Tuzla - Pendik - Kartal - Maltepe - Kadıköy Hattı Bilgi Paylaşımı

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan hunter
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
İstavriti zorlamanın pek bir manası yahut mantıklı tarafı kalmadı artık.
Anca kış takvimi geçen sene gibi dişliden uzak geçecek ki, balık belli takvimlerde kıyılasın. O takvimde bile anca kurt ile çekiyoruz hayvanı. O kadar zor bir av haline bürünüyor maalesef.
 
Bugün sabah suyunda 3 saat tuzlayı denedim spin ile at çek fakat ne denediysem sonuç alamadım aynı şekilde zarganaya atan büyüklerimde vardı onlarda hiç bi sonuç alamadı marmaradan beklediğimi bulamadım bir türlü geçen haftada pendikte sonuç alamamıştım yarın sabah boğaza gidicem hayırlısı diyelim ☺️
 
Bugün sabah suyunda 3 saat tuzlayı denedim spin ile at çek fakat ne denediysem sonuç alamadım aynı şekilde zarganaya atan büyüklerimde vardı onlarda hiç bi sonuç alamadı marmaradan beklediğimi bulamadım bir türlü geçen haftada pendikte sonuç alamamıştım yarın sabah boğaza gidicem hayırlısı diyelim ☺


Tekrardan selamlar ve iyi forumlar.
2 ayrı deneme sonrası sitem etmek yahut avlandığınız noktada balık olmadığına dair kanaat getirmek hem doğru sonuca ulaşmanıza engel olacaktır hem de kıyı balıkçılığının o muazzam keyfinden sizleri mahrum bırakacaktır.
 
Tekrardan selamlar ve iyi forumlar.
2 ayrı deneme sonrası sitem etmek yahut avlandığınız noktada balık olmadığına dair kanaat getirmek hem doğru sonuca ulaşmanıza engel olacaktır hem de kıyı balıkçılığının o muazzam keyfinden sizleri mahrum bırakacaktır.
Yanlış anladınız ben sitem etmiyorum aksine gelmesede keyif alıyorum ve hobimi kendimce geliştirmeye çalışıyorum ☺️
 
Solunar molunar..

04:10'da geldim eve. Deniz suyunun bu denli çekildiğine, başta kocaman kocaman yengeçler olmak üzere canlıların bu kadar alenen hareketlerini gözlemleme şansı bulduğuma ilk kez şahit oldum.
Bugün 19:30 - 03:30 arası böyle ise yarına ve ertesi güne de su normal seviyelerine asla yükselmez. Bugün sıfır eşkina ve hatta balığa dair sıfır skor yapmış birisi olarak kendi adıma 104382392392. kez emin oldum ki; kıyı avcıları adına uygulama demek safsata ve tembellik ve keza boş muhabbet harici bir şey demek değildir. Aslolan sahilde emek sarf edip, bizzat deneyimlemektir. (Yanlış anlaşılmasın, ben üzerine para verseler yüklemem o uygulamaları.)
Hadi herkese iyi sabahlar.
 
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:
Gün batımı, gelgit durumu ve takvim olarak her şeyi denk getirsem de buralardaki 1 numaralı kefal merasında 4 saatte falan sadece bir kefal alabildik. Üstelik 4 kişi olta atıyordu. Gerçekten çok garip. Naptık sonunda balıkların hakkından geldik mi diye sorgulatıyor. Solunar molunar gün skoru ise %84 🙂 . İncelemeye devam.
 
Dün Küçükyalı tarafında bir restoran çıkışı eşime arabayla dönmesini ve benim sahil hattından yürüyerek eve döneceğimi söyledim. Akabinde saat 23:00 gibi sahile indim ve yürüyerek eve kadar geldim.
Yalnızca 1 adet balığa atan vardı. O da bizim senelerin eşkinacısı bir abi. Bir de teknesi olan bir abimizi gördüm. 1 tane bile istavrit gelmemiş, eşyalarını tekneye koyup eve döneceğini aktardı.
Eşkina sevdalısı abimize ise ne var ne yok dediğimde, hiç eşkina alamadığını, çevresinde istavrite atanların ise sıfır çektiğini ve 1-2 saat içerisinde herkesin toplayıp gittiğini ifade etti. Sular cuma akşamı gibi abartılı olmasa da yine de bir hayli fazla çekilmiş, yine son yılların en sığ suyu idi. Pazar akşamı olmasına rağmen ve ben gömlekliydim, yol boyunca hiç üşümedim yani hava da ideal olmasına rağmen bir tane bile istavrite atan olmadığından her şey ortada idi açıkçası.

Solunar takvimidir, uygulaması mıdır ne karın ağrısı ise, bu hafta sonuna dair muazzam başarılı tahminleriyle kıyı balıkçılarının yüzünü güldürdü. Bir sonraki hedefimiz Solunar'ı kullanarak maçları seçmek ve bahis oynayarak paranın içinden geçmek olacak. 😀 😀 😀
 
Bu hafta sonu bizim burada beyaz yakalıların 2 gün süren etkinliğinden ötürü birçok tekne ava çıkamadı. O yüzden son 2 günü kapsam dışı bırakarak kafamda çözemediğim, anlamlandıramadığım bu soruyu yazmak istiyorum.

