geldi, samandirayi sokup 75 gr kursun ile ( yemli cinekop a atar gibi ) uzaga atip dibe yatirarak beklemeye basladim, yarim saat kadar zamanda 1 tava cikardim, boylar cok iyiydi,
Herkese rasgele..


GM 5 Plus cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Hasan almışsın canlıyı maşallah. Pazar için hevesin kalmıştır inşallah :)

XT1033 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

hasanduman

Aktif Üye
Katılım
30 Ağu 2016
Mesajlar
448
Tepkime puanı
939
Puanları
93
Yaş
42
Konum
istanbul
Adı
HAsan
Kan Grubu
A Rh Negatif
Hasan almışsın canlıyı maşallah. Pazar için hevesin kalmıştır inşallah :)

XT1033 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
75 gr isinma turu idi, pazar 200 gr bizi bekliyor nasip olursa insallah

GM 5 Plus cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

sessizdenizci

Daimi Üye
Katılım
14 Haz 2012
Mesajlar
1,469
Tepkime puanı
1,859
Puanları
113
Konum
İstanbul
En son Cuma günü kontrol ettiğimde Bizim buralarda Zargana hala istenilen boya ulaşmamış. Bende ilerki haftalarda denemek işin aşağıdakini hazırladım.



Mebaru silikon, boy 5cm

Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi