Tatlısuda oltamda görebildiğim en büyük balık Kemalpaşa civarında bir akarsu üzerinde günün sonunda hava kararmaya başlarken denk geldi. Yiğitler çayı avımı sonlandırmıştım, ancak yanımda solucan/çekirge vardı, şıpşıp takımın iğnesi spin kamışta duruyordu. Akarsu yatağının oldukça sarp bir köprü çıkışı vardı, aracım yukarıda köprünün yanında duruyordu.
Tam yukarı doğru çıkarken Köprü altında suyun yavaşladığı bir gölette kocaman bir balığın yüzdüğünü farkettim. Bu akarsuda sadece Kasna avlamıştım ve en büyüğü 25-30 cm civarı gelen 20 kadar balıkla dönüyordum. Av gayet tatmin ediciydi. Bu akarsuyun yukarı kesimlerinde bulunan Alabalık çiftliğinden haberdardım ve daha önceki avlarımda 4-5 kez çiftlik kaçkını Gökkuşağı Alabalıkları avlamıştım. Ancak ne bu kadar büyüğünü görmüş nede avlandığını duymuştum. Balık benim av bölgesine indiğim noktada durduğundan ve o bölgede hiç kasna tutamayıp yola koyulduğumdan dolayı beni çok şaşırtmıştı. Aşağı doğru çapraz bir haraketle inmeye başladım ki balık beni farketti ve ağaç köklerine doğru yaklaştı, ışık azlığından dolayı bende onu gözden kaybettim.
Dönüş parkurunu tekrar tırmandım, yanımdaki balıkları ve diğer malzemeleri aracıma koydum. Hava iyice kararmaya başlamıştı. Balığa bakmak için köprünün üzerine çıktım, yükseklik epey ürkütücü şekilde 20 mt den fazlaydı, yanımda kalan solucan ve çekirgeleri suya atmak aklıma geldi. Bu mesafeden balığı görmem bile mümkün değil derken, attığım yarı canlı 3-4 çekirgenin suyun akışı sırasında köpükler çıkara çıkara toplandığını farkettim. Balığı net göremiyordum, keza oda beni görmüyordu.
Çekirgelerin sağladığı güvenle, birini oltaya taktım suya indirdim, akıntıyla kayalar arasına girdi çıkardım tekrar geriye bıraktığım anda balık acayip şekilde misinaya asıldı. Misina 0,18 iğne 8 numara Nikel arada bir fırdöndü ve 1 gr gezer kurşun var. Kaloma Kasnaya göre açık kalmış ayarlamak aklıma bile gelmemişti. Cırrrrr cırrr ben sarıyorum o çekiyor, sudan kaldırsam mı? kaldırmasam mı?
Mesafe çok yüksek, neyse balık bir ara akıntılı zeminde asılı kaldı, ben önden olan kalomayı iyice kapattım, başladım sarmaya suyun üzerinde çırpınışları net görünüyor, ayağa kalktım nehrin kıyısına kadar götürdüm, bir anda oltayı kaldırdım 180lik spin kamışım C şeklini aldı balık sudan zor kesildi ve kıyıya 50 cm mesafeye çıktı çırpınıyor. Etrafa bakıyorum kimsecikler yok. Büyükçe bir dal ve taş parçasına tutturduğum hafif açık kalomalı makinamı bıraktım.
Sarp kayalıktan aşağı inmeye başladım. Köprüye çok yakın noktadan iniş yok. Gitgide uzaklaşıyorum, balığa bakıyorum net görünmüyor. Akarsu seviyesine indim, balığın düştüğü noktaya 20 metre var-yok. Balığın suyun dibinde çırpındığını gördüm. Koşturmaya çalıştım ve hafif yosun tutmuş bir kayanın azizliği ile bele kadar suyun içindeyim. Su buz gibi neyse söylene söylene mevcut gölete yaklaştım, balığın kafası suyun içine doğru döndü derken birkaç harakette birkaç zıplama mesafesi kalmışken balık suyun içine girdi.
İlk aklıma gelen misina oldu, fakat sonra aklıma dal ve taş parçası geldi, kafama düşebilirdi, Balık misinayı zorluyor muhtemelen kaloma açılıyor ama ben bir hamleyle suya girip misinayı tuttum, çekiyorum ama ıslak ellerimden misina kayıyor, balığı bir an göletin diğer tarafında gördüm, bir anda heyecanıma yeni düşüp misinayı elime doladım, asıldım ve boş misina üstüme sarıldı. balık kanca ağzında ortadan kayboldu.
Kumun üzerinde 5 mt mesafede gözlemlediğime göre min. 3-4 kg mükemmel renk ve forma sahipti. Köprü altını mesken tutmuş olduğuna göre avlandığım o bölgede neden hiç Kasna görememiş olmamın açıklaması gibiydi. Yiğitler üzerine her ava gittiğimde o balığa baktım, hatta bütük eski köprülerin altında avlandım, ama denk gelmedi.