Spin Kısmetsizliği Ve Ustalardan Ciddi Yardım:(

Son güncelleme :
Dün akşamdan bu sabahki av için tüm hazırlıklarımı yaptım. Takımlarımı özenle temizledim. Tüm kontrollerimi yaptım. Kamış yüzüklerini makine ye sarılı ipin deformasyonunu kontrol ettim. Önceki gün giden mavi fladen kaşığımın yerine aynısını aldım. İğne ve halkalarını değiştirdikten sonra şeffaf ojeyle bir güzel geçtim üstünden boyası hemen gitmesin diye. Çokça tavsiye üzerine leaderim için fg knot düğümünü yapmaya başladım. Bu sefer liderim 0.30 mono misinaydı. Ama beceremedim. Defalarca yapılış videoları izledim 7 8 defa tekrar tekrar yaptım. Kestim yaptım kestim yaptım. Görünürde sıkı gibi olmuş duruyor fakat sertçe test ettiğimde her defasında sökülüyordu. Neden olduğunu anlamadım sıkı sıkıya yapıyordum, bir türlü beceremedim. Usandım ve bildiğim düğümden devam ettim. Albright düğümümü çabucak yaptım. İlk denememde gördümki gerçekten sağlam olmuştu hiç özen göstermediğim halde.. Biraz zorlayıp test edeğim derken eldivenle tüm gücümle zorladım. Kopar sandım fakat şaşırdım gerçekten ve ikinciyi yapmama gerek kalmadan öylece bıraktım. Yarın bu şanssızlık kesin bitecek diyordum kendime.. Yatmadan baktığım yine bu forumda öğrendiğim ay takvimi de %96 verimlilik gösteriyordu. Tabloda (seasons best!) ifadesi var. Hava kapalı bulutlu.. Rüzgar poyraz.. Her şey benim lehimeydi. Herşey tamamdı geriye bir tek balık almak kalmıştı. İşte başlıyoruz...

Sabahın erken saatlerin de yola çıktım, 5:30 gibi mendirekteydim. Kalabalıktı, yüzler gülüyordu çünkü az ileride kayıklar lüferleri çekiyordu. Hava sisliydi, bir önceki sis herkes epey balık almıştı. Vakit kaybetmeden ustaların aralarına girdim. Herkes gibi limon sahtelerle başladık. Hava aydınlanmaya başlayınca kaşıklar işe girdi. Bende yeni aldığım mavi fladenimi taktım. Ve tek tük lüferler alınmaya başlandı. Dışarıdan gelen bir çok insan da vardı. Çevre illerden gelmişler merayı da pek bilmiyorlardı, bazıları merayı bana soruyorlardı. 🙂 Pek cana yakın duruyorum herhalde herkes bir şey soruyor. İlerleyen saatlerde onlarda aldılar lüferlerini. Düşürenler kaçıranlarmı dersiniz...Tabii ki senaryo değişmedi yine umduğumu bulamadım. Bulunduğum yeri değiştirdim bir süre sonra. Geze geze bulacaktım balığı..

Her 100 metrede yer değiştirip 10 a yakın atış yapıyordum ve ilerleyerek tüm kıyı şeridini ve tüm liman içiyle mendireği hızlı bir şekilde seri atışlarla tarayacaktım.Herkes gibi bazen hızlı bazen orta sarım yaparak sürekli deniyordum. Oltam ağırlaştı birden ve takıldığını anladım..

Kamış ucunu vurdurdum çektim olmadı. Kamışı fazla zorlayıp kırmakta istemiyordum. Kes at uğraşma gelmez dediler. Dakikalarca uğraştım ve en sonunda eldivenle makinanın önündeki ipi elime sardım hızlıca çektim. Bunu yaparken ipin denizin içinde bir sürü kayaya sürttüğünü de biliyordum. Muhtemelen kurtarsam da ilk balık vurduğunda ipim kopacaktı. Ve kurtardım.. Kıyıya yakın bir daha takılsada az bir uğraşla onuda hallettim. O bölgeyi hemen terkettim. Az ileride atış yapılan bir yer daha vardı oraya konuçlandım. Atışlarımı serice yapıyordum, hep aynı yerler ve aynı atışlar farklı bir durum yoktu!

