1999 da Ayvalıkta silikola levrek için atçek yapıyorum.
HİÇ UNUTMUYORUM FENERBAHÇE MTK BUDAPEŞTE MAÇINDAN SONRA RIDVAN DİLMEN'İN İSTİFA ETTİĞİ AKŞAMDI. Maçı o yılların teknolojisi volkmenden kulaklıkla dinliyordum
saat 22 15 sularında levrek yok, maçta yeniliyoruz, at çekin ve yürünen uzun yolun yorgunluğu var. Hayata küsmüşüm ama çaktırmıyorum
O esnada dipten yavaş yavaş getirdiğim silikon sahtemi tamamen derinleşen kumluk zeminde kıyıya almak üzereydim. Tahmini 3-4 m kadar kalmıştı. Birden oltamın dibe takıldığını hissettim. Ama yıllardır yüzdüğüm ve avlandığım tamamen kumluk bir zemindi. Derinlik 5-6m civarıydı. Takılması imkansızdı. Noluyoruz dememe kalmadan balıkla mücadele etmeye başladık.
Misina eski sistemlerde kullandığımız 035 dandik misina kamış ise 3m. ucuz bir kamış. Baktım balık beni suya çekiyor. kamışı zor tutuyorum kalamaya açamıyorum. Baktım misina kopacak hemen makinenin kapağını bir hamlede açıp balığa yol verdim.
Misina hızla akmaya başladı. O esnada kalamayı acma fırsatı bulup makinenin kapağını kapattım . Biryandan da inşallah boşluk bulunca kaçmamıştır düyordum. Balık hızla giderken birden kalamaya yüklendi. Misina hala çok hızlı akıyordu. Kalama çok yumuşak sandım biraz sıkayım dedim. Ama kafa vidası oldukça sıkıydı. Balık hala yol alıyordu. O arada tahminim kıyıdan bir 50m kadar uzaklaşmıştır. Ama zeminin tamamen kumluk olduğunu biliyordum. Biraz içim rahattı.
Balık durdu ve bende buna güvenip malesef kalamayı tamamen kapatıp sarmaya başladım. balık gelmiyordu. Ama ben zorluyordum. Hata işte. Acele ediyordum.
Dibe takılan oltanın aniden kopuşundaki boşluk gibi bir boşluk oldu. Misina kopmuştu. Küfrederek misinayı topladım. Misinanın kopma yeri sahteye yakındı ve tırtıklıydı. Kamışın bir iki halkası da kırılmıştı.Levrek olduğundan emin oldum çünkü levrek bildiğiniz üzere yan yan kafa atarken sürekli misinayı yanağına sürttürerek kopartmaya çalışır. Bu esnada misina zedelenerek tırtıklanır.
Uykularım kaçmıştı. Neydi kaç kiloydu? daha önce noktadan 7 kilo üstü levrek almıştım ama böyle bir zorlama görmemiştim.
Bir kaç gün sonra bölgede sabah erkenden ava gitmiştim. Bölgede B.. Mustafa ve ekibi lakabıyla tanınan bir balıkçı yine geceden dev ağla çevirme yöntemiyle içeride kıstırdığı balığı zıpkınla vuruyordu.
Birden çuvalda oynayan bir canavar gördüm. Balık olamazdı yada yunusmuydu? Çuvalın yanına gidince iki çuvalın yan yana olduunu ve her birinin içinde devasa iki adet dev kocabaş levreğin daha canlı olduğunu gördüm. Gördüm ama gerçekmiydi rüyamıydı
İnanamıyordum. Çuvalın yanında kumun üstünde tahmini 7-8 kiloluk bir iki levrek 8-10 kilo civarı melanur da vardı. ama oyuncak gibi kalıyorlardı. Levreği çuvaldan çıkarmaya kalktım. B.. Mustafa sabahın körü olmasına rağmen alkollü bir vaziyette "elleme a....." dedi. Vallahi dövsende bakacağım dedim. Balığı zorla çuvaldan çıkardım kaldırmakta zorlandım. Hemen yere yatırıp ağızlarına baktım benim sahte varmı diye ama hiçbirşey göremedim. Vardıysa bile yakalayanlar çoktan çıkarıp atmıştır diye düşündüm. Ağzını açmışken kafamı uzattım içine ve kafam ağzına rahatlıkla sığmıştı.
Daha sonradan bölge balıkçılarından öğrendiğim kadarıyla 2 büyük levreğin her biri 18er kilo gelmiş. Boyları çok uzun değildi. 10 kiloluk levrekle aynı boyda diyebilirim ama kafadan şişmişlerdi. İri levreklere neden kocabaş dendiğini o sabah anlamıştım
Sonuçta kaçan balığım için çok üzülmüştüm ama o balığı gördükten sonra zaten o balık da bunlar kadarsa belki de daha büyükse asla çıkaramazdım diye kendimi hep avutmuşumdur.
Ama ah yine gelse,,, bak bu sefer kaçırırmıyım



Yiyosa gelsin oltama