B
BS Okuru
Misafir
balık küçükse ve yaşayamayacak durumdaysa öldürüp kovaya atmak yerine gene denize iade etmek gerekir, çöp olacak değil batarsa balığın soydaşına batmazsa kuşlara yem olur. ama o minik balığı bizim yemeye hakkımız yok.Bu sabah 7:00 - 10:00 arası Çubuklu'da istavrit yok denecek kadar azdı. Orta karar yaprak vardı. Bu arada ben yaprak dediğim zaman 17-18cm balığa yaprak demiyorum. Yaprak derken, defne yaprağı; 10-12cm; göz kararı, bilemedin 13cm balığa yaprak diyorum. Yeri gelmişken kendimi de ifade edeyim. Ben doğma büyüme İstanbul'luyum. Baban nereli ve benzeri sorular aklınıza geliyorsa kısaca şöyle özetleyeyim: Hani bayramda insanlar köyüne gider ya... Benim köyüm İstanbul, gidecek başka bir yerim yok. İlla ataların nereden buraya gelmiş derseniz yaklaşık 560-570 yıl önce (Osmanlı dönemi) Konya Karaman Beyliğinden gelmişler. Tarih yaklaşık İstanbul'un fethini gösteriyor fakat İstanbul'un fethinde burada mıydılar, yoksa yolda mıydılar bilmiyorum. Bunları neden burada paylaşıyorum; birazdan söyleyeceğim.
Hakkımda ikinci önemli husus ben hacıyım. Suretimden anlamazsınız, ne bir karış sakalım var ne de farklı giyimim. Kur-an'ı sürekli inceleyen biriyim. Benim için din, bir inanç değil gerçekliktir. Ancak Allah'ın verdiği sözlerini tutması inanç meselesidir. Benim için bu tıpkı, Güneşin varlığına inanıyorum demek yerine var olduğunu biliyorum demek gibidir.
İşte bunlar benim ele avuca sığmayan balıkları denize atma sebebimdir. Allah'a, dolayısıyla yarattığı canlıya duyduğum saygıdır. Küçük bir canlının yaşama hakkını gereksiz yere almamaktır. Bir nevi Allah rızası için fedakarlık yapmaktır. İkinci sebep ise bundan çok ama çok sonra, belki arada bir aklıma gelir ki o da köyümde balık nüfusunun azalmamasıdır. Benim köyüm İstanbul, başka gidecek bir yerim yok. Avlanmak için Çanakkale'ye, İzmir'e, oraya buraya gidecek vaktim de yok. Diğer yandan kovamda küçük balık olur mu... olur. Gözü çıkmıştır, solungaçları parçalanmıştır, olur. Ben küçüklüğümden beri babamla kara avına da çıkarım. Bizde ne karada ne de denizde yaralı hayvan can çekişirken bırakılır. Balık küçük ama yaralı mı geldi, kusura bakma kardeşim olta atmayı biliyorsan acı çekmesin diye öldürmeyi de bileceksin. İçin kaldırır ya da kaldırmaz, bu da vicdani bir meseledir.
Diğer yandan ben 16-17cm balığa çinekop diyorum. Gözüme tombul gelirse, belki bir, iki santim daha uzun olursa sarıkanat bile diyebilirim. Daha önce söylediğim gibi bu isimler benim için göz kararı, metre işi değil. Raporumu okuyanlar bu bilgi dahilinde okurlarsa beni daha iyi anlarlar.
