Hoş Geldin, Ziyaretçi!

Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için forumka kayıt olmalı yada giriş yapmalısınız. Forum üye olmak tamamen ücretsizdir.

Istanbul boğazı ve çevresi balık avı raporları

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
B

BS Okuru

Misafir
Bugün 6 tl ye önüme şöyle bir sahte çıktı kaçırmadan aldım. Bilen var mı bu sahteyi veya kullanan 21 gram dianese marka.
Nereden aldınız acaba. 6 liraya bedava vallahi. Balık tutmasada iğnelerini çıkartır oğlana veririm oyuncak yapar.


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
 

GoktugUgur

Yeni Üye
Katılım
21 Eki 2016
Mesajlar
19
Tepkime puanı
13
Puanları
3
Yaş
32
Konum
İstanbul/Edirne
Adı
Goktug Uğur
Kan Grubu
B Rh Pozitif
Avcılar dan aldım balıkçı dükkanın dan :) ufak bi yer adını hatırlamıyorum
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
Tekneden ''uzun olta'' yöntemiyle avlanmalarda balığın göz ve koku duyusunu aynu anda uyarmak için kullanılan sahte arkası canlı yem yöntemi var. Çelik tel ile uygun boyda hırsızlı çift iğne kullanılıyor belki biliyorsunuzdur. Ben tekneden uzun olta ile çok lüfer tuttum ancak kıyıdan olta ile (hiçbir disiplinde) henüz lüfer (ve türevleri) tutamamış biri olarak, acaba denenmeli mi? diye merak etmişimdir. :)
Ekli dosyayı görüntüle 47121
Tekneden uzun olta sahte arkası filoto videosu:
dediğiniz yöntem ile tekneden avlandım, çok sayıda da lüfer aldım. benim kendi av hayatımın en zevkli av sistemlerinden biridir.
bu videoda takım net görünmüyor, ama biz biraz farklı yaparız o takımı. en üstte 3'lü çarpmanın iki iğnesi olur biri kesilmiş halde. ardından 2 adet 2/O ya da 3/O iğne gelir, minik fırdöndüler ile delikli pala iğnenin ısıtılıp açılması ve kapatılması ile yapılır. bundan 2 yıl önce takımın yapılışını anlatmış olmam lazım.
aynısı kaşık arkası da olur, onun takımı da benzer, ancak 2 li askı iğnesi kaşığın üzerindendir bu sefer.
bu avdan daha da zevklisi canlı zargana ile uzun oltadır ki; onda tekne hızı 1km/saate düşmeli yoksa zargana özgürce yüzemez, tekne tarafından çekilir bir nevi... rapala arkası ve kaşık arkası fileto zargana avlarında tekne hızı 2 km/saat uygun iken, yer yer el ile yukarı çekilip kıskandırma yapılabilir. bu kıskandırmanın doğal hali teknenin dönüşlerinde olur zaten, tekne dönerken sahte aşağı doğru düşer azıcık ve dönüş bittiğinde yine havalanır, balık bu sırada genelde çalınır takipte ise...
kaşık arkası takım ip ile veya çift misina ile de yapılabilir. avantaj ve dezavantajı aynı mantarlı çinekop / lüfer takımı gibidir. misina takım daha esnek olur suda ve daha iyi salınır, yem takması daha kolaydır, ancak elbette lüfer kesip alabilir. genelde ben iğneden iğneye fırdöndülü çelik takım yaparım, çalışırsa, balık açsa, kesilerek kaçırma ihtimali olmaz, zaten lüfer başka yolla da kaçabilir, yanaktan yemişse kendi ağzını yırtar, boşluk verirsen ağzında atar damağa girmemişse, ya da fırdöndüden sonra kulacı iyi hesaplayamayıp bordaya çarptırma acemiliği yaparsan elveda balık...

yukarıdakiler benim tecrübelerim, ustalar daha da iyi bilir. ben kendi yöntemlerimi görselsiz, yazılı olarak anlatmaya gayret ettim konuyu hiç bilmeyenlere ya da az bilenlere.
gelelim kıyıdan bu iş olur mu meselesine...