Takvim olarak artık kıyıdan istavritin sonlanmış olması gayet normal. (Şamandıralı avda.) Lakin teknelerin bile çok ama çok seyrek istavrit alıyor olmalarına bir anlam veremiyorum açıkçası. Merada dişli desen yok. E peki o vakit bu istavritler neredeler, kafam basmıyor bir türlü?
Tarih yazılı eski fotoğraflarıma bakıyorum, tekne ile açılarak bu takvimde istavrit ve mezgit bolca almışım, şimdilerde ise çok ama çok cılız bir seviyede.
 
Dün Küçükyalı tarafında bir restoran çıkışı eşime arabayla dönmesini ve benim sahil hattından yürüyerek eve döneceğimi söyledim. Akabinde saat 23:00 gibi sahile indim ve yürüyerek eve kadar geldim.
Yalnızca 1 adet balığa atan vardı. O da bizim senelerin eşkinacısı bir abi. Bir de teknesi olan bir abimizi gördüm. 1 tane bile istavrit gelmemiş, eşyalarını tekneye koyup eve döneceğini aktardı.
Eşkina sevdalısı abimize ise ne var ne yok dediğimde, hiç eşkina alamadığını, çevresinde istavrite atanların ise sıfır çektiğini ve 1-2 saat içerisinde herkesin toplayıp gittiğini ifade etti. Sular cuma akşamı gibi abartılı olmasa da yine de bir hayli fazla çekilmiş, yine son yılların en sığ suyu idi. Pazar akşamı olmasına rağmen ve ben gömlekliydim, yol boyunca hiç üşümedim yani hava da ideal olmasına rağmen bir tane bile istavrite atan olmadığından her şey ortada idi açıkçası.

Solunar takvimidir, uygulaması mıdır ne karın ağrısı ise, bu hafta sonuna dair muazzam başarılı tahminleriyle kıyı balıkçılarının yüzünü güldürdü. Bir sonraki hedefimiz Solunar'ı kullanarak maçları seçmek ve bahis oynayarak paranın içinden geçmek olacak. 😀 😀 😀

Ben de dün hiç balıkçı görmedim. Gece olsa bile birkaç kefal görebildiğimiz yerlerde hiç kefal yoktu. Uzağa kıbrıs attığımda ekmeğe küçük balıklar dahi dokunmadı. Sadece garip bir şekilde gece gece zargana hareketi vardı, gelip gümüşleri yiyorlardı.

Şu solunar olayına da birazcık açıklık getirmek istiyorum izninizle. Bu belli bir şirkete falan ait bir program değil, daha çok güneş ve ay konumuna dayanan bir sistem. Güneşin ve ayın konumunu yüzlerce yıl sonrası için bile bilebildiğimiz için atıyorum 2126 yılı 22 eylülde bile güneşin saat kaçta doğup batacağını, ayın dolunay gibi evrelerini, suyun gün içinde veya günler arasında hangi saatlerde kabarıp hangi saatlerde indiğini bilebiliyoruz. Peki solunar dediğimiz olay neleri hesaba katıyor ve neleri hesaba katmıyor?

1-) Gün batımı ve gün doğumu: Çoğu balığın aktivitesi gün batımı ve gün doğumu civarlarında artıyor. Örneğin istavriti öğlende denersek, gün batımına kıyasla şansımızın çok daha kötü olacağını biliyoruz. Ancak bu demek değil ki her gün batışında iyi istavrit alacağız. Etrafta istavrit yoksa oltayı ne zaman attığımızın zaten bir önemi yok. Gidip şubatta istavrit atçek denersek gün batımı olsa bile iyi balık tutmayı beklemeyiz.
2-) Gelgit durumu/deniz yüksekliği: Gün içerisinde veya günler arasında denizin ne zaman yükselip alçaldığını güneş ve ay konumu belirliyor. Türkiyede bu konu çok çok az biliniyor ama yabancı balıkçılık forumlarından gördüğüm kadarıyla bu onların özenle takip ettiği bir konu. Yine yabancı forumlardan gördüğüm kadarıyla deniz seviyesinin durağan olmasına kıyasla (tamamen kabarmış veya tamamen alçalmış, "slack tide" deniyor) deniz kabarırken veya alçalırken yemlenme davranışı daha sık görülüyor. Bunun da nedeni hareket eden suyun beraberinde küçük deniz canlılarını ve yosunları hareketlendirmesi ve balıklara yem gelmesi. Yine yabancı forumlardan gördüğüm kadarıyla deniz seviyesinin zirve yaptığı saatten 2 saat öncesi ve 2 saat sonrası en iyi şansı veriyor. Ancak bu çok çok genel bir gösterge. Örneğin kefal gibi balıklar daha çok yeme erişebildiği için deniz kabarırken veya kabarmış durumdayken daha aktif oluyor. Levrek gibi pusu kuran balıklar denizin alçalmasını seviyor çünkü balıkların geçiş yapabileceği alanlar kısıtlanıyor ve darboğaz noktalarında daha iyi pusabiliyor. Deniz seviyesinin dip yaptığı zamanlar aslında balık tutmak için genel olarak kötü, ama aynı zamanda balıklar denizin içindeki çukurlara toplaştığından buralara atış yaptığımızda daha iyi şansımız olmasını bekliyoruz. Yani bu gelgit durumuna aslında balık özelinde bakmak lazım ama genel olarak deniz seviyesinin hızla değiştiği saatlerde balıkların daha aktif olduğunu, deniz seviyesinin durağan olduğu saatlerde de balıkların daha pasif olduğunu söyleyebiliriz.

