Deniz dalgalı, hava biraz rüzgarlı. At-çek ya da yemli fark etmiyor olta atarken rüzgarla ya da attıktan bir süre sonra dalgayla 3-5 metre kimi zaman 6-7 metre sağa sola sapıyor ister istemez. Türkiye'nin en uzun kum plajı olan Antalya Lara plajındayım. Orada birileri varsa en yakın 30-40 metre sağına soluna duruyorum. Bazen bana uğurlu gelen daha önce balık aldığım noktalar boşsa oralarda, doluysa dediğim gibi balık var veya yok sakin herkesten uzak noktalara açıyorum oltamı. Ama ya yeni gelen birisi ya da bir tan balık aldığımı gören birisi gelip 3 metre yanıma duruyor! Türkiye'nin en uzun kum plajı diye boşuna söylemiyorum alabildiğine boş yer var. Ama yok illa ki yanıma duracak huzur bozacak, bağırıp çağırarak ya yanındakiyle konuşacak ya da telefonla. Sonra... Sonra oltalar karışmaya başlayacak. Ben oltamı atmışım bekliyorum. 2-3 metre yanıma gelip olta atacak sonra -birader düzgün at bak benimkinin üzerine atmışsın bilmiyorsa az ötede at- diyecek. en az 400-500 metre ip misinam böyleleri yüzünden heba oldu. sorun değil misina tabii ki en çok harcadığımız materyal. ama bu ve bunun gibi tipler için değil! 3-4 defa yanımda babam olduğu için saygıdan bir kaç defa insanlığımdan sesim çıkmadı ama en son yanımdakinin oltası benimkine takılınca insafsızca sardım! sonrası arkadaş takımlarını toplayıp uzaklaştı. tabi yem artıkları yedikleri içtikleri çöpler artıklar ve özellikle havalar denizler biraz ısınınca ben balığımı tuttum artık yüzme zamanı deyip denize atlayan sonrada arkadaşım yüzen var başka yere atın oltanızı diyenler... bitmeyecekler. bunun eğitimle aile terbiyesiyle alakası var ve bunlar ülkemize bitmeyecekler!
Oysa yapman gereken tek şey sevgili ülkedaşım, arkadaşım, hobidaşım; Saygı Duymayı Bil!