Bildiğim bir mera hepsi!. Fakat 1 2 3. atışımda tekrar takıldı. Bu sefer ki epey sıkıntılıydı. 20 dakika uğraştım. Oturup düşündüm ve önce takılan yeri tespit ettim. Sonra o yerin paraleline sağa veya sola taşlıklara inerek paralel çekip kurtaracaktım. Yanımda herkes atışlarını yapıyor bense debeleniyordum. Taşlıklar epey yosunlu sabun gibi kaygan.. Üzerinde durulmuyor bile.Oraya hiç inmek istemedim. Ama bir şekilde taşlıkların üstündeydim ve yine eldivenle makinamın önündeki ipi sardım elime son güç asıldım. Amacım lider düğümümü koparıp ipi kurtarmak. Herşeyi gözden çıkardım. Düğümse kopmayı bırakın banamısın demedi. Biraz daha yana doğru asılmayla tüm ip boşa çıktı ve dengemi de kaybettim.. Kurtarmıştım.. Koptu sandığım ipse ucunda kaşıkla geliyordu...

Yerden kalktığımdaysa bileğimin burkulup üzerine bile basamadığımı farkettim. 5 dk dinlenmenin ardından o yerden çıkarak ilerledim. Akıllanmadım yine başka bildiğim bir kayalığa hafif sekerek gittim burayıda deneyip gidecektim..

Ve yine 1 2 3 4. atışta epey uzaklarda bir kayaya takılmıştı.. Aylardır aynı kaşıkla aynı yerde yüzlerce atış yapmıştım. Ne yapmam gerektiğini öğrenmiştim ama bu sefer yürüyemediğim için bulunduğum yerde denemek zorunda kaldım. Kamışımı hiç zorlamadım. Yine makina önündeki ipi sardım elime ve son güç çektim. Lider misina esnedikçe esniyordu. Düğüm halen zorluyordu. Takılan yerin yakınında paralel çekme şansım yok çünkü çok uzakta.. Misina esnedikçe gerginliğini alıp daha da asıldım ve sonunda boşa çıkmıştı..

Bir umut kaşık gitmemiştir belki dedim ip rüzgarda uçuşurken makinayı sardım hızla bir daha takılmasın diye. Sardığım ip düğüm düğüm olmuş makinama sarılıyordu. Çektim ve boştu. Nihayet leader düğümümü koparmıştım. 2 gün içinde 2 mavi fladen imide denize vermiştim. Sağlık olsun dedim. Ama o da olmadı..Bu moral bozukluğuyla farkında olmasamda çekerken ipin eldivenden kayıp elimi kestiğini farkettim. Biraz acıyla da olsa çantamı sırtlandım.

Dönüş yolunda hemen yanımda bir balıkçı bana işaret edip "kayaların arasında kırlangıç var tutmuşlar atmışlar almamışlar bir bak " dedi. İki büyük kayanın arasında tam belli olmuyordu. Kırmızımsı ufak bir şey. Canlı olduğunu sonradan farkettim.Parmağımla kafasının yanlarından tutup almaya uğraştım. Aldığımda kırlangıç değil iskorpit olduğunu gördüm. Aldıktan sonraysa ufak bir çırpınışla yan ve üst dikenlerinden iki tanesi avucuma girdi. İskorpit olduğu için daha fazla tutup riske girmeden hemen kurtarmak istedim. Bu sefer kuyruğundan tutup bir de acı gün hatırası çektim ve suya yolladım. Başta ciddi bir şişlik oluşmadığından önemsemedim. Önce iğne batma acısı versede biraz sonra sancıdan ağrılarım başladı...
Bu son yaşadığınız bana Tıkandı Baba hikayesini hatırlattı.
Vermeyince mabud, neylesin Mahmut.
Hocam size daha önce de söyledim. Şehir dışı meralarda sabah suyunda su üstü sahtelerle levrek kovalayın. Bırakın şu mendireği bilmem neyi.
 
