Pazar günü 03.01.2016 Boğazda gırgır etkinliği

Desenize baya gır gır olmuş. Bizim kanunlarımız, yasalarımız bütün yaptırımlarımız sadece garibanlara çalışır gerisi yalan bence baksanıza yetkililerin umrunda değil ama başbakanımız gidip şerefsizlerin teknesini ziyaret ediyor.
 
Geçen gün gerekli yasaları çıkarmayan, mevcut yasaları uygulamayan hükümet bu işin suçlularındandır dedim.

Arkadaşların taşlamadıkları kaldı. Kim suçlu arkadaş.

Oy verdiğin partiyi futbol takımı gibi desteklersen muz gibi penaltı da hakemi suçlarsın. Kimseyle siyasi tartışmaya girmek istemem.

Gerekli kanunları düzenlemek ve uygulamak mevcut hükümetin görevi! Büyük marketlerde, halk pazarlarda limit altı balık satılabiliyorsa sorumlusu paralelciler değil herhalde!
 
Hala aynı olay siyasi konuşmaya o bu hükümet demeye gerek yok arkadaşlar . İşin içinde para olunca siyaset din , dil , ırk dinlemez . Önce devletin zorla gözüne sokacaksın bak problem var diye. Böyle devam ederse parada kazanılamyacağını anlatacaksın . Bunun içinde toplumun geneline bu durumu yaymak gerek . Bunu yapmak için herkesin amacının ortak sonucunun ortak olması üzerindeki bütün görüşleri , farklılıkları bırakması lazım . Bu iş gırgıra trole sövmeklede olmaz. Onlarda sizin bizim gibi insanlar . Evet işin içinde ekmek parası var ve onlar gününe bakıyor , gününü çıkaramazsa hesap verecekleri bir patronları var . Evet burada iş devlete düşüyor aynı yunanistandaki gibi yasaya aykırı iş yapana ağır ceza gelecek batıracaklar teknelerini . Ama bunun nedeninin onlarında geleceğini kurtarmak için olduğunu ve mevcut parasızlık içinde bir çözüm sunması gerekiyor devletin. Bunu devlete ancak devletin başına geçsin diye oy veren vatandaş sağlar eğer gerkeli çoğunluğu ve iradeyi gösterirse oda bizler oluyoruz. Ama genelde işin içine her alanda aynı şey düşünsekte anlaşmazlık sokmayı çok iyi beceren bir milletiz.
 
Senih Can kardeş,
Tüm balıkçı tekneleri gps ile takip edilebilir! Okyanusta sınırlar koymuş elin adamı geçeni affetmiyor. Bu siyasi alt yapı, kanunlar ile mümkün. Gırgır ve trol avcılarını bir dinleyin. Onlar bizden dertli.
Gerçekten! Onlarda farkındalar biten balığın ama o gelip ağ atmasa diğeri gelecek biliyor! Yaptırım yok.
 
Senih Can kardeş,
Tüm balıkçı tekneleri gps ile takip edilebilir! Okyanusta sınırlar koymuş elin adamı geçeni affetmiyor. Bu siyasi alt yapı, kanunlar ile mümkün. Gırgır ve trol avcılarını bir dinleyin. Onlar bizden dertli.
Gerçekten! Onlarda farkındalar biten balığın ama o gelip ağ atmasa diğeri gelecek biliyor! Yaptırım yok.
Ben farklı bir şey demiyorum sadece bu devletin başındaki kim meselesi değil . Başka bir parti olsa bu durumun değişeceğine inanmıyorum . değişmesi için o partileri getirenler yani bizlerin sağlam bir irade ve çoğunlukla bunun baskısını yapmamız lazım . Hiç bir hükümet bu ülkede doğa ile ilgili sorunlara herhangi bir yaptırım uygulamadı . Doğaya saygısı olan tek bildiğim siyasi Mustafa Kemal Atatürk benim bildiğim . Türkiyenin orman haritasnının 50 senelik grafiğine bakmak yeterli olur kanımca. Bizler bu konuda hem fikir olarak çoğunluk şekilde tepki gösterirsek ancak bir şeyler değişebilir .
 
Haklısın,
Eğitim! Okullarda ki, saçma sapan seçmeli dersler yerine denizcilik ve doğal hayatla ilgili bir ders olsa keşke. Pazarda bir balıkçı her pazar sardalya ve tirsi balığını "ada lüferi" diye satıyor!
İç anadoluya doğru gidin istavrit balığının tadını bilmeyenler var. Eğitim ve politika gerek bize.
 