Yine aynı şekilde, balığın mevcut olup olmaması, takvim gibi göstergeler çok daha önemli ama gelgit durumu da bir etken. Örneğin hava fırtınalıysa deniz seviyesi durumu ne olursa olsun kefali yükselmiş denizde yakalayamayız.

Kendi adıma konuşacak olursam, gelgit durumunun çeşitli zamanlarında bolca kefal denedim ve deniz kabarırken/kabarmışken daha başarılı avlar yaptım. Özellikle insanların attığı ekmek parçaları kıyıya taşındığı için kefale daha çok erişimimiz oluyor. Gelgit durumu idealken sıfır çektiğim, gelgit durumu berbatken bolca balık aldığım da oldu ama iyi bir gösterge olduğunu değiştirmiyor. Diğer balıklarda henüz çok deneme yapamadığım için birinci elden bir bilgi veremiyorum.

3-) Ayın evreleri: Bu konuda fazla bilgim yok, ancak pek çok avcı dolunayda veya ay hiç gözükmediğinde balık aktivitesinin artabildiğini söylüyor. Bu durum yine balık özelinde değişiyor. Örneğin ışığı hiç sevmeyen gececi balıkların dolunayda daha aktif olmasını beklemeyiz ama balık sürüsü oradadır, takvim uygundur, balık vardır, dolunayda daha da fazla balık tutmamızın önünde hiçbir engel yok. Ayın evresi sadece ayın hangi evresinde daha çok şansımız olduğunu söylüyor. Tabii ki de takvim, hava durumu, rüzgar gibi etkenler daha önemli.

4-) Balığın merada olup olmaması, havyarlı olup olmadığı, hava basıncı, rüzgar yönü ve şiddeti, yağmur kar fırtına gibi hava durumları, deniz suyu sıcaklığı gibi güneş ve ay konumuyla doğrudan alakalı olmayan etkenler: Sadece solunara bakmak bu yüzden yanlış. Tembellik etmeyip gözlemlememiz, araştırmamız gerekiyor. Solunar isterse yüzyılın en iyi günü desin, hava patlak olduğunda kefal, zargana almak çok zor. Atıyorum kadıköy/maltepe kıyılarından kasım ayında sarıkanat deniyorsak, balık çok açıktan gidiyorsa balığı tutma şansımız yok. Ancak şöyle bir teori ortaya atılabilir: Deniz yükselirken yemlik balıklar kıyıya yanaşır, belki bunları avlamak isteyen balıklar bunları da takip eder. Bu durumda denizin yükselişi sarıkanat için bile bir gösterge olabilir.

Toparlayacak olursam, bu solunar programları pek çok balıkçının balığın iyi zamanı olduğunu kabul ettiği şeylere göre bir skor veriyor. Aslında istavrit için gün batımında balığa gidenler, o çeşitli programlar gibi bu saatleri daha çekici buluyor. Zaten gelgit durumunu, güneş konumunu, ay durumunu avınızda hesaba katıyorsanız bu tür sistemlerin hiçbir faydası yok, hatta zararı var çünkü siz hedef balığınızı bilirken ve diğer aşırı önemli bilgilere sahipken program bunlara asla sahip olamaz. Yani program aslında sizin kendiniz yapamayacağınız bir iş yapmıyor. Balıkçının uzmanlığının yerini kesinlikle almıyor. Körce "Solunar şu saat iyi dedi kesin balık olur" demenin pek bir anlamı yok. Her şey eşit olduğunda, spesifik bir balığa dayanmadan, güneşin ve ayın konumuna göre en iyi şansın ne zaman en yüksek olmasını beklediğimize yönelik bir tahmin sunuyor sadece.

Maalesef insanlar pek çok konuda olduğu gibi hazır bilgiyi kabul etmeyi çok seviyor ve herhangi bir düşüncesini sorgulama veya mantığı oturtma çabasından kaçınıyor. Sadece solunar iyi puan verirken balığa gidip 2-3 kez olumlu sonuç alınca acaba solunara göre kötü günlerde balık tutuldu mu gibi bir soru sormaktan aciz bir insanın bilgiçlik taslaması çok ilginç.
 
Son düzenleme:
Back