ben denedim ve ben yapamadım. zargana havada çok ağırlık yapıyor ve katlanıp kendi üzerine dolanıyor. erimi çok düşük oluyor ayrıca. en büyük dert atış esnasında yemli yaprak istavrit gibi sert olmadığından yırtılıyor fileto. yırtılmadığı takdirde dahi, iğne delen yerler genişliyor ve yüzdürürken iğne çıkıyor oradan.
ben bir kez denedim ve yukarıdaki problemlerle karşılaştım ama üzerine gidilip kafa yorulursa belki çözümler bulunur. bire bir teknedeki takım ile ben beceremedim diyelim. belki başkası becerip verim alır, bu da benim tek denememdeki sonuç, bağlayıcı olmasın.

videodaki sadece iğneden oluşan yaprak zargana takımını bilmeme rağmen ben hiç denemedim. ama pişman değilim, diğerleri daha avcı olur zaten bence...

rastgele...
 
B

BS Okuru

Misafir
dediğiniz yöntem ile tekneden avlandım, çok sayıda da lüfer aldım. benim kendi av hayatımın en zevkli av sistemlerinden biridir.
bu videoda takım net görünmüyor, ama biz biraz farklı yaparız o takımı. en üstte 3'lü çarpmanın iki iğnesi olur biri kesilmiş halde. ardından 2 adet 2/O ya da 3/O iğne gelir, minik fırdöndüler ile delikli pala iğnenin ısıtılıp açılması ve kapatılması ile yapılır. bundan 2 yıl önce takımın yapılışını anlatmış olmam lazım.
aynısı kaşık arkası da olur, onun takımı da benzer, ancak 2 li askı iğnesi kaşığın üzerindendir bu sefer.
bu avdan daha da zevklisi canlı zargana ile uzun oltadır ki; onda tekne hızı 1km/saate düşmeli yoksa zargana özgürce yüzemez, tekne tarafından çekilir bir nevi... rapala arkası ve kaşık arkası fileto zargana avlarında tekne hızı 2 km/saat uygun iken, yer yer el ile yukarı çekilip kıskandırma yapılabilir. bu kıskandırmanın doğal hali teknenin dönüşlerinde olur zaten, tekne dönerken sahte aşağı doğru düşer azıcık ve dönüş bittiğinde yine havalanır, balık bu sırada genelde çalınır takipte ise...
kaşık arkası takım ip ile veya çift misina ile de yapılabilir. avantaj ve dezavantajı aynı mantarlı çinekop / lüfer takımı gibidir. misina takım daha esnek olur suda ve daha iyi salınır, yem takması daha kolaydır, ancak elbette lüfer kesip alabilir. genelde ben iğneden iğneye fırdöndülü çelik takım yaparım, çalışırsa, balık açsa, kesilerek kaçırma ihtimali olmaz, zaten lüfer başka yolla da kaçabilir, yanaktan yemişse kendi ağzını yırtar, boşluk verirsen ağzında atar damağa girmemişse, ya da fırdöndüden sonra kulacı iyi hesaplayamayıp bordaya çarptırma acemiliği yaparsan elveda balık...

yukarıdakiler benim tecrübelerim, ustalar daha da iyi bilir. ben kendi yöntemlerimi görselsiz, yazılı olarak anlatmaya gayret ettim konuyu hiç bilmeyenlere ya da az bilenlere.
gelelim kıyıdan bu iş olur mu meselesine...

ben denedim ve ben yapamadım. zargana havada çok ağırlık yapıyor ve katlanıp kendi üzerine dolanıyor. erimi çok düşük oluyor ayrıca. en büyük dert atış esnasında yemli yaprak istavrit gibi sert olmadığından yırtılıyor fileto. yırtılmadığı takdirde dahi, iğne delen yerler genişliyor ve yüzdürürken iğne çıkıyor oradan.
ben bir kez denedim ve yukarıdaki problemlerle karşılaştım ama üzerine gidilip kafa yorulursa belki çözümler bulunur. bire bir teknedeki takım ile ben beceremedim diyelim. belki başkası becerip verim alır, bu da benim tek denememdeki sonuç, bağlayıcı olmasın.

videodaki sadece iğneden oluşan yaprak zargana takımını bilmeme rağmen ben hiç denemedim. ama pişman değilim, diğerleri daha avcı olur zaten bence...