Çok istememe rağmen bugünkü toplantıya gidemedim. Bu yuzden gitmeyenleri eleştirmeye hakkım olmadığını düşünüyorum.
Öte yandan; bu işten para kazanan insanları bu toplantıda görememek açıkçası beni üzdü.. Takip edebildiğim kadarıyla ne av bayilerinden ne de forumlardan temsilci vardı.. 3-5 seneye denizlerimizde lüfer kalmasın, kime 100 liraya daiwa vs vs satacaklar merak ediyorum..
Bir kere daha anladım ki ( ben de dahil) biz bazı şeyleri haketmiyoruz.
Bu organizasyonda emeği geçen, oraya giden herkese, milletvekili de dahil, teşekkür ederim..
 
Bence siyasiler işin içine girmeyeceklerdi ve orda deniz ürünlerini araştıran bilen profesörler kooparatifler,dernekler,ulaştırma ve denizcilik bakanlığı,tarım ve hayvancılık bakanlığı yani bu konu ile ilgili tüm birimler davet edilmeliydi.araştırmacılar ve profesörler açıklama yapmalıydı hiç bir parti kuruluşu olmadan
 
Yıllarca marmarada ki fayları profesörler tartıştı. İki parça mı tek parçamı kırılacak etkisi ne olacak. Sonuç? Kocaman bir SIFIR!

Siyasi karşılığı olmadığı sürece sadece LAF ta kalır.

Milletvekili adı üstünde senin sözcün. Konuyu meclise taşıyacak. Biz millet vekillerini seçmedik mi? O zaman seçtiğin vekile soracaksın bunu!

Bu en doğal hakkın güzel kardeşim. Ha onların daha önemli işleri var dersen sende haklısın.
 
İstanbul Boğazı bir biyolojik koridordur. Lüfer bu biyolojik koridoru kullanarak Karadeniz'e ulaşır ve orada ürer. İstanbullu gırgır reisleri her sonbahar Karadeniz'den geri göçe geçen lüferleri avlamak için bir huni ağzı gibi daralan Boğaz girişine en genişinden ağlarını atar, sonarların, radarların yardımıyla balığa kaçacak yer bırakmamacasına avlanırlar.

Lüfer, yok olmanın kıyısında balıklarımızdandır.

Geçtiğimiz dönemde bu sucul hayatın devamı için getirilen kimi yasaklar hepimiz için umut verici birer adım oldu. Bununla birlikte, Türkiye'nin balığının %90'ını tutan gırgır reislerimizin bu yasaklara uymadıkları bugün tezgahlarımızda endişesizce satılan boy altı lüfer balıklardan bellidir.

İstanbul Su Ürünleri Hali'nde denetimin yetersiz olduğu, Sahil Güvenlik Kurumu tarafından denizlerin kontrolunun tam yapılamadığı da gene aynı tezgahlardan belli olmaktadır.

Kimsenin korkusu olmadığı gibi, denetim yükümlülüğü bir kurumdan diğerine sürekli atılmakta, her kurumun ilgilisi tarafından yasadan imkanlara her türlü mazeret ilan edilmekte, ancak gene ve yine boy altı yani yavru boy lüferler tezgahlarda yer bulabilmektedir.

İstanbullular olarak beş yıldır tüm iyi niyetimizle herkesi yasaya uymaya, yasayı uygulatmaya davet ediyoruz. Sonuçta gene gırgır reisleri arzu ettikleri gibi avlanabilmekte, yasak avları için ceza almadıkları gibi yeni tebliğde lüferin avlanma boyunu 17 cm'e indirebilmenin hazırlığını yapmaktadırlar.

Bu değerli deniz, bu fevkalade kırılgan sucul hayat inatla, ısrarla avlanacağım diyen, yasak tanımayan, yasağı delmek için her yolu deneyenlerin insafına bırakılamaz!

Denizlerimiz müşterekimizdir. Sucul hayat bize çocuklarımızın emanetidir.

Trollere yasak olan İstanbul Boğazı gırgırlara da yasaklanmalıdır.Bu sebeple 03.01.2016 pazar günü kalender ordu evi önünde bir etkinlik düzenlenecektir.
vakti ve imkanı olanları sürdürülebilir su hayatı adına bu etkinliğe bekleriz.
not.alıntıdır.
eline sağlık gelemesekte destekliyor ve bunun mücadelesini anlatarak bilgilendirerek yapıyoruz sıkıntı bürokraside orayı alevlendirmek hepimizin borcu
 
Back