Son güncelleme :
Dün akşamdan bu sabahki av için tüm hazırlıklarımı yaptım. Takımlarımı özenle temizledim. Tüm kontrollerimi yaptım. Kamış yüzüklerini makine ye sarılı ipin deformasyonunu kontrol ettim. Önceki gün giden mavi fladen kaşığımın yerine aynısını aldım. İğne ve halkalarını değiştirdikten sonra şeffaf ojeyle bir güzel geçtim üstünden boyası hemen gitmesin diye. Çokça tavsiye üzerine leaderim için fg knot düğümünü yapmaya başladım. Bu sefer liderim 0.30 mono misinaydı. Ama beceremedim. Defalarca yapılış videoları izledim 7 8 defa tekrar tekrar yaptım. Kestim yaptım kestim yaptım. Görünürde sıkı gibi olmuş duruyor fakat sertçe test ettiğimde her defasında sökülüyordu. Neden olduğunu anlamadım sıkı sıkıya yapıyordum, bir türlü beceremedim. Usandım ve bildiğim düğümden devam ettim. Albright düğümümü çabucak yaptım. İlk denememde gördümki gerçekten sağlam olmuştu hiç özen göstermediğim halde.. Biraz zorlayıp test edeğim derken eldivenle tüm gücümle zorladım. Kopar sandım fakat şaşırdım gerçekten ve ikinciyi yapmama gerek kalmadan öylece bıraktım. Yarın bu şanssızlık kesin bitecek diyordum kendime.. Yatmadan baktığım yine bu forumda öğrendiğim ay takvimi de %96 verimlilik gösteriyordu. Tabloda (seasons best!) ifadesi var. Hava kapalı bulutlu.. Rüzgar poyraz.. Her şey benim lehimeydi. Herşey tamamdı geriye bir tek balık almak kalmıştı. İşte başlıyoruz...

Sabahın erken saatlerin de yola çıktım, 5:30 gibi mendirekteydim. Kalabalıktı, yüzler gülüyordu çünkü az ileride kayıklar lüferleri çekiyordu. Hava sisliydi, bir önceki sis herkes epey balık almıştı. Vakit kaybetmeden ustaların aralarına girdim. Herkes gibi limon sahtelerle başladık. Hava aydınlanmaya başlayınca kaşıklar işe girdi. Bende yeni aldığım mavi fladenimi taktım. Ve tek tük lüferler alınmaya başlandı. Dışarıdan gelen bir çok insan da vardı. Çevre illerden gelmişler merayı da pek bilmiyorlardı, bazıları merayı bana soruyorlardı. 🙂 Pek cana yakın duruyorum herhalde herkes bir şey soruyor. İlerleyen saatlerde onlarda aldılar lüferlerini. Düşürenler kaçıranlarmı dersiniz...Tabii ki senaryo değişmedi yine umduğumu bulamadım. Bulunduğum yeri değiştirdim bir süre sonra. Geze geze bulacaktım balığı..

Her 100 metrede yer değiştirip 10 a yakın atış yapıyordum ve ilerleyerek tüm kıyı şeridini ve tüm liman içiyle mendireği hızlı bir şekilde seri atışlarla tarayacaktım.Herkes gibi bazen hızlı bazen orta sarım yaparak sürekli deniyordum. Oltam ağırlaştı birden ve takıldığını anladım..

Kamış ucunu vurdurdum çektim olmadı. Kamışı fazla zorlayıp kırmakta istemiyordum. Kes at uğraşma gelmez dediler. Dakikalarca uğraştım ve en sonunda eldivenle makinanın önündeki ipi elime sardım hızlıca çektim. Bunu yaparken ipin denizin içinde bir sürü kayaya sürttüğünü de biliyordum. Muhtemelen kurtarsam da ilk balık vurduğunda ipim kopacaktı. Ve kurtardım.. Kıyıya yakın bir daha takılsada az bir uğraşla onuda hallettim. O bölgeyi hemen terkettim. Az ileride atış yapılan bir yer daha vardı oraya konuçlandım. Atışlarımı serice yapıyordum, hep aynı yerler ve aynı atışlar farklı bir durum yoktu!