rastgele...
Ozgur abi,
Bizim Uskudar da tam radarin onunden kiz kulesine dogru yone 15-20metre ilerde Cihan abiler "asansör" diye tabir edilen sistemle avlaniyorlar,
Canli zarganayi 3-4 kulac ayni tekne seklinde hazirlayip once 350-400gr agirligi bos sekilde denize gonderip akabinde klipslifurdondu yardimiyla zargana kostegini ana bedene takip kamisi asagi yukari oynatarak kursuna kadar indirip bekliyorlar,
Min. 30-35Min. Lufer-kabalufer-kofana biniyor haliyle o yeme ve o 350-400gr kursunu o akintida kaldirabiliyor hayvan,
Ben baska bir merada bu sistemin killanildigini duymadim,
Zor ama buyuk balik garantili beklemeli guzel bir stildir,
Saygilar
 

enginson

Daimi Üye
Katılım
28 May 2014
Mesajlar
4,987
Tepkime puanı
8,221
Puanları
113
Yaş
44
Konum
istanbul
Adı
Engin ÖLÇER
Arkadaşlar Üsküdar'dan haberi olan varmı Lrf yapılır mi gece
Dün spin yapıyordu çoğunluk. balık alan da vardı. biraz denizi inceledim sular çok karışıktı. LRF atılamayabilir çok dalga vardı. hatta kayalıklardan gelen iki arkadaş çok ıslanmışlardı.
 

anesthesia

Aktif Üye
Katılım
23 Eki 2013
Mesajlar
172
Tepkime puanı
229
Puanları
43
Konum
türkiye


Rüzgar kesti ve balık aç, oltası suya değen herkes birkaç tane aldı sanırım, bana da bunlar denk geldi. Boylar her geçen gün kısalıyor.

Spin
Anadolu yakasında bilindik spin meralarından birisi, saat04:30-07:00 arası
Kamış Graphitleader argento gonas
Makine shimano stradic ci4 2500
Daiwa 8x ip
Ucuz klips
Sahte: her birisi farklı sahteye geldi, 17cm duo tide minnow slim limon, 14 cm shoreline shiner limon, 14 cm adını hatırlamadığım az dalarlı glow beyaz.

Herkese rastgelsin.
 

ozgurarslan

Daimi Üye
Katılım
18 Ocak 2013
Mesajlar
1,433
Tepkime puanı
2,876
Puanları
113
Yaş
52
Konum
İstanbul (Avrupa)
Ozgur abi,
Bizim Uskudar da tam radarin onunden kiz kulesine dogru yone 15-20metre ilerde Cihan abiler "asansör" diye tabir edilen sistemle avlaniyorlar,
Canli zarganayi 3-4 kulac ayni tekne seklinde hazirlayip once 350-400gr agirligi bos sekilde denize gonderip akabinde klipslifurdondu yardimiyla zargana kostegini ana bedene takip kamisi asagi yukari oynatarak kursuna kadar indirip bekliyorlar,
Min. 30-35Min. Lufer-kabalufer-kofana biniyor haliyle o yeme ve o 350-400gr kursunu o akintida kaldirabiliyor hayvan,
Ben baska bir merada bu sistemin killanildigini duymadim,
Zor ama buyuk balik garantili beklemeli guzel bir stildir,
Saygilar
İlker, yöntemden haberim var. Yapmadım, gözümle de görmedim ama yapan birinden nasıl yapıldığına dair bilgiyi almıştım. Çok zahmetli iş, yapana saygı duymak lazım. :)
Lüfer elbet herkesin hedef balıklarından biridir. Ancak bu iş keyif işi ya aslen, hızlı sarımla sahte yüzdürürken hayvanın binmesinin keyfi asansör yönteminde olmaz mesela. Geçen hafta bana lüfer isabet ettiğinde çektiğim videoyu hatırla. Keşke GoPro benim başımda olmasa da başkası beni çekse, yüzümün şekli filan değişiyordur bindiği anda. :) Adrenalin patlaması yaşatıyor o saniye. Çıkarabilecek miyim - kaçacak mı endişesi nefis bir şey.

