İnsanların vicdanına terkedilmiş bir balıkçılık anlayışımız var ve bu böyle devam ettiği sürece sahillere sadece hava almaya gideceğiz gibi görünüyor maalesef. Aynı döngüyü ben de yaşıyorum, bir yanım kap oltanı git, diğer yanım balık mı var mı da gideceksin diyor kalıyorum.
Midye çıkaranı şikayet et, ağcısını şikayet et olayıyla da bi cacık olmuyor. Anca vatandaşlık görevini yapmış birinin yürek ferahlığından öte gerçek manada bir gelişme olmuyor.
Oysa adın gibi biliyorsun ki yetkili ve etkili mercii gerçekten istese, gündemine alsa, gerekli yaptırımları öyle bir uygular ki kimse cesaret bile edemez yasak avlanmaya. Ama ne merciisinin gündeminde var ve ne ticaretini yapanın çoğunda var o vicdan ve ahlak. Hal böyle olunca tacize uğramış ama sesini duyuramamışların çaresizliğini yaşıyor adeta insan.
Hiç aklımda yoktu bunları yazmak ama kızgınım belli ki. Geçtim kendimden ama gelecek nesillere sadece "şunu şuraya şikayet ettim, maalesef elimden fazlası gelemedi" lafını değil, adamakıllı özenilmiş denizleri ve balıkçılığı olan bir ülke teslim etmek isteriz.
Birilerinin vicdanına kalmış şey kader değil, olsa olsa o vicdan sahibi(!) ve ona ses çıkarmayanların, ülkesine, dünyasına, geleceğine ihanetidir.
Kusura bakmayın, buraya denk geldi...