Bildiğim bir mera hepsi!. Fakat 1 2 3. atışımda tekrar takıldı. Bu sefer ki epey sıkıntılıydı. 20 dakika uğraştım. Oturup düşündüm ve önce takılan yeri tespit ettim. Sonra o yerin paraleline sağa veya sola taşlıklara inerek paralel çekip kurtaracaktım. Yanımda herkes atışlarını yapıyor bense debeleniyordum. Taşlıklar epey yosunlu sabun gibi kaygan.. Üzerinde durulmuyor bile.Oraya hiç inmek istemedim. Ama bir şekilde taşlıkların üstündeydim ve yine eldivenle makinamın önündeki ipi sardım elime son güç asıldım. Amacım lider düğümümü koparıp ipi kurtarmak. Herşeyi gözden çıkardım. Düğümse kopmayı bırakın banamısın demedi. Biraz daha yana doğru asılmayla tüm ip boşa çıktı ve dengemi de kaybettim.. Kurtarmıştım.. Koptu sandığım ipse ucunda kaşıkla geliyordu...

Yerden kalktığımdaysa bileğimin burkulup üzerine bile basamadığımı farkettim. 5 dk dinlenmenin ardından o yerden çıkarak ilerledim. Akıllanmadım yine başka bildiğim bir kayalığa hafif sekerek gittim burayıda deneyip gidecektim..

Ve yine 1 2 3 4. atışta epey uzaklarda bir kayaya takılmıştı.. Aylardır aynı kaşıkla aynı yerde yüzlerce atış yapmıştım. Ne yapmam gerektiğini öğrenmiştim ama bu sefer yürüyemediğim için bulunduğum yerde denemek zorunda kaldım. Kamışımı hiç zorlamadım. Yine makina önündeki ipi sardım elime ve son güç çektim. Lider misina esnedikçe esniyordu. Düğüm halen zorluyordu. Takılan yerin yakınında paralel çekme şansım yok çünkü çok uzakta.. Misina esnedikçe gerginliğini alıp daha da asıldım ve sonunda boşa çıkmıştı..

Bir umut kaşık gitmemiştir belki dedim ip rüzgarda uçuşurken makinayı sardım hızla bir daha takılmasın diye. Sardığım ip düğüm düğüm olmuş makinama sarılıyordu. Çektim ve boştu. Nihayet leader düğümümü koparmıştım. 2 gün içinde 2 mavi fladen imide denize vermiştim. Sağlık olsun dedim. Ama o da olmadı..Bu moral bozukluğuyla farkında olmasamda çekerken ipin eldivenden kayıp elimi kestiğini farkettim. Biraz acıyla da olsa çantamı sırtlandım.

Dönüş yolunda hemen yanımda bir balıkçı bana işaret edip "kayaların arasında kırlangıç var tutmuşlar atmışlar almamışlar bir bak " dedi. İki büyük kayanın arasında tam belli olmuyordu. Kırmızımsı ufak bir şey. Canlı olduğunu sonradan farkettim.Parmağımla kafasının yanlarından tutup almaya uğraştım. Aldığımda kırlangıç değil iskorpit olduğunu gördüm. Aldıktan sonraysa ufak bir çırpınışla yan ve üst dikenlerinden iki tanesi avucuma girdi. İskorpit olduğu için daha fazla tutup riske girmeden hemen kurtarmak istedim. Bu sefer kuyruğundan tutup bir de acı gün hatırası çektim ve suya yolladım. Başta ciddi bir şişlik oluşmadığından önemsemedim. Önce iğne batma acısı versede biraz sonra sancıdan ağrılarım başladı...
Ah ulan Rıza, bu mahallenin nesini beğenmedin de gittin...
Hasan kardeş anladım ki sen harbiden çok bahtsız bir adamsın. Ama Şeref abinin de dediği gibi bırakanlar değil devam edenler kazandı. Su üstünün riski azdır, takılmaz etmez. Ona verdiğin paralar kolay kolay boşa gitmez. Lider kimine göre şart kimine göre gereksiz. Hayvan aç olursa bakmaz atlar, su üstünde de kayaya taşa sürtmez. Madem ki sana avantaj sağlamadı kullanma en iyisi. Amma velakin sen;

Alfabenin A'sını öğrenmeden C'sine geçme.
Bir daha da o mendireğin önünden geçme.
Kalamar en kolayıdır, sonrası da levrek.
Su üstüne devam, kardeşinin sözünden geçme.
 