Ben sahte ile avlanıp çinekop binmesini, çok seyrek lüfer bindiğinde de "oha bu ne lan" demeyi tercih ederim açıkcası. Yukarıda bahsettiğim tekne ile avı bundan da zevkli bence. Bulunduğun derinliğe ve tekne hızına göre değişmekle beraber 100-400 gr aralığında ağırlık ile avlanılır. 100 gr ile av, çok yavaş giden tekne ile ve çok sığ suda mümkündür ve en zevklisi odur ama ben yapamadım maalesef. Motorun rölantisi ile oynadım ama o kadar düşüremedim. Dur kalk vermek lazım motora ama o da avın keyfini kaçırıyordu, ben 300 gr ile avlandım genelde. O benim hızıma göre güzel bir açı ile dibi buluyordu. O avlarda lüfer bindiğinde sahtedeki gibi ağırlık olmaz bazen, bilakis olta boşalır elinde, sanki bir an kopmuş gibi olur. balık sana doğru yüzerek, zarganayı ağızlayaraki o koca ağırlığı havalandırır. ilk kez yaşadığında bunu , hatta sonralarda da, boş bulunup tasma atmazsın, zira alışık olduğun bir şey olmadığından şaşkınlık yaşarsın 2-3 saniye, en önemli 2-3 saniye o aslında. balığın yarattığı boşluğu da alarak tasma atman gerekir. bir senedir bu avı yapma fırsatım olmadığından şimdi bile aynı hatayı yapabilirim, melekeyi kaybetmişimdir belki, ama bisiklete binmek gibi aynı, geri kazanırım sanırım.
beklemeli yemli çinekop avında da balık kurşunu havalandırır, görmüşsünüzdür, hafif gergin yay halinde bıraktığınız kamışın ucundaki fosfor aşağı çekilmez bazen bilakis kamış düz hale gelir, sanki kurşun kurtulmuş gibi ilişkenden. bu sanırım (gözümle görmedim bu anı denizin dibinde elbette, fikir yürüterek anlamaya çalışma benimkisi) balığın bize doğru yüzüp aynı anda yemi ağızladığında yaşanan olgu. hep çekilmeye alışığızdır avlarda , ipin bollaşmasına değil. oysa bu da olur her iki çeşit avda da. tereddütsüz tasma atmak gerekir. ( beklemeli yemli avda bazen gerçekten kurşun ilişkenden kurtulur ve ben manasız bir tasma atarım :) aradaki farkı anlamak zordur. olsun, sonradan vah vah demekten iyidir )
her avda olan şans önemli faktör, bazen sen tasma atmazsın ya da atmakta çok gecikirsin ama balık kendi takılır hem de damaktan takılır ve silkelese de kurtulamaz. öyle yakalanan balık "şans" balığıdır. senin avcılığından yakalanmamıştır, sana geleceği vardır. o da kabulümüzdür. :)

bu sabah da balığa gidemedim ya, öğlen kamışı almaya karşıya geçeceğim diye, herhalde hava durumuna hiç bakılmaksızın perşembe-cuma arka arkaya sabah suyuna giderim diye tahmin ediyorum. yazarken özledim balığı...
 
S

seyyitince

Misafir
İlker, yöntemden haberim var. Yapmadım, gözümle de görmedim ama yapan birinden nasıl yapıldığına dair bilgiyi almıştım. Çok zahmetli iş, yapana saygı duymak lazım. :)
Lüfer elbet herkesin hedef balıklarından biridir. Ancak bu iş keyif işi ya aslen, hızlı sarımla sahte yüzdürürken hayvanın binmesinin keyfi asansör yönteminde olmaz mesela. Geçen hafta bana lüfer isabet ettiğinde çektiğim videoyu hatırla. Keşke GoPro benim başımda olmasa da başkası beni çekse, yüzümün şekli filan değişiyordur bindiği anda. :) Adrenalin patlaması yaşatıyor o saniye. Çıkarabilecek miyim - kaçacak mı endişesi nefis bir şey.