Hasan kardeş aynı şanssızlığı bende yaşıyorum sayılır.
2 ay oldu takımı alalı 2 ayda 10 kere balığa gitmişimdir 2 kez balık alabildim sadece.
Hele dün.tatil diye sabah 5 de kalktım köprüye gittim istavrite atayım dedim 10 a kadar istavrit bile gelmedi.
Ordan haliçe geçtim spin attım gene yok.ordan üsküdara gittik zarganaya ipek attım yok.onu bıraktım tekrar spine geçtim yok.yok Allah yok.
Bende bi süre balığa ara vermeye karar verdim.yani en azından havalar ve sular soğuyup balık haberleri gelmeden gitmeyi düşünmüyorum.senin de bi süre ara vermeni tavsiye ederim.bu süre zarfında hem ekipman olarak hemde psikolojik olarak kendini toparlarsın en azından.
Rastgelsin.
 
Yok. Evet bugün de yok. Demiştim dün seferihisar da balık yapıcam diye. Bugün sabah hanımı işe bırak felan derken sabah 8.30 gibi merada olabildim. At çek yapmadan şöyle bi merayı izledim yine. Suyun üstünde sıçrayan takla atan balıkları gördüm. Takımı hazırladım başladım at çek e. Merada küçük balıkların olduğunu biliyorum ara ara saldırıya maruz kalıp suyun üstüne sağa sola saçılıyorlar görüyorum. Denemeye devam ederken öz ötede levrek olarak gördüğüm su üstü salto yapan 2 balık gördüm. At çek yaptım ama denk getiremedim. Ben meraya daha önce de gitmiştim ama böyle oynak balık yoktu. Şimdi var ama ben bişeyi yanlış yaptığıma inanıyorum. Ama çözeceğim. Ya biraz geç kaldığımdan ya sahte seçiminden. Bişey var. İnadım inat. Devam.

MI 8 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 
Çok geçmiş olsun.
Başına gelenlere gerçekten üzüldüm.
Kaşık, ip, misina vs yerine konur nasıl olsa ama hafif de olsa sakatlanman, üstüne bir de iskorpite çarpılman büyük şanssızlık olmuş.
Bu hobiyi bırakabilirsin tabii ama tarih göstermiştir ki kazananlar her zaman bırakanlar değil devam edenler olmuştur.

Madem ki mera o kadar takılgan daha hafif kaşıklar kullan, kaşığın dibe inmesine izin verme, kaşık yerine alt üçlü iğnesi dökülmüş ve üstten asist iğne bağlanmış hafif jigler kullan.
Lüfer genelde hızlı sarım ve sert aksiyonlar sever. Sürekli sert jerkler ile çek kaşık, sahte ya da jiglerini.

Çok saolun hocam..
ama tarih göstermiştir ki kazananlar her zaman bırakanlar değil devam edenler olmuştur.

Haklısınız hocam ne diyebilirim ki, talihsizlikler işte yıldırıyor bazen..
Madem ki mera o kadar takılgan daha hafif kaşıklar kullan, kaşığın dibe inmesine izin verme, kaşık yerine alt üçlü iğnesi dökülmüş ve üstten asist iğne bağlanmış hafif jigler kullan.

Kaşık gramajları düşecek o zaman. Burdaki ustalar kaşığın dibe kadar inmesini bir süre bekledikten sonra dipten hızlıca kaldırıyorlar kaşığı ve hep bu şekilde aldıklarını gözlemliyorum. Bende onlara ayak uydurmak için yapıyordum.. Jig leri bir ara deneyeceğim, bu üçlü iğne olayı takılma riskini artıyor sanırım.
 