Ben sahte ile avlanıp çinekop binmesini, çok seyrek lüfer bindiğinde de "oha bu ne lan" demeyi tercih ederim açıkcası. Yukarıda bahsettiğim tekne ile avı bundan da zevkli bence. Bulunduğun derinliğe ve tekne hızına göre değişmekle beraber 100-400 gr aralığında ağırlık ile avlanılır. 100 gr ile av, çok yavaş giden tekne ile ve çok sığ suda mümkündür ve en zevklisi odur ama ben yapamadım maalesef. Motorun rölantisi ile oynadım ama o kadar düşüremedim. Dur kalk vermek lazım motora ama o da avın keyfini kaçırıyordu, ben 300 gr ile avlandım genelde. O benim hızıma göre güzel bir açı ile dibi buluyordu. O avlarda lüfer bindiğinde sahtedeki gibi ağırlık olmaz bazen, bilakis olta boşalır elinde, sanki bir an kopmuş gibi olur. balık sana doğru yüzerek, zarganayı ağızlayaraki o koca ağırlığı havalandırır. ilk kez yaşadığında bunu , hatta sonralarda da, boş bulunup tasma atmazsın, zira alışık olduğun bir şey olmadığından şaşkınlık yaşarsın 2-3 saniye, en önemli 2-3 saniye o aslında. balığın yarattığı boşluğu da alarak tasma atman gerekir. bir senedir bu avı yapma fırsatım olmadığından şimdi bile aynı hatayı yapabilirim, melekeyi kaybetmişimdir belki, ama bisiklete binmek gibi aynı, geri kazanırım sanırım.
beklemeli yemli çinekop avında da balık kurşunu havalandırır, görmüşsünüzdür, hafif gergin yay halinde bıraktığınız kamışın ucundaki fosfor aşağı çekilmez bazen bilakis kamış düz hale gelir, sanki kurşun kurtulmuş gibi ilişkenden. bu sanırım (gözümle görmedim bu anı denizin dibinde elbette, fikir yürüterek anlamaya çalışma benimkisi) balığın bize doğru yüzüp aynı anda yemi ağızladığında yaşanan olgu. hep çekilmeye alışığızdır avlarda , ipin bollaşmasına değil. oysa bu da olur her iki çeşit avda da. tereddütsüz tasma atmak gerekir. ( beklemeli yemli avda bazen gerçekten kurşun ilişkenden kurtulur ve ben manasız bir tasma atarım :) aradaki farkı anlamak zordur. olsun, sonradan vah vah demekten iyidir )

bu sabah da balığa gidemedim ya, öğlen kamışı almaya karşıya geçeceğim diye, herhalde hava durumuna hiç bakılmaksızın perşembe-cuma arka arkaya sabah suyuna giderim diye tahmin ediyorum. yazarken özledim balığı...
Özgür abi kamışı nereye ve nasıl yaptırdın bilgi verebilir misin bize de ?

GT-N7100 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Katılım
24 Ağu 2016
Mesajlar
73
Tepkime puanı
367
Puanları
53
Yaş
40
Konum
İstanbul
Adı
Emre
Kan Grubu
A Rh Negatif
Dün akşam 2 arkadaş saat 10 gibi karaköy iskele arkasına Spin atmaya gittik. Bizden başka 3-4 kişi daha Spin atıyordu, büyük çoğunluk yemli atıyordu. yemli atanlar baya balık almışlardı ve tek tük de almaya devam ediyordu. Spine her zmanki gibi ne gelen vardı ne giden. 2 saat kadar attıktan sonra umudu kestik ve toparlandık. Gitmeden önce şu galata köprüsünde ne tutmuşlar falan diye bi bakalım dedik. aman yarabbim didim:D

Daha köprünün başından itibaren bir stad girişi havası vardı. bir koşturmaca, telaş, ses, gürültü. tam bir kaos. Arabalar çift şerit park etmişler, oltacılar cuma namazının en ön safları gibi. Ciddi manada omuzlar birbirine değen saflar gördüm. Balık asansör misali indir kaldır şeklinde akıyordu resmen, şok oldum. Balık vardı ama o çileye değer miydi? değmezdi. zaten oltaların karışmasından doğan tartışma seslerini ta karaköy iskelesinden duyuyorduk ama bu kadarını beklemiyordum. millet resmen birbini ite kaka, bağıra çağıra balık tutuyor. Sıra bekleyenler bile vardı. 2 saat sonra gidicem diyordu eleman, arkasında oturmuş sıra bekliyordu bir kaç kişi :D. Ayrıca bir sidik kokusu vardı ki beynim yandı resmen. adamlar hiç utanmadan sıkılmadan arkasını dönüp yola işiyor, eli s.kinde koşa koşa oltasının başına dönüyor, balığı kaçırmayayım diye. köprüde balık tutma işi keyiften çıkalı çok olmuş. iş angaryaya dönmüş.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...