Lüfer genelde hızlı sarım ve sert aksiyonlar sever. Sürekli sert jerkler ile çek kaşık, sahte ya da jiglerini.

Hocam bu sarım hızları konusunda o kadar çok sorum varki 🙂 Çokça gözlemliyorum ve forum tavsiyeleri okuyorum. Bununla ilgili kimi neredeyse dibe sürterek sarıyor kaşığı, kimi roket gibi çekiyor mübarek :d Sahte maket yemlerde olay daha da karışık bazısı çok yavaş sarıp yüzdürüyor onun sahte gelene kadar ben 3 atış yapıyorum. Bazısı ara ara sert çekip orta sarım, kimisi hızlı düz sarım yapıyor.

Herkes farklı şekillerde balığı alıp bu böyle yapılmalıdır diye tavsiye veriyor. Anlamadığım her şekilde geliyorsa bu balık bunun önemi ne ? Öyleyse farklılıklar neden oluyor bu işin matematiği nedir hedef balığına, yemine havasına suyuna göre mi değişiyor?
 
Ayrıca kiyi seridi boyunca guzel levrek meralari mevcut fujin suustu ile cok guzel avlar mevcut
Bir de kendimce gozlemim lüfer avı icin ip misina ne kadar gerekli halen cok cesitli cevaplar var etrafta .bence kış havasinda ruzgarli havada dert ip misina
Rast gelsin

Fujin su üstü sahtemi denemeye imkan bulamadım desem yeridir. Bölgede martılar ber yerdeler. Aman vermiyorlar fırsatını bulduğum anda sabah sessiz sakin bir sahilde deneyeceğim.

Ustalardan çokça ip tavsiyesi geldi. Bu kadar tavsiye varken eksik yanlarımı da öğrenmek istiyorken bana sadece alıp kullanmak düşer.
 
Bu son yaşadığınız bana Tıkandı Baba hikayesini hatırlattı.
Vermeyince mabud, neylesin Mahmut.
Hocam size daha önce de söyledim. Şehir dışı meralarda sabah suyunda su üstü sahtelerle levrek kovalayın. Bırakın şu mendireği bilmem neyi.

Mendireği bıraktım artık hocam. Yinede halen oradan güzel balıkların alındığını görüyorum. Meramı değiştireceğim ama şehir dışı ulaşım imkanım şu an zor gözüküyor.
Su üstü ilk fırsatta deneyeceğim. Çok kimsenin olmadığı sahil kıyısı bazı iskeleler var buralarda denemeler yapacağım.
 
Ah ulan Rıza, bu mahallenin nesini beğenmedin de gittin...
Hasan kardeş anladım ki sen harbiden çok bahtsız bir adamsın.
🙂 🙂
Su üstünün riski azdır, takılmaz etmez. Ona verdiğin paralar kolay kolay boşa gitmez. Lider kimine göre şart kimine göre gereksiz. Hayvan aç olursa bakmaz atlar, su üstünde de kayaya taşa sürtmez. Madem ki sana avantaj sağlamadı kullanma en iyisi

Hocam madem bu kadar su üstü dendi en kısa zamanda sakin sessiz martıların olmadığı bir yer bulur bulmaz deneyeceğim.
Amma velakin sen;

Alfabenin A'sını öğrenmeden C'sine geçme.
Bir daha da o mendireğin önünden geçme.
Kalamar en kolayıdır, sonrası da levrek.
Su üstüne devam, kardeşinin sözünden geçme.

Tavsiyeleriniz için çok teşekkürler abim. Sözünüzden geçmem 🙂
Su üstü için meranın derin olması çok problem olurmu?

Aşağıya elimde bulunan fujin marka su üstü sahtemi renk koduyla bırakıyorum.
 

Dosyalar

  • fujin-surface-minnow-sf-90sw-9cm-12-3gr-suni-yem-30065-jpg.jpeg
    fujin-surface-minnow-sf-90sw-9cm-12-3gr-suni-yem-30065-jpg.jpeg
    23.2 KB · Okunma: 31
Back